Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
Türk Medeni Kanunu · 4721 Sayılı Kanun
Madde 2 — B. Hukukî ilişkilerin kapsamı
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
İlgili Yargıtay Kararları
Bu madde ile ilgili Yargıtay kararları ve emsal uygulamalar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — 2026/214
Davacı, davalı şirkette çalışırken yurt dışındaki bir şirkette genel müdür olarak görevlendirilmiş ve taraflar arasında işe dönüş taahhütnamesi imzalanmıştır. Davacının yurt dışındaki görev süresi işverenin bilgisi ve kararı ile uzatılmış, görev süresi bittiğinde ise işe başlatılmamıştır. İşveren, taahhütnamedeki sürenin dolduğunu gerekçe göstererek işe başlatma talebini reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının görev süresinin işverenin bilgisi dahilinde uzatıldığını ve makul süre içinde başvurduğunu belirterek, işverenin taahhütnameye aykırı davrandığına, dolayısıyla davacının uygun bir tazminata hak kazandığına hükmetmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — 2026/206
Hukuk Genel Kurulu, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla yetim aylığı kesilen davacının açtığı iptal davasında, yerel mahkemenin eksik incelemeyle verdiği direnme kararını bozmuştur. Kurumun 'fiilen birlikte yaşama' tespiti üzerine yapılan yargılamada, adres kayıtlarındaki çelişkilerin giderilmediği, komşu tanıkların ve ihbarcının dinlenmediği, kolluk araştırmasının yapılmadığı belirtilerek; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için derinlemesine bir delil toplama süreci işletilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — 2026/205
Davacı, eşinden boşandığı halde fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması talebiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, ancak Yargıtay 10. Hukuk Dairesi araştırmanın eksik olduğu gerekçesiyle kararı iki kez bozmuştur. Mahkemenin direnme kararı üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu'na gelmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesi uyarınca 'boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama' olgusunun tespiti için gerekli olan kolluk araştırması, tanık beyanları ve denetmen raporunun irdelenmesi gibi usuli işlemlerin eksik yapıldığını belirterek, direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — 2026/208
Kooperatif ortaklık payının iadesi istemli davada, mahkemenin bilirkişi raporu için gerekli olan temel belgeleri (bilançolar, risturn kayıtları vb.) ilgili üst birlikten temin etmeden ve eksik inceleme ile hüküm kurması usul ve yasaya aykırı bulunarak direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — 2026/2339
Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında; mirasçılar arasında yapılan usulsüz taksimin, muris tarafından uzun süre benimsenmesi ve taşınmazın devredilmesi karşısında, mirasçıların sonradan bu işlemin geçersizliğini ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — 2026/1900
Asıl dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil, terditli olarak tazminat; birleştirilen dava ise yolsuz tescil iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, vekilin kendisi aleyhine, diğer davalı lehine olacak şekilde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediğini ve bağımsız bölüm paylaşımının haksız olduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin eksik incelemeye dayalı kararını bozmuştur. Özellikle, bilirkişi raporlarının taşınmazın konumu, emsal sözleşmeler ve bağımsız bölüm paylaşım oranları açısından yetersiz olduğu, bu hususların uzman bilirkişi heyetiyle yeniden ve detaylı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi — 2026/1752
Sanığın, hükmün açıklanmasından ve kendisine usulüne uygun tebliğ edilmesinden aylar sonra, yasal temyiz süresi geçtikten çok sonra yaptığı temyiz ve eski hale iade taleplerinin, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi — 2026/3715
Tapu kaydının iptali veya taşınmaz üzerindeki hak kaybı nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi uyarınca açılan tazminat davasında; taşınmazı satın alırken tapu sicilinde 'itirazlı' olduğu şerhini bilerek ve bu riski kabul ederek satın alan davacının, TMK 2. maddesi anlamında iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddine dair yerel mahkeme kararının onanmasıdır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi — 2026/3711
Tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan tazminat talebiyle açılan davada, davacının taşınmazı satın aldığı tarihte tapu kaydında taşınmazın mülkiyetinin itirazlı olduğunu bilerek ve tüm hukuki sonuçlarını kabul ederek devraldığı, dolayısıyla TMK'nın 2. maddesi kapsamında iyiniyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi kararlarının onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi — 2026/3720
Toprak tevzi çalışmalarına dayalı tapu kaydının, kadastro tespiti sırasındaki itirazlar sonucu iptal edilmesi üzerine davacının 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi kapsamında tazminat talebinde bulunduğu davada; davacının taşınmazı tapu kütüğünde 'itirazlı' şerhini bilerek ve tüm hukuki sonuçlarını kabul ederek satın aldığı, bu nedenle iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu ve istinaf başvurusunun esastan reddi kararının onanmasına hükmedilmiştir.
İlgili Danıştay Kararları
Bu madde ile ilgili Danıştay kararları ve emsal uygulamalar
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu — 2024/993
Ticaret Bakanlığı'nın kıymet kriterli gözetim uygulamasına ilişkin genelgesinin, yükümlülerin dava açma hakkını kısıtladığı, suç ve cezada kanunilik ilkesine aykırı olduğu ve idari yaptırım öngörülmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle iptaline dair Danıştay 7. Dairesi kararının, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından onanmasıdır.
Danıştay 12. Daire — 2024/2721
Sözleşmeli erin görevine son verilmesi işlemine karşı açılan davada, tebligatın usulüne uygun yapıldığı ve dava açma süresinin geçirildiği gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının Danıştay tarafından onanmasıdır.
Danıştay 6. Daire — 2020/11026
Taşınmaz maliklerinin vekili azletmesi ve bu durumun idare tarafından öğrenilmesi üzerine, idarenin vekilin tevhit talebini reddetmesinin hukuka uygun olduğuna, vekâlet ilişkisi sona erdikten sonra yapılan işlemlerin vekil edeni bağlamayacağına karar verilmiştir.
Danıştay 6. Daire — 2020/10396
Kütahya İli Yerel Yönetimler Katı Atık Bertaraf Tesisleri Birliği (KÜKAB) ile davacı şirket arasında imzalanan imtiyaz sözleşmesinin feshi üzerine oluşturulan devir kurulunun, davacının temsilcilerinin toplantılara katılmaması üzerine, sadece idare temsilcileriyle toplanarak aldığı kararların iptali istenmiştir. Danıştay, taraflar arasındaki sözleşme gereği devir işlemlerinin 2 ay içinde tamamlanması zorunluluğu, davacının toplantılara katılmama eyleminin dürüstlük kuralına aykırılığı ve istenen belgelerin sözleşme kapsamındaki devir işlemlerine ilişkin olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.
Danıştay 6. Daire — 2020/10395
İmtiyaz sözleşmesinin feshi sonrası oluşturulan devir kurulunda, davacı şirketin kendi isteğiyle toplantılara katılmayarak karar yeter sayısını engellemeye çalışmasının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'ndaki 'dürüstlük kuralı' ile bağdaşmadığına hükmedilmiştir. Mahkeme, yüklenicinin kendi eylemiyle (toplantıya katılmayarak) oluşturduğu 'yetersiz sayı' argümanını reddederek, devir işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir.
Danıştay 6. Daire — 2020/10394
Davacı şirket ile davalı idare arasında imzalanan Katı Atık Yönetimi ve Enerji San. ve Tic. A.Ş. İmtiyaz Sözleşmesi'nin feshi sonrası oluşturulan devir komisyonunun aldığı kararların ve bu kararlara dayalı olarak istenen bilgi/belgelerin iptali istenmiştir. Danıştay, sözleşme süresi sonunda devir işlemlerinin 2 ay içinde tamamlanmasının zorunlu olduğunu, davacı tarafın sözleşme gereği devir kuruluna üye bildirme ve sürece katılım sağlama yükümlülüğü bulunduğunu, davacı tarafın kendi üyelerini toplantıya göndermeyerek süreci tıkamasının 'dürüstlük kuralı' ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.
Danıştay 6. Daire — 2020/10397
Davacı şirket ile davalı idare arasındaki imtiyaz sözleşmesinin feshi üzerine oluşturulan devir komisyonunda, davacının belirlediği üyelerin toplantılara katılmaması nedeniyle toplantı yeter sayısının sağlanamadığı iddiasıyla açılan davada; Danıştay, dürüstlük kuralı ve sözleşmeden kaynaklanan devir yükümlülükleri çerçevesinde, davacının sürece katılım sağlamamasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir.
Danıştay 6. Daire — 2020/10399
Davacı şirket ile davalı idare (KÜKAB) arasındaki imtiyaz sözleşmesinin feshi üzerine oluşturulan devir komisyonunun toplantı yeter sayısına uyulmadığı ve usulsüz işlem yapıldığı iddiasıyla açılan iptal davasında; Danıştay, sözleşme hükümlerini ve dürüstlük kuralını değerlendirmiştir. Yüklenici şirketin devir kurulu toplantılarına kasıtlı olarak katılmayarak süreci tıkadığı, sözleşmede öngörülen 2 aylık devir süresinin kısıtlılığı ve yüklenicinin sözleşmeden doğan yükümlülükleri göz önüne alındığında, komisyonun toplanma biçiminde ve istenen belgelerde hukuka aykırılık olmadığına karar vererek davanın reddine hükmetmiştir.
İlgili Sigorta Tahkim Kararları
Bu madde ile ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu kararları
Bu madde için henüz Sigorta Tahkim kararı bulunmuyor.
İlgili Akademik Tezler
Bu madde ile ilgili yüksek lisans ve doktora tezleri
Milletlerarası ticari tahkimde tanıma ve tenfize direnme hakkının bir sınırı olarak hakkın kötüye kullanılması yasağı
MEHMET ALİ TANRIKULU
Galatasaray Üniversitesi
Mecelle'deki külli kâidelerin Türk hukukuyla mukayeseli incelemesi
ESMA BİLAL
Harran Üniversitesi
Kant'ta kültür kavramı bağlamında hukuk ile ahlak ilişkisi
MUHAMMET EMİN ERDEMLİ
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Zarar görenin kusuru
BENGİSU ÖNDER SÜYEN
Başkent Üniversitesi
Sözleşme görüşmelerinde karşı tarafın zarara uğramasını engelleme yükümlülüğü ve sonuçları
YASEMİN EROLU
İstanbul Üniversitesi
İşverenin yönetim hakkının kötüye kullanılması
PINAR ARIOĞLU
Çukurova Üniversitesi
Bitlis Güroymak yöresinde halk hukuku uygulamaları
SİBEL AKBAŞ
Muş Alparslan Üniversitesi
Yatırımcı-devlet tahkiminde orantılılık ilkesinin analizi
AHMET CEVAT BAŞBUĞ
İstanbul Üniversitesi
Özel hukuk sözleşmelerinin Türk vergi hukuku bakımından geçerliliği
VUSLAT DAYI EMRE
Gaziantep Üniversitesi
Anonim şirket genel kurul kararlarının dürüstlük kurallarına aykırılık nedeniyle iptali
UMUR KARAKAYA
İstanbul Aydın Üniversitesi
İlgili Akademik Makaleler
Bu madde ile ilgili hakemli akademik makaleler
Post-Modernizm ve Hukuk
Seher Kaşıkara Mustafa Serhat Kaşıkara
Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 7 No. 1
Kaos Teorisi ve Modern Hukuk Bilimi: Düzen ve Doğrusallık Parametrelerinin Yapı Sökümü Üzerine Bir Deneme
Mehtap Yeşilorman
Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 7 No. 2
İCRA TAKİBİNDE TARAFLARIN TAKİP MALZEMESİNİN AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMASINA KATKIDA BULUNMA YÜK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ İLE TARAFLARA AİT KİŞİSEL VERİ ve SIRLARIN KORUNMASI
Hilal Ünal Kaya
Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 16 No. 2
Deprem Aktivitesi ve Kötülük Problemi: Doğal Süreçler Bağlamında Teodise Tartışması
Osman Karaağaç
Roma Kanunlarının Zaman Kavramıyla Tanışması: Roma Cumhuriyet Dönemi’nde Kanunların Geriye Yürüme(me)si
Alaz Tarhan
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 74 No. 1
Muhyiddîn İbn Arabî’ye Göre Hüküm Teorisi
Cumali Kosen
İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi No. 45
Menâru’l-envâr’ın Yeniden İnşası: Hülâsatü’l-efkâr (Delâlet Mefhumu Üzerinden Istılahî Bir Tahlil)
Sümeyye Karaş
İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi No. 46
İslam Hukuku Açısından Nebiz ve Helal Gıda Tartışmaları
Eyüp Ertan Murat Şimşek
İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi No. 46
Eugen Ehrlich’in Yaşayan Hukuk Teorisi Üzerine Bazı Notlar
Can Ceylan
Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 15 No. 2
İcra Takibine Başvuruda Dürüstlük Kuralına Aykırılık ve Sonuçları
Fazilet Yüce Uğur Bulut
Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi No. 2