11. Hukuk Dairesi 2024/533 E. , 2024/8530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1784 Esas, 2023/1898 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/375 E., 2020/317 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ... Kollektif Şirketi ... ve Ortaklarına, 17/08/2017 tarihli 500.000,00 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığı, davalı borçlular kredi çerçeve sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle davalı borçlulara 11/10/2018 tarihi itibariyle 251.522,00 TL müvekkil banka alacağının tahsili amacıyla Beşiktaş 17. Noterliği'nin 12/10/2018 tarihli 77280 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, yapılan ihtara rağmen ihtarnameye konu borcun ödenmemesi nedeniyle müşterek borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine Erzurum 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11097 E. sayılı dosyası üzerinden borcun tahsili için icra takibine başlandığını, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiğini, yapılan bu tebliğlere rağmen takibin durdurulmasına ilişkin kararın taraflarına tebliğ edilmediği, karar başvuru tarihinde öğrenildiğini, bu suretle itirazın iptali davası açılmasında aranan 1 yıllık yasal süresi içinde açıldığını, davalı borçluların itirazlarının iptalini, takibin ödeme emrine konu edilen miktar üzerinden devamına, davalı borçluların %20'den aşağı olmamak üzere taraflarına icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak dava açmadığını, bu süre hak düşürücü nitelikte olup, sürenin geçmiş olması durumunda davanın reddine karar verilmesinin zorunlu olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, kötü niyetli olarak icra takibi açtığından ve dava açtığından dolayı %40 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalılar hakkında dava açılmadan önce her ne kadar arabuluculuk yoluna başvurulduğu tespit edilmiş ise de, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nın 14.04.2020 tarihli yazısından anlaşılacağı üzere davalı ... Kollektif Şirketi ...
ve Ortakları hakkında 12.07.2019 tarihinde ticaret sicilinden terkin kararı verildiği, söz konusu davalılar hakkında arabuluculuk faaliyetinin 18.11.2019 tarihinde başlayıp 16.12.2019 tarihinde sonuçlandığı, söz konusu davalıların bu tarih aralığında ticaret sicilinden terkin edildikleri, açıklanan nedenle usulüne uygun bir arabuluculuk faaliyetinde bulunulmadığı, söz konusu davalılar hakkında ihya kararı verilmeden gerçekleştirilecek usulüne uygun bir arabuluculuk faaliyetinde bulunulmasının dava açısından yeni düzenlemeleler karşısında zorunlu olduğunda bir tereddüt bulunmadığı dikkate alındığında arabuluculuk dava şartının oluşmadığı, mahkemenin 2020/86 E. nolu dosyasında tefrik kararı verildiği, açıklanan nedenlerle davacının ... Kollektif Şirketi ... ve ortakları yönünden davasının dava şartları oluşmadığından usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği ticari dava olduğu, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de, davalı şirketin dava tarihinden önce ticaret sicilinden terkin edildiğinin, tüzel kişiliğinin bulunmadığının anlaşıldığı, tüzel kişiliği bulunmayan davalı yönünden usulüne uygun arabuluculuk faaliyetinin yürütüldüğünden bahsedilemeyeceği, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.