11. Hukuk Dairesi 2024/530 E. , 2024/8248 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1376 Esas, 2023/1306 Karar
HÜKÜM : Kararın kaldırılması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/46 E., 2020/252 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin "..." esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "... ... Salonu" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, tescil edilmek istenen 43 üncü sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından bir olarak algılanacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK kararının 43 üncü sınıf hizmetler yönünden iptali ile dava konusu markanın anılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, taraf markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya süresinde cevap vermemiş, davalı vekili yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." kelimesinin, TDK Güncel Türkçe Sözlük uyarınca “Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen” anlamı ile gıda sektöründe yaygın olarak kullanıldığı, anılan ibarenin manası itibari ile ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar tutulması gerektiği, itiraza mesnet gösterilen ve aynı/benzer emtiaları kapsayan davacının itirazına mesnet markalarıyla dava konusu başvuru arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu başvuru kapsamında 35 inci ve 43 üncü sınıf hizmetlerin yer aldığı, ancak davacının dava dilekçesinde, başvuru kapsamında yer alan 43 üncü sınıf hizmetler yönünden dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğünü talep ettiğinden, uyuşmazlık konusu hizmetlerin 43 üncü sınıf hizmetler olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, uyuşmazlık konusu 43 üncü sınıf hizmetler davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı ve benzer olduğundan, taraf markaları arasında uyuşmazlık konusu olan 4 üncü hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu başvurunun "... ... Salonu" ibaresinden oluştuğu, başvurudaki "...'" ibaresinin başvuru sahibi davalının adı ve soyadı olması, "salonu" ibaresinin ve aşçı figüründen oluşan şekil unsurunun "..." kelimesine vurgu yapması nedeniyle dava konusu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresinin oluşturduğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun da "..." ibaresi olduğu, zira, davacının itiraza mesnet markalarında yer alan diğer unsurlar da ayırt ediciliği bulunmayan veya düşük bulunan yahut "..." ibaresini vurgulayan tali nitelikte unsurlar olduğu, her ne kadar ilk derece mahkemesince taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin gıda
sektöründe sıklıkla kullanıldığı ve ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmişse de, ilk derece mahkemesince aralarında gıda mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan raporda, başka gerekçelerle markalar arasında iltibas bulunmadığı sonucuna varılmakla birlikte, "..." ibaresinin gıda sektörü bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönünde bir tespit bulunmadığı, ayrıca uyuşmazlık konusu 43 üncü sınıf hizmetler arasında gıda sektörü ile ilgili bulunmayan hizmetlerin de yer aldığı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/8010-2018/1478 E/K sayılı ilamında davacı markaları ile "YZÇ Yeni ... Çiğköfte" ibareli markanın benzer kabul edildiği gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin bu kabulüne Dairece iştirak edilmediği, "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 43 üncü sınıf hizmetler yönünden ayırt edici olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan bu ibarenin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı kanaatine varıldığından dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, uyuşmazlık konusu olan 43 üncü sınıf hizmetler yönünden, 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, en azından ortalama tüketicilerce markaların ilişkilendirileceği ya da başvurunun davacının seri markalarından biri olarak algılanacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının 43 üncü hizmetler yönünden iptaline, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davalı Şirket ve davalı TÜRKPATENT tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava,YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin 1, 3 ve 5 inci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Davalı tarafından ''... ... Salonu" başvuru markasına davacı tarafından ''...'' ibareli markalar mesnet gösterilerek yapılan itirazın markalar arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile YİDK tarafından nihai olarak reddedilmesi üzerine ikame edilen işbu dava neticesinde yürütülen yargılama sonunda ilk derece mahkemesince ''...'' kelimesinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuru markası ve taraf markalarının asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 43 üncü sınıf hizmetler yönünden ayırt edici olduğu, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, en azından ortalama tüketicilerin markaları ilişkilendirileceği ya da başvurunun davacının seri markalarından biri olarak algılanacağı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. Yapılan incelemede, başvuru markasında '''...+şekil'' ibaresinin büyük harflerle ''... Salonu" ibaresinin ise küçük harflerle yazıldığı, markada asli unsurun ''...'' ibaresi değil ''...+şekil'' olduğu, bu kapsamda yapılan karşılaştırmada başvuru markası ile davacı markaları arasında 6769 sayılı Kanunun 6 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, bilirkişi raporununda da bu yönde görüş bildirildiği görülmektedir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, ''...'' ibaresini esas unsur olarak değerlendirerek markaların benzer olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı TÜRKPATENT vekili ve davalı Şirket vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, 25.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.