11. Hukuk Dairesi 2024/107 E. , 2024/8254 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/27 Esas, 2023/1612 Karar
HÜKÜM : Yeniden hükümle asıl dava kısmen kabul, birleşen davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/245 E., 2021/290 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tekstil sektöründe ... Tekstil Konfeksiyon Şirketi (... giyim) markası adı altında bayan konfeksiyon üreticisi olarak faaliyet gösterdiğini, endüstriyel tasarım tescil başvurusunda bulunduğu 2016/00966 numaralı endüstriyel tasarım tescil başvurusu formundaki 51 numaralı tasarımın davalı tarafından "..." markası adı altında toptan üretimi yaparak tüm ülke sathında perakendeci işyerlerine satış, dağıtım ve pazarlamasını yaptığını, müvekkiline ait tasarım haklarını ihlal ettiğini, müvekkiline ait tasarımların davalı tarafından taklit edildiğinin ve satışının yapıldığının İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/85 D.İş dosyası ile tespit edildiğini, dosyaya ibraz edilen orijinal ürün ile taklit ürün örnekleri üzerinde yapılan incelemede tasarım hakkının ihlal edildiğinin tespit edildiğini, davalı işyerinde bu ürünlerden 1 seri bulunduğunu, maddi tazminat hesaplarının 554 sayılı KHK'nın 52/a maddesine göre yapılmasını, tekstil sektöründe her renk için ortalama 500 adet kesim yapıldığını, birden fazla kumaş ve renk düşünüldüğünde, her tasarım için 2500-3000 adet üretim yapıldığının bilindiğini, davalının tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, delil tespit dosyası ile tespit edilen ürünler için imalat ve satışının yapılmamasını, www.havingiyim.com internet sayfasında tanıtım yapılmamasını ve görüldüğü yerde toplatılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, belirsiz alacak davası hükümlerine göre tazminat miktarı tam ve kesin olarak tespit edildiğinde talebi artırmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın 20.06.2016 tespit tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
2.Davalı- birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında davalının 2016/00966-51 numarası ile tescilli pardesü tasarımının kendileri tarafından üretilip satıldığı iddiası ile dava açıldığını, davaya konu tasarım, davalıya ait 2016/00966-51 sıra numarası ile tescilli pardesü tasarımı olduğu, müvekkilinin kendini korumak adına TPE nezdinde 2016/06827-4 sıra numarası ile tasarımını tescil ettirmiş olup söz konusu tescile herhangi bir itirazı olmadığını, daha sonra kötü niyetli olarak davalı tarafından 20.10.2016 tarihinde müvekkilin iş yerine tespite gelindiğini, tespit sonrasında yaptıkları araştırmalar sonucunda TPE nezlinde kayıtlı 2016/00966-51 sıra numaralı davalı tasarımının harcıalem ürün olduğunu öğrendiklerini, dava konusu tasarım ile ilgili İstanbul 1.FSHHM 2016/245 E. sayılı dava ile tasarımın hükümsüzlüğü davasının birleştirilmesini, taleplerinin kabul görmemesi halinde davanın bekletici mesele yapılmasını, 2016/00966-51 sıra numarası ile tescilli pardesü tasarım tescilinin hükümsüz sayılmasını, iptalini, yargılama gideri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de davanın konusu, davacının izahat ve delilleri gereğince kısmi olarak açılamayacağını zira 554 sayılı KHK 52/a maddesine göre davanın açıldığını, zarar talep edildiğini, davacının zarar miktarını bilmesi gerektiğini, 554 sayılı KHK 52/a maddesine göre belirsiz alacak davası açılamayacağını, davaya konu iddiaların tümünün haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddialar olduğunu, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesinin 2016/85 D.İş dosyasına sunmuş oldukları itirazları aynen tekrar ettiklerini, bu dosya kapsamında bilirkişinin benzerlik yönündeki kanaatlerini kabul etmediklerini, davaya konu tasarımın harcıalem tasarım olduğunu, 2014 yılında “... Giyim” tarafından modelin yapıldığını, müvekkilinin piyasada tanınan, itibar sahibi kendi tasarımlarını yapıp bu tasarımlarının tescilini de yapan kendi modelhanesi olan firma olduğunu, müvekkili tasarımlarının sektörde modaya yön veren tasarımlar olduğunu, kendi tasarımlarının da taklit edildiğini, buna karşın davalar açıldığını, tespit adresinde bulunan modelin müvekkili tarafından 19.10.2016 tescil tarihli 2016/06827 tescil numaralı Türk Patent ve Marka Kurumu tescilinin yapıldığını, müvekkilinin davacıya karşı sorumluluğunun sadece tespitte bulunan ürün sayısı ile sınırlı olması gerektiğini, davacının yapmış olduğu hesaplamanın doğru bir hesaplama olmadığını, davacı yanın taleplerini kabul etmediklerini, davacı yanın zararının olup olmadığının müvekkiline ait ticari defter kayıtlarının incelemesi ile ortaya çıkabileceğini, karşı tarafın sunduğu kayıtları kabul etmediklerini, haksız açılan davanın esastan reddini talep etmiştir.
2.Davacı-birleşen dosyada davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; müvekkiline ait tescili yapılmış ürünün "harcıalem" ürün olarak nitelendirilmesinin tamamen açtıkları davayı sürüncemeye bırakmak amacı ile ortaya atıldığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, "asıl davada davalının eyleminin, davacının tescilli tasarımından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 93.960 TL maddi tazminatın delil tespiti tarihi olan 20.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000 TL manevi tazminatın delil tespiti tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, Birleşen 2018/183 E. sayılı hükümsüzlük davasının reddine,..." karar verilmiş hüküm asıl davada davacı-birleşen davada davalı ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, somut uyuşmazlıkta, dosyada mevcut üç ayrı bilirkişi raporunda ve tespit dosyasındaki raporlarda davalı ürünü ile davacının tasarımının usulüne uygun karşılaştırılması yapılmış ve davalı ürünü ile davacı tasarımının benzer olduğunun tespit edildiği, davaya konu tasarımın harıcalem olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı gibi, 2. bilirkişi heyetinin de davalının bu yönde itirazlarının yerinde olmadığını açıkladıkları, delil olarak sunulan internet görsellerinden arşiv kayıtlarına ulaşılabilenler karşılaştırıldığında davacı tasarımın yenilik unsurunu kaldırmadığının tespit edildiği, davalı tasarımı davacı tasarımından sonraki tarihli olduğu dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince birleşen davanın reddine, asıl davada tasarıma tecavüze yönelik talebin ise kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, maddi tazminat istemlerine ilişkin istinaf istemlerine gelince; davacı taraf tazminat seçeneğini 554 sayılı KHK 52/1-a maddesine dayandırmış olup buna göre davalı mütecavizin rekabeti olmasaydı, davacının satmaktan mahrum kaldığı ürünleri satacak olsaydı ne miktarda fazla ürün satacağının ve edeceği net kârın tespitinin gerekeceği, davalı ticari defterlerine göre 2016 yılında zarar ettiği, dava konusu tasarıma ilişkin ürünü belirleyici bir ibarenin kayıtlı olmadığının rapora yansıdığı, davalının ürün satışı belirlenememiş ve TBK 50 nci maddesi gereğince maddi tazminatın mahkemece takdiri gerekli olduğu, dosyada mevcut delil durumu, ihlal süresi, ihlalin ağırlığı dikkate alındığında Dairece maddi tazminat talebinin 30.000,00 TL üzerinden kabulü yerinde görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinafının kısmen kabulüne, kararın asıl dava yönünden bu nedenle kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak Dairece yeniden hüküm kurulmasına asıl davada; davalı eyleminin, tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 30.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın delil tespiti tarihi olan 20.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, birleşen hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl davada davacı, davalı ürünlerinin kendilerine ait 2016 00966 nolu çoklu tescil belgesinin 51 nolu tasarımına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi tazminat ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, birleşen davada ise 2016 00966 nolu çoklu tescil belgesinin 51 nolu tasarımının hükümsüzlüğüne ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fırkası.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 25.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.