Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/8569

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/284
03.12.2024
5 İlgili Madde
⚖️
AI Analizi

Standart Uygulama Kararı

Yerleşik İçtihat

"Karar, alacağın temliki halinde alacaklı sıfatının yeni hak sahibine geçmesi ve eski alacaklının davada taraf ehliyetini (pasif husumet) kaybetmesine ilişkin yerleşik usul hukuku kurallarını uygulayan rutin bir onama kararıdır. Hukuki bir boşluğu doldurmamakta veya yeni bir içtihat oluşturmamaktadır."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Davacı, kefil olduğu kredi sözleşmesinde iradesinin sakatlandığını iddia ederek sözleşmenin iptalini talep etmiştir. Davalı banka, dava konusu alacağın dava tarihinden önce üçüncü bir kişiye temlik edildiğini belirterek husumet itirazında bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, alacağın temlik edilmiş olması nedeniyle bankanın pasif husumet ehliyetinin bulunmadığına karar vererek davanın usulden reddine hükmetmiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/284 E.  ,  2024/8569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/782 Esas, 2023/741 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2021/343 E., 2022/162 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka ile dava dışı ... arasında yapılan 682.475,00 TL'lik genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu ve kredi sözleşmesine ipotek vermek için imza attığını ancak dava dışı kredi kullanan kişi ve banka tarafından davacının aldatılarak ipotek adı altında kefalet sözleşmesi imzalattıklarını, söz konusu kredi sözleşmesinin müvekkiline gösterilmediğini, davacının ilkokul mezunu olduğunu, kefil olma ve rehin verme arasındaki farkı bilmediğini, müvekkiline banka çalışanlarının yeterli bilgi ve açıklamada bulunmadıklarını, müvekkilinin sözleşmede kendisi dışında ikinci bir kefilin bulunmasına güvenerek sözleşmeye dahil olduğunu, ancak kefalette eşin rızasının hükümsüz olması nedeniyle dava dışı ikinci kefil olan ...'nın kefaletinin geçersiz olduğunu, tüm borcun davacıya yükletilmeye çalışıldığını, kredi kullanan ve banka çalışanlarının usulsüzlük yaptığını, davacının iradesinin sakatlandığını ileri sürerek davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanan, kefalet sözleşmesinin iptali ile sözleşmeden kaynaklı işlemlerin geçmişe etkili olarak kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı ... arasında kredi imzalandığını, davacı ve ...'nın kefil olduklarını, adı geçenlere ait gayrimenkuller üzerine söz konusu alacağın teminatını oluşturmak üzere banka lehine ipotek tesis edildiğini, kredi borçlusu tarafından kredinin vadesinde ödenmemesi üzerine başlatılan icra takipleri neticesinde kredi borçlusu adına kayıtlı ve bankaca ipotekli iki adet konutun icradan satışı yapılarak tahsilat sağlandığı, alacağın tamamı tahsil edilemediğinden, kefillere ait gayrimenkullerin satışı işlemlerine başlanıldığını, davacı kefilin amcası ... tarafından ...'ın tüm borçlarının ödenerek "Alacağın Temliki" talebinde bulunulduğunu, ...'a kullandırılan krediden kaynaklanan 07.12.2020 tarihli alacağın temlik sözleşmesi kapsamında ...'ya temlik edildiğini, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkili banka ile taraflar arasında kefalet ilişkisinin artık bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince davalı banka vekilinin husumet itirazı değerlendirilmeden davanın esastan reddine karar verildiği, 07.12.2020 tarihli alacak temlik sözleşmesi ve davalı vekili beyanından dava konusu alacağın dava tarihinden önce dava dışı ...' ya temlik edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davalı bankanın taraf ehliyeti (pasif husumet) bulunmadığından açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kefalet sözleşmesinin iptali istemine ilişkin açılmış olup uyuşmazlık alacağı temlik eden davalı bankanın davada taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 427,60 TL temyiz ilam harcı ile 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının HMK'nun 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

114

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Dava şartları

MADDE 114- (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması...

355

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - İncelemenin kapsamı

MADDE 355- (1) İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkeme...

369

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Temyiz incelemesi ve duruşma

MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gör...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

husumet itirazı alacağın temliki kefalet sözleşmesi pasif husumet yokluğu taraf ehliyeti 6100_114 6100_355 6100_369 6100_370 6100_371