Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/7989

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2023/6529
18.11.2024
3 İlgili Madde
⚖️
AI Analizi

Standart Uygulama Kararı

Yerleşik İçtihat

"Karar, yerleşik içtihatlar ve New York Konvansiyonu çerçevesinde tenfiz şartlarının değerlendirildiği, usulüne uygun bir onama kararıdır; yeni bir hukuki boşluğu doldurmamaktadır."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Yabancı hakem kararının tenfizi davasında, hakem heyetinin teşekkülü, bileşik faiz uygulaması ve kamu düzeni itirazlarının reddedilerek, Bölge Adliye Mahkemesi'nin tenfiz kararının onanmasına hükmedilmiştir.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/6529 E.  ,  2024/7989 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/361 Esas, 2023/1078 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/171 E., 2022/264 K. Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin M/V "..." gemisi donatanı ... S.A. İngiliz Virgin Adalarında mukim uluslararası deniz taşımacılığı ile iştigal eden bir kuruluş olduğunu, davalının demir çelik sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 1994 Gencon formatına uygun olarak akdedilmiş olan 03.08.2008 tarihli Çarterparti (gemi kiralama sözleşmesi) uyarınca müvekkilinin ... ismli gemiyi Türkiye-İskenderun limanından Sudiarabistan-Jeddah limanına inşaat demiri taşınmak üzere kiraladığını, gemi kira sözleşmesi uyarınca iş bu sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın Londra'da İngiltere kanunları uyarınca tahkim ile çözüleceğinin kararlaştırıldığını, müvekkiline ait "M/V ..." gemisi ile üzerinde anlaşılan taşımanın gerçekleştirildiğini, ancak taşıma konusu emtianın tahliye işlemleri ve bu işlemlere uygulanacak kurallarda anlaşmazlık yaşanması üzerine müvekkili tarafından davalıya karşı tahkim prosedürünün başlatıldığını, atanan hakem heyeti tarafından 09.06.2015 tarihinde taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin nihai hakem kararının verildiğini, işbu dosya ile anılan hakem heyeti kararının tenfizine, 260.000,00 ABD Doları tutarındaki alacağın 01.11.2008 tarihinden itibaren üç aylık bileşik tutar üzerinden yıllık %4,5 oranında tahakkuk eden 103.499,90 ABD doları tutarındaki faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacı tarafından 11.06.2015 tarihinde ödenen 17.798,00 İngiliz Sterlini (27.675,89 ABD Doları) tutarındaki tahkim karar masrafının 11.06.2015 tarihinden itibaren üç aylık bileşik tutar üzerinden yıllık %4,5 oranında tahakkuk eden 40.360,87 ABD doları tutarındaki faziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacı tarafından katlanılan tahkim ve itiraz yargılamasına ilişkin 239.170,31 ABD Doları tutarındaki masrafların üç aylık bileşik tutar üzerinden yıllık % 4,5 oranında tahakkuk eden 40.360,87 ABD Doları tutarındaki faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, belirtilen taleplerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 83 üncü maddesi uyarınca fiili ödeme günündeki karşılığının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tahkim kararının geçerli olmadığını, tahkim heyetinin 3 kişiden oluşması gerektiğini, mevcut tahkim kararının ise iki kişilik hakem heyetince verildiğini, 5718 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen hususa aykırılığın gerçekleştiğini, bileşik faizin yasal olduğunu, tahkim kararının tenfizi için gerekli belgelerin mahkemeye sunulmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, İngiltere ile Türkiye arasında iki taraflı adli yardımlaşma anlaşması olduğu ancak anlaşmada hakem kararlarının tenfizinin düzenlenmediği, bununla birlikte Anayasa'nın 90 ncı maddesine göre usulüne uygun olarak onaylanan milletlerarası anlaşmaların kanun hükmünde olduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu milletler arası anlaşma hükümlerinin saklı olduğu, bu hususta Newyork Konvansiyonundaki hükümlere bakılması gerektiği, hakem kararının İngiltere'de verildiği ve İngiltere'nin 1975 yılında Konvansiyona taraf olduğu, bu nedenle Konvansiyonun III. maddesine göre; akit devletlerden her biri diğer devletlerde verilen hakem kararlarının geçerliliğini tanıyacağı ve hakem kararının öne sürüldüğü devlette Konvansiyonda yer alan hükümler çerçevesinde tanınması ve tenfizine karar verileceği, Konvansiyonun IV-V maddelerinde aranılan şartların gerçekleştiği (yabancı hakem kararının aslı veya onanmış sureti, tahkim anlaşmasının aslı veya onanmış sureti ve tercümelerinin eklenmesi gerektiği), buna göre Londra Deniz Hakemleri Birliği (LMMA) Hakem Kararının Newyork Konvansiyonu'nun V. maddesinde aranılan şartların yerine getirildiği, söz konusu hakem kararının Türk Mahkemelerinde tenfizine engel bir durum bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz talebinin kabulü ile sair tahsil istemlerinin usuli yönden reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, tenfiz davalarının nitelikleri itibariyle eda değil, tespit davası olması nedeniyle maktu harca ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, yerel mahkemece tenfiz istemi açısından maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, tenfizi istenilen hakem kararının içeriğinde dayanılan belgeler ve varılan sonuç dikkate alındığında davalının savunma haklarının ya da Türk Sorumluluk Hukuku’nun temel ilkelerinin, dolayısıyla kamu düzeninin ihlal edildiğini gösterir bir sonuca varılmadığı, hakem kararlarının tenfizi davasında revizyon yasağı sebebiyle esasa ilişkin inceleme yapılamayacağından davalının bu yöndeki itirazı yerinde görülmediği gibi bileşik faizi kabul eden hakem kararlarının tenfiz edilebileceğinin Yargıtay kararlarıyla kabul edildiği, hakem kararında yer alan bileşik faiz uygulamasının da kamu düzenine aykırılık oluşturmadığı, davalı taraf hakem heyetinin usulsüz teşekkül ettiğini ileri sürmüşse de ilgili tahkim şartına dair sözleşme maddesinde "Tarafların tek bir hakem üzerinde anlaşma sağladığı durumlar haricinde, her bir taraf bir hakem tayin edecek ve bu şekilde tayin edilen iki hakem üçüncü hakemi atayacak olup, bu şekilde oluşturulan üç kişilik heyeti veya bunlardan ikisinin vereceği karar nihai olacaktır." düzenlemesine yer verildiği, buna göre iki hakem tarafından tahkim yargılamasının yürütülmesine cevaz verildiği, tarafların seçtiği hakemlerin gerekli görürse, üçüncü hakemi atayacağı düzenlenmiş olup, tenfizi istenen karar metninden anlaşılacağı üzere kararın 17. paragrafına göre hakemler üçüncü hakem tayinine gerek görmediklerini açıkladıkları gibi söz konusu hakem kararının da oy birliği ile alındığı, davalının tenfiz haricindeki tahsil hükmüne ilişkin reddolunan kısımlar açısından nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürdüğü; davacı vekilinin ise talep sonucunun tahkim kararının tenfizi ile sair yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ilişkin olduğunu, dava dilekçelerindeki sonuç kısmında tahsil istemlerinin bulunmadığını, ancak mahkeme aksi kanaatteyse 28.11.2022 tarihli dilekçeyle taleplerini ıslah ederek sadece ilgili hakem kararının tenfizine özgülediklerini, bu nedenle müvekkili aleyhine reddolunan bir kısım olmadığını, aleyhe vekâlet ücreti verilmemesi gerektiğini ileri sürdüğü, davacı vekilinin 28.11.2022 tarihli dilekçeyle dava dilekçesindeki tenfize konu edilen hakem kararının içeriğine ilişkin hükmedilmiş edimlerin tekrarlandığı, davada tahsil talebi yönünde iradelerinin bulunmadığını beyan ettikleri, dolayısıyla esasında davada tahsil hükmü değil, tahsile hükmedilen hüküm fıkralarının tenfizinin kastedildiği, yani 28.11.2022 tarihli dilekçenin mahiyeti itibariyle dava dilekçesindeki talebin açıklanmasına ilişkin olup, dava dilekçesinin sonuç kısmının kaleme alınış şekli ile talep açıklama dilekçesi bir arada değerlendirildiğinde, tenfiz kararı kapsamında istenen kalemler ile tenfize konu karar içeriğinin uyuştuğu, eldeki davada davacının salt hakem kararın tenfizini talep ettiği, bu nedenle tahsil istemi olmadığından, hükümdeki "fazlaya dair istemin reddi" kısmi ile davalı lehine vekâlet ücreti kısmının kaldırılması gerektiği, açıklanan sebeple davalı vekilinin vekâlet ücretine dair istinaf sebebinin de yerinde görülmediği, davacının ise reddolunan kısımlar yönünden yaptığı istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, Cosmosrade Exports SA'nın Londra Deniz Hakemleri Birliği (LMAA) asli üyeleri hakem Graham Clark ve Hakem İoannis Leftakis tarafından verilen 09.06.2015 tarihli tahkim kararı ile ekindeki masraflara ilişkin kararın tenfizine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hakem kararının tenfizi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.Anayasa'nın 90 ncı maddesi. 3.5718 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin ikinci fıkrası 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

369

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Temyiz incelemesi ve duruşma

MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gör...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

Tenfiz Yabancı Hakem Kararı New York Konvansiyonu Kamu Düzeni Bileşik Faiz 6100_369 6100_370 6100_371 5718_1 5718_62