Ölüme bağlı tasarruflar ve mal rejimi sözleşmeleri, kendilerine özgü şekillere tâbidir.
Türk Medeni Kanunu · 4721 Sayılı Kanun
Madde 706 — 1.Hukukî işlem
Ölüme bağlı tasarruflar ve mal rejimi sözleşmeleri, kendilerine özgü şekillere tâbidir.
İlgili Yargıtay Kararları
Bu madde ile ilgili Yargıtay kararları ve emsal uygulamalar
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi — 2026/5455
Tapu kaydındaki bağımsız bölüm numaralarının fiili durumla uyumsuz olduğu iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davasında; yerel mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiği tespit edilmiştir. Yargıtay, kat irtifakı kuruluş evraklarının (mimari proje, bağımsız bölüm listesi, numarataj krokisi vb.) tam olarak getirtilmeden, tapu kaydı ile fiili durumun karşılaştırmalı bir incelemesi yapılmadan hüküm kurulmasını usule aykırı bulmuştur. Özellikle, mimari projenin tapu kaydına göre düzeltilemeyeceği, bu tür hataların ancak kat maliklerinin oybirliği ile tadilat projesi ile düzeltilebileceği hatırlatılmış ve eksik araştırmanın tamamlanması için kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — 2026/2037
Davacı, yurt dışında yaşadığı dönemde vekalet verdiği yeğeni olan davalının, vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazlarını diğer davalıya düşük bedelle veya bedelsiz devrettiğini iddia ederek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını, taşınmaz değerleri ile satış bedelleri arasında fahiş fark olduğunu ve davalıların işbirliği içinde hareket ettiğini belirterek davanın kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiş, Yargıtay ise kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — 2026/1861
Davacı, kızına satış gibi göstererek devrettiği taşınmazın aslında bağış olduğunu, ancak davalının kendisine karşı düşmanca tavırları ve saldırısı nedeniyle 'bağıştan rücu' şartlarının oluştuğunu iddia ederek tapu iptali ve tescil talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, tapuda satış olarak gösterilen işlemin bağış olarak kabul edilemeyeceğini ve bu nedenle bağıştan rücu hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — 2026/1817
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali, tescil ve ecrimisil istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın temel noktası, dava sırasında davacının alacağın devri sözleşmesi ile haklarını üçüncü bir kişiye devretmesinin, tapu iptali ve tescil davasındaki taraf sıfatına ve HMK 125. madde uygulamasına etkisidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili daire, mülkiyetin devri sonucunu doğuran davalarda, tapu sicilinde tasarruf yetkisi bulunmayan davacının yaptığı 'alacağın devri' sözleşmesinin, doğrudan mülkiyet hakkını devretmeyeceğini, bu nedenle mülkiyetin devri sonucunu doğuracak tapu iptali ve tescil istemi bakımından temlik alanın davacı yerine geçemeyeceğini, ancak tazminata dönüşen (alacak hakkına dönüşen) kısımlar yönünden taraf değişikliğinin mümkün olduğunu hükme bağlamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, bozma ilamına uyarak gerekli düzeltmeleri yapmış, Yargıtay ise kararı onamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — 2026/1860
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası iddialarına dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi muris muvazaası gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazların devir süreçlerinde vekaletname kullanılmadığını, bizzat maliklerin tasarrufları bulunduğunu ve muris muvazaası hükümlerinin somut olayda uygulama yeri olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek kararı onamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — 2026/1763
Muris muvazaası iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davasında, mahkemenin temlikin makul oranda olup olmadığını sadece metrekare üzerinden soyut bir değerlendirmeyle belirlemesi hatalı bulunmuştur. Yargıtay, taşınmazların akit tarihindeki gerçek rayiç değerlerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek, murisin tüm malvarlığı içindeki oranının ve temlikin makul sınırda kalıp kalmadığının somut verilerle ortaya konulması gerektiğine hükmederek kararı bozmuştur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — 2026/1558
Davacı, taşınmazını imar planındaki amacına uygun kullanılması şartıyla davalı belediyeye bağışlamış, ancak belediyenin bu amacı gerçekleştirmemesi üzerine bağıştan rücu davası açmıştır. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, resmi akitte şartsız bağış gibi görünse de belediyenin tescil istem yazısındaki ifadelerden bağışın şartlı olduğunun anlaşıldığı ve şartın gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, bu kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2026/519
Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, bu sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen ve cezai şart/güvence niteliği taşıyan bononun da geçersiz sözleşmeye bağlı olarak hüküm ifade etmeyeceği, dolayısıyla davacının bu senetten dolayı borçlu olmadığı ve icra dosyasına yaptığı ödemenin istirdadının gerektiği yönündeki yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkindir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2026/372
Davacı şirket, ortaklar kurulunun kararı olmaksızın şirket müdürü tarafından usulsüz şekilde satılan taşınmazın tapu iptali ve tescili talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi satışın resmi şekilde yapıldığını belirterek davayı reddetmiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın şirketin tek ve en önemli mal varlığı olması ve ortaklar kurulu kararı bulunmaması nedeniyle yapılan satış işleminin geçersiz (yok hükmünde) olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış ve davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — 2026/216
Davacı, devre mülk satış vaadi sözleşmesinin iptali ve ödenen bedelin iadesi talebiyle dava açmıştır. Mahkeme, resmi şekilde yapılmayan sözleşmelerin geçersiz olduğunu ve cayma hakkının süresinde kullanıldığını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, sözleşmenin geçersizliği ve tüketicinin ödediği bedeli iade alma hakkının bulunduğunu vurgulayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
İlgili Danıştay Kararları
Bu madde ile ilgili Danıştay kararları ve emsal uygulamalar
Danıştay 6. Daire — 2023/3624
Kentsel dönüşüm projesi kapsamında ruhsatsız inşaat yapan firmanın iflas etmesi sonucu daire teslim alamayan davacının, idarenin denetim görevini yerine getirmeyerek hizmet kusuru işlediği iddiasıyla açtığı tam yargı davasında; bölge idare mahkemesinin kısmen kabul kararının, idarenin hizmet kusuru ve illiyet bağı bağlamında hukuka uygun olduğuna karar verilerek onanmıştır. Karşı oyda ise, sözleşmenin geçersizliği ve idarenin özel hukuk sözleşmesinden doğan zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay 6. Daire — 2023/3625
Davacı, Belediyenin kentsel dönüşüm projesi kapsamında arsa devrettiği ve ruhsatsız inşaat yapmasına göz yumduğu inşaat firmasından satın aldığı dairenin, projenin durdurulması ve firmanın iflası sonucu teslim edilmemesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. İdare Mahkemesi, idarenin hizmet kusuru bulunduğuna kanaat getirerek tazminata hükmetmiş, Bölge İdare Mahkemesi ise bu kararı onamıştır. Danıştay 6. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bularak onamıştır. Ancak karşı oy yazısında, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin şekil şartlarına uyulmadığı için geçersiz olduğu, davacının zararının özel hukuk sözleşmesinden kaynaklandığı ve idarenin bu zarardan sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir.
Danıştay 6. Daire — 2023/3626
Erzurum'da kentsel dönüşüm alanında ruhsatsız inşaat yapan bir firmadan konut satın alan davacı, inşaatın durdurulması ve firmanın iflası üzerine uğradığı zararın, idarenin denetim görevini ihmali ve hizmet kusuru nedeniyle tazminini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiş, Bölge İdare Mahkemesi bu kararı onamıştır. Danıştay 6. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bularak onamıştır. Ancak karşı oyda, davacının yaptığı sözleşmenin geçersiz olduğu ve idare ile davacı arasında illiyet bağı kurulamayacağı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay 6. Daire — 2023/3627
Erzurum'da kentsel dönüşüm projesi kapsamında ruhsatsız inşaat yapan bir firmadan konut satın alan davacının, inşaatın tamamlanamaması ve firmanın iflası nedeniyle uğradığı zararın, idarenin denetim görevini ihmal ettiği (hizmet kusuru) iddiasıyla tazmin edilmesi talebiyle açılan davada; Bölge İdare Mahkemesi'nin davanın kısmen kabulüne dair kararı Danıştay tarafından onanmıştır. Karşı oyda ise, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu ve idarenin üçüncü kişilerin özel hukuk sözleşmelerinden doğan zararlardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay 6. Daire — 2023/3628
Erzurum'da ruhsatsız olarak başlanılan ve daha sonra durdurulan bir kentsel dönüşüm projesinden daire satın alan davacının, inşaat firmasının iflası ve projenin yarım kalması nedeniyle uğradığı zararın, davalı belediyenin denetim görevini yerine getirmemesi (hizmet kusuru) gerekçesiyle tazmin edilmesi istemiyle açtığı davada; İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi'nin tazminata hükmeden kararı, Danıştay 6. Dairesi tarafından hukuka uygun bulunarak onanmıştır. Karşı oyda, özel hukuk sözleşmesi olan satış vaadinin şekil şartlarına aykırı olduğu ve idarenin bu özel hukuk sözleşmesinden doğan zararlardan sorumlu tutulamayacağı savunulmuştur.
Danıştay 6. Daire — 2023/3629
Kentsel dönüşüm projesi kapsamında ruhsatsız inşaat yapan bir firmadan daire satın alan davacının, inşaatın durdurulması ve firmanın iflası sonucu uğradığı zararın tazmini talebiyle açılan davada, idarenin denetim görevini ihmal ederek hizmet kusuru işlediği gerekçesiyle tazminata hükmedilmiştir. Danıştay 6. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır. Karşı oyda ise, taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğu ve idarenin bu özel hukuk sözleşmesinden doğan zarardan sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir.
Danıştay 6. Daire — 2023/3622
Erzurum'da kentsel dönüşüm alanında faaliyet gösteren bir inşaat firmasından, usulüne uygun olmayan 'daire satış vaadi sözleşmesi' ile konut satın alan davacı, inşaatın ruhsatsız olması nedeniyle durdurulması ve firmanın iflası üzerine uğradığı zararın, idarenin denetim görevini ihmal etmesi (hizmet kusuru) gerekçesiyle tazminini talep etmiştir. Yerel mahkeme ve Bölge İdare Mahkemesi, idarenin hizmet kusuru olduğuna hükmederek tazminata karar vermiştir. Danıştay 6. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bularak onamıştır. Karşı oyda ise, sözleşmenin geçersizliği ve idarenin hizmet kusuru ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı savunulmuştur.
Danıştay 6. Daire — 2023/3623
Kentsel dönüşüm alanında ruhsatsız inşaat yapan bir firmanın iflası sonucu daire satın alan davacının, idarenin denetim görevini ihmal ederek hizmet kusuru işlediği iddiasıyla açtığı tam yargı davasında, Bölge İdare Mahkemesi'nin kısmen kabul kararı Danıştay tarafından onanmıştır. Kararda, idarenin yapı ruhsatı ve denetim süreçlerindeki ihmalinin, üçüncü kişilerin zarara uğramasında illiyet bağı oluşturabileceği ve idari hizmet kusuru teşkil edebileceği kabul edilmiştir. Ancak karşı oy görüşünde, davacının inşaat firmasıyla yaptığı satış vaadi sözleşmesinin şekil şartlarına aykırı olduğu ve bu özel hukuk ilişkisinden doğan zarardan idarenin sorumlu tutulamayacağı savunulmuştur.
Danıştay 6. Daire — 2023/3630
Davacı, belediye tarafından kentsel dönüşüm alanında yürütülen ancak ruhsatsız olduğu sonradan anlaşılan ve yıkılan bir projeden satın aldığı dairenin teslim edilmemesi üzerine, idarenin denetim görevini ihmal ederek hizmet kusuru işlediği iddiasıyla tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi davanın reddine karar vermiş, Bölge İdare Mahkemesi ise bu kararı kaldırarak tazminata hükmetmiştir. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bularak onamıştır. Kararda yer alan karşı oy yazısında ise, davacının özel hukuk hükümlerine tabi geçersiz bir sözleşme ile işlem yaptığı, idarenin hizmet kusuru ile oluşan zarar arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığı savunulmuştur.
Danıştay 6. Daire — 2023/1302
Dava, davalı idarenin denetim görevini yerine getirmemesi ve ruhsatsız inşaata göz yumması sonucu mağdur olan davacının, inşaat şirketinin iflası nedeniyle uğradığı zararın tazmini talebiyle açılmıştır. İlk derece mahkemesi idarenin hizmet kusuru olduğunu kabul ederek tazminata hükmetmiş, Bölge İdare Mahkemesi bu kararı onamıştır. Danıştay, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek kararı onamıştır. Karşı oyda ise, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliği gerekçesiyle idarenin sorumlu tutulamayacağı savunulmuştur.
İlgili Sigorta Tahkim Kararları
Bu madde ile ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu kararları
Bu madde için henüz Sigorta Tahkim kararı bulunmuyor.
İlgili Akademik Tezler
Bu madde ile ilgili yüksek lisans ve doktora tezleri
Noter aracılığı ile yapılan tapu işlemlerinin değerlendirilmesi: Ankara Çankaya örneği
KÜBRA ŞENOĞLU
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
Gelir paylaşımlı inşaat sözleşmesi
MURAT DALTABAN
Antalya Bilim Üniversitesi
Taşınmaz satış sözleşmesinde şekle aykırılık
NURCAN ARSLAN
İstanbul Üniversitesi
Teminat amaçlı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi
DENİZ SALTIK
İstanbul Üniversitesi
Feodal üretim tarzı kavramı bağlamında Selçuklu hukukunu yeniden düşünmek
KAAN İBA
Hacettepe Üniversitesi
Türk özel hukukunda taşınmazların harici satışı ve tasfiyesi
İSMAİL MACİT
Hasan Kalyoncu Üniversitesi
Memlük Hanefîliği'nde iktâ arazisinin icâresi
YASİR BEYATLI
İstanbul Üniversitesi
Kazandırmanın hukukî sebebi (Causa)
ESEN KABAŞ TEZCAN
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin teslimde gecikmeye bağlı olarak sona ermesi
MUSTAFA KARAKAYA
Bahçeşehir Üniversitesi
Kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinde üçüncü kişinin hukuki durumu
DİLEK SERTLER
Bursa Uludağ Üniversitesi
İlgili Akademik Makaleler
Bu madde ile ilgili hakemli akademik makaleler
TAŞINMAZ SATIŞ VAADİNİN KONUSUNUN İMKÂNSIZ HALE GELMESİ VE HUKUKİ SONUÇLARI
Edanur Çomaklı Doç. Dr. Mehmet Altunkaya
TAŞINMAZ SATIN ALINMASIYLA TÜRK VATANDAŞLIĞININ İSTİSNAİ YOLDAN KAZANILMASINDA DEĞERLEME RAPORU VE UYGUNLUK BELGESİ ALINMASI
Ahmet Dülger
İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 16 No. 1
TAŞINMAZ SATIŞ SÖZLEŞMELERİNİN NOTERLERDE DÜZENLENMESİ
Elif Bilen
Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 14 No. 1
Taşınmaz Satışında Tapunun ve Yeni Gelen Değişiklikler Çerçevesinde Noterlerin Yetkisi
Behiye Odabaşı
Eskişehir Barosu Dergisi
TAŞINMAZ MÜLKİYETİNİN TESCİLDEN ÖNCE KAZANILDIĞI DURUMLAR
Eşref Can Gürbüz
Noterlere Taşınmaz Satış Sözleşmesi Yapma Yetkisi Verilmesi Üzerine Bir Değerlendirme
Şebnem Akipek Öcal, Hayriye Şen Doğramacı, Gözde Çağlayan Aygün
TAŞINMAZ SATIŞ SÖZLEŞMESİ DÜZENLEME YETKİSİ VERİLMESİ ÇERÇEVESİNDE NOTERİN HUKUKİ SORUMLULUĞUNUN NİTELİĞİNE YENİDEN BAKI
Dila Okyar
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 28 No. 1
ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜNÜN TAŞINMAZLAR ÜZERİNDEKİ AYNÎ HAKLARA İLİŞKİN HÜKÜMLERİ İLE İLGİLİ BAZI HUKUKİ SORUNLAR
Feride Demirbaş
Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi No. 2
ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMELERİNDE ANAYASA MAHKEMESİ VE YARGITAY KARARLARIYLA YARATILAN “AVANS TAPU” KAVRAMININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Zafer Kahraman
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 18 No. 2
Göktaşlarının Mülkiyeti Meselesi
Agah Kürşat Karauz
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 68 No. 2