11. Hukuk Dairesi 2023/4662 E. , 2024/8264 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1608 Esas, 2023/1232 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/334 E., 2019/1036 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.11.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı ....'nin toplam sermayesinin %21,68'ini temsil eden her biri 500,00 TL nominal bedelli, 21.783.599 adet C grubu paya sahip olduğunu, davalı şirketin 24.05.2019 tarihinde yapılan genel kurulunun, olağanüstü genel kurul niteliğinde olduğunu ve 1-açılış ve divan heyetinin teşekkülü, 2-toplantı sonunda toplantı tutanağının imzalanması konusunda divan heyetine yetki verilmesi, 3-süresi dolan yönetim kurulu üyelerinin yerine yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi, görev sürelerinin tespiti ve ilzam yetkilerinin belirlenmesi, 4-dilekler ve kapanış gündemleriyle ilansız olarak toplandığını, davalı şirketin 2018 yılı faaliyetleri dolayısıyla olağan genel kurul toplantısını yapmadığını ve yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin dolması sebebiyle olağanüstü genel kurul yapıldığını, butlanı/iptali talep edilen genel kurulda yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi sırasında davacı şirkete imtiyazlı sayılan paylardan dolayı tanınmış müktesep haklarının kullandırılmadığını, davaya konu genel kurul toplantı tutanağının 3.1 inci maddesinde A ve B grubu pay sahiplerinin yönetim kuruluna aday gösterdiği tüzel kişiler ve temsilcilerinin seçimleri oy birliği ile yapılmış ise de, C grubu paya sahip davacı şirketin göstermiş olduğu adayın kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak oy çokluğu ile reddedilmek suretiyle haklarının ihlal edildiğini, B grubu pay sahipleri tarafından gösterilen gerekçelerin soyut nitelikte olduğunu, haklı bir sebep olmadığını, davacı şirket tarafından gösterilen adayın yasal mevzuata ve şirket esas sözleşmesine uygun olduğu halde davacı şirketin imtiyazlı sayılan paylarından kaynaklanan yönetim kuruluna aday gösterme hakkını ortadan kaldıran ve davacı şirket yerine B grubu pay sahipleri tarafından gösterilen adayın seçilmesine yönelik genel kurul kararının da açıkça yasaya aykırı olduğunu, butlan sebebi olduğunu, genel kurul toplantısında alınan kararların kanun, ana sözleşme ve pay sahipleri sözleşmesi hükümlerine göre genel kurul tarafından seçilen yönetim kurulu üyelerinin kendi aralarındaki görev paylaşımını yapmaları hususunun yönetim kuruluna verilmiş bir yetki olduğunu ve ana sözleşmede bu konuda bir istisna tanınmadığı hâlde yönetim kuruluna tanınan görev dağılımı yetkisinin genel kurul tarafından kullanılmasının da kanuni düzenlemelere aykırı olduğunu iddia ederek davaya konu 24.05.2019 tarihli genel kurul toplantısının 3.1, 3.2, 3.2.1 numaralı maddelerinde alınan kararların emredici hukuk kurallarına aykırı olması nedeniyle butlanla malul olduğunun tespitine, bu taleplerinin kabul edilmemesi hâlinde davaya konu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususların gerçeği yansıtmadığını, davacının iddialarının aksine yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin doluyor olması nedeniyle şirketin organsız kalmaması adına hukuka ve kanuna uygun bir şekilde tüm hissedarların katılımı ile olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığını, yine davacının iddialarının aksine C grubu pay sahibinin paylarını devredememesi sebebiyle bağlam hükümlerini dolanmak amacıyla önerdiği adayın seçiminin reddedilmesinin kanun ve esas sözleşmeyle genel kurula tanınmış bir hak olduğunu, davacı ... temsilcisinden uygun bir aday göstermesinin talep edildiğini, bu talebin kabul görmemesi üzerine yönetim kurulunun teşekkül edebilmesi adına zorunlu olarak B grubu pay sahipleri tarafından 5. aday gösterildiğini, genel kurul toplantısının 3.2 maddesi uyarınca yapılan görev dağılımının da hukuka uygun olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının dava dilekçesindeki 23. ve 24. numaralı bölümlerindeki iddialarının doğru olduğu düşünülse dahi davacı temsilcisinin kararla ilgili muhalefet şerhi bulunmadığından kararın iptalini isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin 24.05.2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının 3.1 inci maddesinde C grubu imtiyazlı pay sahipleri ... Holding tarafından yönetim kurulu üyeliği adaylığına aday gösterilen ...'ın haklı sebep olmaksızın yönetim kurulu üyeliğine seçilmemesi ve onun yerine C grubu adayı tarafından önerilmeyen ...'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesinin butlanla malul olduğu ve iptali gerektiği, yine aynı genel kurulda gündemin 3.2. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin aralarındaki görev paylaşımı ve şirketin temsiline ilişkin alınan kararların da yönetim kurulunun devredilemez yetki ve görevleri arasında olması gereken kararların genel kurulda alınmış olması sebebiyle söz konusu kararların da yönetim kurulu yetkilerinin genel kurula devrine yönelik olduğu anlaşıldığından, bu kararların da iptaline karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Yat. Holding A.Ş.'nin 24.05.2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 3.1 maddesinde alınan C grubu pay sahibi ... Holding A.Ş. tarafından aday gösterilen ...'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçilmemesi ve yerine ...'ın C grubu adayı olarak yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine ilişkin kararın butlanla malul olduğunun tespitine ve iptaline, aynı maddede diğer pay grupları olan A ve B grubu pay sahipleri tarafından önerilen adayların seçimine ilişkin (... dışında) seçilen adaylar yönünden açılan davanın reddine, aynı genel kurulda gündemin 3.2 maddesinde yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımının yapılmasına yönelik alınan kararların yönetim kurulunun yetkilerinin devrine yönelik olduğu anlaşıldığından iptaline, aynı genel kurulda gündemin 3.2.1 maddesinde şirketin temsiline ilişkin alınan kararın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirket tarafından davacı pay sahibi şirketin yasa ve sözleşme kapsamında hakkı olan yönetim kurulu üyeliği için sunduğu önerisinin kabul edilmediği, davalı şirket tarafından her ne kadar yönetim kurulu üye adayı olarak gösterilen gerçek kişinin, sahibi ve yönetim kurulu başkanı olduğu şirketlerin aynı sektörde faaliyet gösterdiği, rekabet oluşacağı, ayrıca kabul edilmemesine rağmen hisse devrinin gerçekleştirilmeye çalışıldığı yönünde iddialarda bulunmuş ise de söz konusu iddiaların gerçekleşmesi hâlinde yasal mevzuat kapsamında gerekli olan hukuki yolların mevcut olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, davalının aksine iddialarının işbu uyuşmazlıkta geçerli olamayacağı, şirket ana sözleşmesi ve pay sahipleri sözleşmesi ile ilgili protokoller mevcut iken varsayıma dayalı olarak genel kurul kararı alınmasının isabetli görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların butlanının tespiti, olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 360 ıncı maddesi.
3.
Değerlendirme
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6102 sayılı Kanun'un 360 ıncı maddesinin birinci fıkrası, "Esas sözleşmede öngörülmek şartı ile, belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir. Bu amaçla, yönetim kurulu üyelerinin, belirli bir grup oluşturan pay sahipleri, belirli pay grupları ve azlık arasından seçileceği esas sözleşmede öngörülebileceği gibi, esas sözleşmede yönetim kurulu üyeliği için aday önerme hakkı da tanınabilir. Genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde üye seçilmesi zorunludur. Bu şekilde tanınacak temsil edilme hakkı, halka açık anonim şirketlerde yönetim kurulu üye sayısının yarısını aşamaz. Bağımsız yönetim kurulu üyelerine ilişkin düzenlemeler saklıdır.", ikinci fıkrası ise "Bu maddeye göre yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınan paylar imtiyazlı sayılır." düzenlemesini içermektedir.
Bu düzenleme uyarınca, esas sözleşmede yer verilmek şartıyla belirli bir grubu oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir. Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda imtiyaz, belirli grup ortaklık paylarına veya azlığa tanınır. 6102 sayılı Kanun'un 452 nci maddesinde bahsedilen müktesep haklar ise bizzat ortağın şahsına tanınır. İmtiyazlı paylar, ortaklık paylarının devriyle birlikte aynı niteliği haiz olan yeni ortağa geçerken müktesep haklar, ortaklık paylarının devriyle birlikte yeni ortağa geçmez.
Esas sözleşme ile tanınan imtiyaz çerçevesinde yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın, haklı bir sebep bulunmadığı takdirde Genel Kurul tarafından üye seçilmesi zorunludur. Ancak haklı nedenlerin varlığı hâlinde gösterilen adayın genel kurul tarafından seçilmemesi mümkündür. Hangi olay ya da olguların haklı neden oluşturacağının, somut uyuşmazlık bazında değerlendirilmesi gerekir.
Eldeki uyuşmazlıkta, 24.05.2019 tarihli genel kurulda, gündemin 3 üncü maddesinde yönetim kurulu üyelerinin seçimine geçildiğinde A ve B grubu pay sahipleri adına önerilen adayların tüm tarafların oybirliği ile seçildiği, C grubu pay sahipleri tarafından ...'ın yönetim kurulu üyeliği için ismi önerildiğinde, B grubu hissedarlar tarafından C grubu pay sahibi ... Holding A.Ş. tarafından önerilen ...'ın, ... Holding A.Ş. tarafından hisse devri planlanan şirketin ortağı olduğundan rekabet eder konumda olması, aynı sektörde başka bir şirketin sahibi bulunması ve muvazaalı hisse devri amacına hizmet ediyor olması gerekçesiyle C grubu hisse sahipleri tarafından önerilen ...'ın adaylığına itiraz edilmiş olup itiraz üzerine C grubu hisse sahibi ... Holding A.Ş. tarafından ret gerekçelerinin, şirket esas sözleşmesine ve yasal mevzuattan kaynaklanan haklarına aykırı olduğu ileri sürülmüş, yapılan oylamada A grubu ve B grubu hissedarların oyçokluğu ile ...'ın adaylığı reddedilmiş, akabinde divan başkanı tarafından yönetim kurulunun teşekkül edebilmesi ve şirketin organsız kalmaması açısından 5. yönetim kurulu adayı için önerisi olan ya da olmayanlar sorulmuş, bunun üzerine Sera Yapı temsilcisi ...'ı aday olarak göstermiş, ...'ın adaylığına C grubu hisse sahibi ... Holding A.Ş. tarafından itiraz edilmiş ise de, yapılan oylama sonucunda ..., A grubu ve B grubu hisse sahiplerinin kabul oyu, C grubu hisse sahiplerinin ret oyu vermesi ile oyçokluğu ile yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiştir.
Dosyaya sunulan protokol, taraflar arasında çekilen ihtarnameler ve taraf vekillerinin beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, C grubu pay sahibi ... Holding A.Ş. tarafından yönetim kurulu adaylığına önerilen ...'ın, ... Holding A.Ş. tarafından davalı şirketteki hisselerinin devri planlanan ve ancak diğer ortaklar tarafından kabul edilmeyen ... Turizm ... A.Ş.'nin ortağı olduğu anlaşılmış olup bir şirkette güven ilişkisinin, birlikte ve ortak çalışma isteğinin önemli ve vazgeçilmez olması karşısında, C grubu pay sahibi ... Holding A.Ş. tarafından yönetim kurulu adaylığına önerilen ...'ın yönetim kurulu adaylığının genel kurul tarafından reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta, 6102 sayılı Kanun'un 360 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ...'ın reddi, haklı neden oluşturmaktadır.
Genel kurul tarafından C grubu pay sahibi ... Holding A.Ş. tarafından yönetim kurulu adaylığına önerilen ...'ın yönetim kurulu adaylığının reddi haklı nedene dayanmakta ise de, Kanun'da imtiyaz sahibi pay sahibinin önerdiği adayın haklı nedenle reddi hâlinde ilgili yönetim kurulu üyesinin nasıl seçileceğine dair açık bir düzenleme bulunmamaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun birinci maddesi, "Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır. Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." düzenlemesini içerdiğinden somut olaya uygun bir şekilde bu boşluğun doldurulması gerekir. Bu cümleden olarak, ilgili genel kurulda C grubu pay sahibi ... Holding A.Ş. tarafından yönetim kurulu adaylığına önerilen ...'ın yönetim kurulu adaylığının reddinden sonra tutanakta açıkça belirtilmek suretiyle C grubu pay sahibi ... Holding A.Ş. temsilcisine başka bir yönetim kurulu adayı göstermesi için aynı toplantı içinde makul bir süre verilmesi, gerekirse toplantıya kısa bir ara verilmesi, bu hususların özellikle toplantı tutanağında belirtilmesi, bu şekilde makul bir süre verilmesinden ya da toplantıya kısa bir ara verilmesinden sonra C grubu pay sahibi ... Holding A.Ş. temsilcisinden yönetim kurulu için reddedilen aday dışında yeni adayının sorulması, yeni aday sunulması hâlinde o adayın durumunun değerlendirilmesi, reddedilen aday ... da ısrar edilmesi hâlinde ise diğer pay gruplarından aday sorulması gerekirken bu prosedür izlenmeden yönetim kuruluna ...'ın seçilmesi isabetli değildir.
Ancak İlk Derece Mahkemesince, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Yatırı Holding A.Ş.'nin 24.05.2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 3.1 maddesinde alınan C grubu pay sahibi ... Holding A.Ş. tarafından aday gösterilen ...'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçilmemesi ve yerine ...'ın C grubu adayı olarak yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine ilişkin kararın iptaline karar verilmesi sonuç itibariyle doğru olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile esastan redde karar verilmesi doğru görülmemiş, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK VE DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 25.11.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Usul ve Yasa'ya uygun olduğundan, sayın çoğunluğun değişik gerekçesiyle onama kararına katılmıyorum.