11. Hukuk Dairesi 2024/460 E. , 2024/8515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI :2022/104 Esas, 2023/1718 Karar
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2017/316 E., 2020/395 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ulusal ve uluslararası alanda global şirket haline gelen müvekkilinin ... ibaresini hem ticaret unvanında hem de bir çok markanın esaslı unsurunda kullandığını, ... markasının özgün bir marka olduğunu, bu ibarenin tek başına bir anlam ifade etmediğini, ortakların isimlerinden oluşturulduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde müvekkili şirket adına Özel/00188 numarası ile tanınmış marka olarak tescil ettirildiğini, ... markasının 45 sınıfın tamamında da korunması için adı geçen kuruma 2012/92237 başvuru numarası ile başvuruda bulunulduğunu, tescil başvurusunun kısmen kabul edildiğini, dava süreçleri devam ettiğinden markanın henüz kesinleşmediğini, davalı yanın müvekkili adına tescilli markasını seyahat acentesi olarak kullandığı işyerinde, iş yeri unvanı olarak ... Travel ve micemudotravel adı ile kullandığını, tabela, kart adres, broşür ve faturalarında da bulundurmak suretiyle müvekkilinin marka tescili ile korunan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerde bulunduğunu, bu durumun İstanbul (Kapatılan) 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/156 Esas sayılı dosyası ile de tespit ettirildiğini, davalının yanın kullanmış olduğu markanın yazılış biçimi, fonetiği ve harflerinin de tamamen müvekkili adına tescilli ... ve ... Concept markalarının yazılış biçiminde olduğunu, davalıya kullanımların sonlandırılması için noter kanalıyla ihtarname gönderdiklerini, ancak davalının kullanımlarına son vermediğini ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri işbu dava ile, davalının müvekkilinin ... markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine, men'ine, ref'ine, davalının haksız kullanımlarına son verilmesine ve tüm resmi kayıtlarda, tüm yazılı ve basılı evrakları ile tabela, reklam, kartvizit, katalog, poşet ambalaj malzemesi, internet sitesi, tanıtıcı doküman ve sair tüm alanlarda kullanılan ... ibaresinin terkinine, markanın haksız olarak kullanıldığı mezkur belge ve materyallerin imhasına, fazlaya ilişin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde 10.000,00 TL olarak talep ettikleri maddi tazminat miktarını 90.000,00 TL arttırarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 100.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "micemudo travel" ibareli markasının 07.05.2008 tarihinde tescil edildiğini, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, hem hak düşürücü sürenin geçtiğini hem de zamanaşımının oluştuğunu, müvekkilinin ... İşletmecilik Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tamamını 2009 yılında devir aldığını, şirketin tamamen devralınmasından önce 07.05.2008 günü 2008/26996 başvuru numarası ile "micemudo travel" ibareli markası ile TÜRKPATENT'e başvurduğunu, 29.06.2009 tarihinde onaylandığını ve koruma tarihinin 07.05.2008 olarak kayıt altına alındığını, markanın oluşumunun şirketin faaliyet alanının İngilizce karşılığı olan kelimelerin ilk harfleri ile kurucu ortağı olan Mustafa Doğan'ın isminin ve soy isminin ilk iki harflerinin birleştirilmesinden oluşturulduğunu, müvekkili firmanın şirketin tamamını devralmadan önce ilk sahipleri tarafından oluşturulan ve kullanılan micemudo travel markasının davacı şirketin markasıyla veya onu taklit edip tanınmasından faydalanmak amacıyla oluşturulmuş bir marka olmadığını, müvekkilinin şirketi devralmadan önce şirketin unvan olarak micemudo travel markasını kullanmakta olduğunu, bu tarihlerde davacının markasının tanınmış marka statüsünde dahi olmama ihtimalinin olduğunu, şirketin daha önce kullandığı ismi marka olarak 2008 yılında tescil ettirdiğini, İstanbul (Kapatılan) 3.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2008/96 Esas sayılı dosyası ile davalı Botan Emre Ünlü'nün davalı olduğu ve müvekkili firmanın da sonradan dahili davalı olarak eklendiği, müvekkili firmaya tebligat yapılmadığını bu nedenle müvekkilinin haberdar olmadığı için herhangi bir savunma yapmaya imkân bulamadığını, kararın müvekkili firma aleyhine çıktığını, davacının kararı icraya koyması sonucu davadan haberdar olduğunu ve kararı temyiz ettiğini, müvekkili lehine kararın bozulduğunu, sonrasında yapılan yargılamada müvekkilinin davada hasım olmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, müvekkili firmanın ... Travel markasını ticari unvanı olarak kullanmadığını, ilk günden itibaren TÜRKPATENT nezdinde kendi adına tescilli olan micemudo travel markasını kullandığını, müvekkilinin faaliyet gösterdiği ticari alan olan seyahat acenteliğinin davacı tarafın faaliyet gösterdiği ticari alanlardan biri olmadığı gibi verdiği hizmetin de herhangi bir aynılığının veya yakınlığının olmadığını, markaların yazılışlarının ve kullanışlarının farklı olduğunu, ortada herhangi bir marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığının en açık göstergesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı yanca ... ibaresinin renklendirerek ön plana çıkarıldığı, mice ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığı gerekçesi ile davalının kullanımlarının (tescil harici kullanımdan kaynaklı davalı markasına yaklaşmak suretiyle meydana gelen kullanımlar yönünden) markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, bu kapsamda davalıya ait iş yerinde davacının tescilli markasını "..." ibaresini ön plana çıkarmak suretiyle tescilden farklı olarak yer alan kullanımlarının tabela, reklam, kartvizit, katalog vs tanıtım malzemesinin ve materyalin toplatılarak yediemine tevdine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına, infazda bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, yine davalıya ait www.micemudotravel.com adlı site içerisinde yer alan ve davalının tescil kapsamında kalmayan davacının tescilli markaları ile iltibasa sebebiyet verdiği değerlendirilen "..." ibaresini içeren içeriklerin kaldırılmasına, aksi takdirde siteye erişimin engellenmesine, 10.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Davacı vekilinin reddedilen maddi tazminat istemi ile sınırlı olarak yapmış olduğu temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince temyize konu edilen toplam miktar 90.000,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar bakımından reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar nedeni ile REDDİNE; (2) no'lu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalıya iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.