Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder.
Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.
Mevzuat ve Kararlar Cebinizde
Türk Medeni Kanunu · 4721 Sayılı Kanun
Bu madde ile ilgili Yargıtay kararları ve emsal uygulamalar
Mirastan feragat sözleşmesi yapan eşin, sözleşmede aksine bir hüküm bulunmasa dahi, ivazsız feragat durumunda kendi altsoyunun mirasçı olamayacağına ve mirasın diğer yasal mirasçılara kalması gerektiğine dair bozma kararı.
Davacılar, dedelerinin mirastan feragat sözleşmesinin iptali için dava açmışlardır. Ancak, sözleşmenin tarafı olan babaları (miras bırakanın oğlu) hayatta olup mirastan feragat sözleşmesinin iptalini talep etmemiştir. Yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi, davacıların henüz mirasçılık sıfatı kazanmadıkları (babaları hayatta olduğu için) ve mirastan feragat sözleşmesinin iptalini talep etmekte hukuki yararları ve aktif dava ehliyetleri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, bu kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
Davacı, murisi tarafından düzenlenen mirastan feragat sözleşmesine dayanarak, sözleşme konusu muayyen malın (taşınmazın) kendisine devrini/tenfizini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, söz konusu taşınmazın murisin terekesine henüz intikal etmemiş olması ve mirastan feragat sözleşmesinin vasiyetname hükmünde kabul edilerek tenfizinin mümkün olmaması gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
Mirasbırakanların sağlığında taşınmazlarını diğer çocuklarına devretmesi üzerine, davacı mirasçı bu devirlerin muris muvazaası olduğunu ileri sürerek tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Davalılar, davacının noterde resmi şekilde düzenlenmiş 'ivazlı mirastan feragat sözleşmesi' imzaladığını ve mirasçılık sıfatını kaybettiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davanın esastan reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise kararı düzelterek davanın 'aktif husumet yokluğu' nedeniyle reddine hükmetmiştir. Yargıtay, mirastan feragat sözleşmesinin geçerliliğini ve davacının mirasçılık sıfatının sona erdiğini teyit ederek, yerel mahkemenin usul ve yasaya uygun olan onama kararını onamıştır.
Davacı, mirastan feragat sözleşmesinde kendisine ivaz olarak vaat edilen taşınmazların, sözleşmeden önce muris tarafından üçüncü kişiye devredilmiş olması nedeniyle 'başlangıçtaki ifa imkansızlığı' ve 'aldatma' gerekçesiyle sözleşmenin iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, taşınmazların davacının eşinin borçları nedeniyle davacının bilgisi dahilinde üçüncü kişiye devredildiğini belirterek davanın reddine karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise sözleşmenin aksinin yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne hükmetmiştir. Yargıtay, dosya kapsamı ve tanık beyanlarından, sözleşmedeki ivazın aslında davacının eşinin borçlarının ödenmesi amacıyla üçüncü kişiye devredildiğinin ve bu durumun davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiğinin anlaşıldığını belirterek, davanın reddi gerektiğine dair önceki bozma kararına uyulmasının yerinde olduğuna hükmetmiş ve kararı onamıştır.
Davacı, murisin ölümü üzerine düzenlenen mirasçılık belgesinde mirastan feragat sözleşmesi nedeniyle pay verilmediğini iddia ederek mirasçılık belgesinin iptalini ve yeni bir belge düzenlenmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, feragat sözleşmesinin terekenin paylaşılması sırasında gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay ise tarafların iddia ve savunmalarını, dosyadaki belgeleri ve hukuki ilişkiyi değerlendirerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
Mirastan feragat sözleşmelerinin vasiyetname gibi açılıp okunması usulüne tabi olmadığı, bu nedenle sulh hukuk mahkemesince sözleşmenin noterliğe iadesine karar verilmesi gerektiği, tespite ilişkin hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Davacı, babası ile yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin hile ve baskı (ikrah) sonucu düzenlendiğini iddia ederek iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, sözleşmenin noter huzurunda resmi şekilde düzenlendiğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını ve feragatin ivazlı (karşılıklı) olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz itirazlarının bozma nedeni oluşturmadığını belirterek kararı onamıştır.
Mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemli davada, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının tüm intikal ve tedavülleriyle birlikte dosyaya kazandırılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığı tespit edilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, dosyanın ilgili tapu müdürlüklerinden gerekli kayıtların getirtilmesi ve eksikliklerin giderilmesi amacıyla Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar vermiştir.
Muris tarafından 2002 yılında noterde düzenlenen 'mirastan ivazlı feragat sözleşmesi'nin iptali veya tenkisi talebiyle açılan davada; mahkeme, sözleşmenin şekil şartlarına uygun olduğunu, tarafların fiil ehliyetinin bulunduğunu ve dava açma sürelerinin (hak düşürücü sürelerin) geçtiğini gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; Yargıtay ise kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek onamıştır.
Bu madde ile ilgili Danıştay kararları ve emsal uygulamalar
Bu madde için henüz Danıştay kararı bulunmuyor.
Bu madde ile ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu kararları
Bu madde için henüz Sigorta Tahkim kararı bulunmuyor.
Bu madde ile ilgili Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemesi kararları
Bu madde için henüz İstinaf kararı bulunmuyor.
Bu madde ile ilgili İlk Derece Mahkemesi kararları
Bu madde için henüz Yerel Mahkeme kararı bulunmuyor.
Bu madde ile ilgili Anayasa Mahkemesi kararları
Bu madde için henüz AYM kararı bulunmuyor.
Bu madde ile ilgili Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri
Bu madde için henüz özelge bulunmuyor.
Bu madde ile ilgili yüksek lisans ve doktora tezleri
AHMET HAKAN ÇELİK
Hasan Kalyoncu Üniversitesi
BÜŞRA KOÇ
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi
MEHMET CAN SÜRMELİ
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
NESLİHAN AKÇA
Gazi Üniversitesi
Bu madde ile ilgili hakemli akademik makaleler
Mustafa Fadıl Yıldırım
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 18 No. 3
Pınar Aktaş Avci
Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 8 No. 2
Dilşah Buşra Kartal
İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 14 No. 1
Şirin Aydıncık Midyat
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 8 No. 1
Neslihan Akça
İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 10 No. 1