Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.
II. Sınırlar
Mevzuat ve Kararlar Cebinizde
Türk Medeni Kanunu · 4721 Sayılı Kanun
Bu madde ile ilgili Yargıtay kararları ve emsal uygulamalar
Borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunduğu taşınmaz tapuda arsa vasfında olup üzerinde üçüncü kişi lehine muhdesat şerhi bulunmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi, bu şerh nedeniyle borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunamayacağına hükmetmiştir. Yargıtay ise, borçlunun muhdesat sahibi kişinin mirasçısı olduğu iddiasının araştırılması gerektiğini belirterek, tapudaki şerhin tek başına şikayet hakkını ortadan kaldırmayacağını vurgulamış ve kararı bozmuştur.
Kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazın zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu kabul edilmekle birlikte, taşınmazın kömür havzası içerisinde kalması sebebiyle 3303 sayılı Kanun ve 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca, taşınmaz maliklerinin yer altındaki madenlere malik olamayacağı gözetilerek; tapu kütüğüne 'taşınmazın altındaki madenlerin Devlete ait olduğuna' dair şerh verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, mülkiyeti Köy Tüzel Kişiliği'ne ait olan cami minaresine kurulan baz istasyonuna karşı açtığı el atmanın önlenmesi davasında; Diyanet'in yönetim yetkisinin mülkiyet hakkını kapsamadığı ve taşınmaz malikinin tasarruf yetkisini kısıtlamadığı gerekçesiyle, Diyanet'in aktif husumet ehliyetinin bulunmadığına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, tarafların taşınmazları dışında bulunan kaynak sularına vaki el atmanın önlenmesi ve su rejimi kurulması talebine ilişkindir. Yerel mahkeme, davalının müdahalesinin davacıya etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay ise, söz konusu kaynak sularının tarafların mülkiyetinde olmayan, genel su niteliğinde kaynaklar olduğunu, bu nedenle herkesin kadim haklara engel olmamak kaydıyla ihtiyacı oranında yararlanma hakkı bulunduğunu belirterek, tarafların su ihtiyaçlarının tespit edilip bir su rejimi kurulması gerektiğini vurgulamış ve kararı bozmuştur.
Dava konusu, mera içerisinden çıkan kaynak suyunun taraflar arasındaki kullanım hakkına ilişkindir. Yerel mahkeme, daha önceki bozma ilamlarına uyarak su rejimi oluşturmaya çalışmış ancak 'infaza elverişli' ve tarafların ihtiyaçlarını (içme suyu önceliği ve kadim kullanım hakkı dengesi) gözetir nitelikte bir su rejimi kuramamıştır. Yargıtay, tarafların ihtiyaçlarının bilimsel verilerle (jeoloji, hidroloji, ziraat) tespit edilerek, içme suyu ihtiyacının öncelikli olduğu ve kadim kullanım haklarının ihlal edilmediği, denetime elverişli bir su rejiminin (günlük/haftalık sürelerle) kurulması gerektiğini belirterek hükmü bir kez daha bozmuştur.
Taşkın yapı (tecavüzlü inşaat) nedeniyle açılan el atmanın önlenmesi, kâl (yıkım) ve ecrimisil davasında; mahkemece yıkım talebinin binanın statik yapısına zarar vereceği ve fahiş zarara yol açacağı gerekçesiyle, taşkınlığın hoşgörü sınırları içinde kaldığı değerlendirilerek, yıkım yerine irtifak hakkı kurulması gerektiğine hükmedilmiştir. Yargıtay, taşkın yapının statik yapısının bozulmasının aşırı zarara yol açacağı ve taşkınlığın kaynağının teknik/tarihsel koordinat farklarından kaynaklandığı durumlarda TMK 725. madde uyarınca yıkım yerine bedel karşılığı irtifak hakkı kurulması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Kadastro tespitine itiraz davasında, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu tespit edilmiştir. Ancak, taşınmazların kömür havzası (Havza-i Fahmiye) içerisinde kalması nedeniyle, mülkiyetin tescili aşamasında altındaki madenlerin devlete ait olduğuna dair tapu kütüğüne şerh verilmesi gerektiği belirtilerek, bu eksiklik düzeltilerek onanmıştır.
Taş kömürü havzası içerisinde kalan taşınmazların mülkiyet tescilinde, arzın altındaki madenlerin Devlete ait olduğuna dair tapu kütüğüne şerh verilmesi gerektiği gözetilmeden verilen ilk derece mahkemesi kararı, Yargıtay tarafından düzeltilerek onanmıştır.
Kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazın mülkiyetinin şahıslara ait olduğuna karar verilmişse de, taşınmazın kömür havzası içerisinde kalması nedeniyle 3303 sayılı Kanun uyarınca altındaki madenlerin devlete ait olduğunun tapu kütüğüne şerh verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazın kömür havzası içerisinde kalması nedeniyle, mülkiyet hakkının madenleri kapsamadığı gözetilerek, tapu kütüğüne madenlerin devlete ait olduğuna dair şerh düşülmesi gerektiği belirtilerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Bu madde ile ilgili Danıştay kararları ve emsal uygulamalar
Maden Kanunu uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada, uyuşmazlığın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde mi yoksa işlemin tesis edildiği yer mahkemesinde mi çözümleneceği konusunda çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkindir. Danıştay, madenlerin taşınmaz mal niteliğinde olduğunu ve 2577 sayılı İYUK'un 34. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yerin yetkili olduğunu hükme bağlamıştır.
Danıştay 8. Dairesi, maden ruhsat sahasına ilişkin idari para cezası işleminin iptali davasında ortaya çıkan yetki uyuşmazlığını çözmüştür. Daire, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca, maden sahalarının taşınmaz mal hükmünde olduğunu ve bu tür uyuşmazlıklarda 'taşınmazın bulunduğu yer' mahkemesinin yetkili olduğunu hükme bağlamıştır.
Maden sahasına ilişkin idari işlemin iptali davasında, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğuna dair merci tayini kararıdır.
Maden Kanunu uyarınca kesilen idari para cezasının indirimli ödenmesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptali davasında, uyuşmazlığın taşınmazla ilgili haklar kapsamında değerlendirilerek taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen maden fiyatına ilişkin işlemin iptali davasında, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi ile idarenin bulunduğu yer mahkemesi arasında çıkan yetki uyuşmazlığının, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan Elazığ İdare Mahkemesi'nin yetkili kılınmasıyla çözümlenmesi.
Maden işletme ruhsatı başvurusunun reddi işlemine karşı açılan davada, uyuşmazlığın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiğine dair yetki uyuşmazlığının çözümü.
Maden ocak başı fiyat tarifesinin iptali istemiyle açılan davada, uyuşmazlığın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde mi yoksa işlemin tesis edildiği yer mahkemesinde mi görüleceği hususunda çıkan yetki uyuşmazlığının, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan Elazığ İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu yönünde çözümlenmesi.
Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalan ancak ilçe belediyesinin yetki ve sorumluluk alanında bulunan taşınmazlar üzerinde, elektronik haberleşme altyapısı için alınacak 'geçiş hakkı ücreti'ni tahsil etme yetkisinin ilçe belediyesine ait olduğuna dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı.
Danıştay VDDK, konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde indirimli KDV oranından yararlanabilmek için yapı ruhsatının kooperatif adına düzenlenmiş olması gerektiğini teyit etmiş; ancak somut olayda ruhsatında kooperatifin ismi yer alan bir kooperatif yönünden işlemin iptali gerektiğine karar vererek ısrar kararını kısmen bozmuştur.
Bu madde ile ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu kararları
Bu madde için henüz Sigorta Tahkim kararı bulunmuyor.
Bu madde ile ilgili Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemesi kararları
Yönetici banka tarafından paylı mülkiyete konu tarım arazisinin, paydaşlar dışındaki kişilere satışının mevzuat gereği k...
Bu madde ile ilgili İlk Derece Mahkemesi kararları
Bu madde için henüz Yerel Mahkeme kararı bulunmuyor.
Bu madde ile ilgili Anayasa Mahkemesi kararları
Başvurucu, taşınmazından izinsiz fiber optik kablo geçirilmesi nedeniyle oluşan zararlarının tazminini talep etmiştir. Y...
Başvurucular, taşınmazlarından izinsiz kum çıkarılması ve arazinin tarım vasfını yitirmesi nedeniyle mülkiyet haklarının...
Bu madde ile ilgili Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri
Bu madde için henüz özelge bulunmuyor.
Bu madde ile ilgili yüksek lisans ve doktora tezleri
TUNCAY TUNTAŞ
İstanbul Medipol Üniversitesi
FATMA ESRA KORKUT
İstanbul Üniversitesi
YASİN ŞEŞEN
Ankara Üniversitesi
YİĞİT ÇETİNKAYA
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
HÜSEYİN İÇEN
Marmara Üniversitesi
KAAN CAN YILDIRIM
İstanbul Üniversitesi
NAZ AYDIN ESKİYAPAN
Başkent Üniversitesi
YILDIZ TUĞÇE ERDURAN
İstanbul Üniversitesi
MURAT PERÇİN
Kocaeli Üniversitesi
AHMET NABİ NEBİOĞLU
Uludağ Üniversitesi
Bu madde ile ilgili hakemli akademik makaleler
Gül Üstün
İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 4 No. 2
Faruk Taşkın
Külliye
Mahmud Esad Kalıpçı
Adalet Dergisi
Abdurrahman Bulut
İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi No. 45
Oğuzhan Sapan
Adalet Dergisi
Adem Yelmen
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 73 No. 3
Alper Çavuşoğlu
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, Vol. 29 No. 2
Jessica Litman
İzmir Bakırçay Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 2 No. 4
Elif Ebru Şişman Zeynep Kömür Ardalı
Bartın Orman Fakültesi Dergisi
Ozan Giray Şahin
Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 6 No. 1