11. Hukuk Dairesi 2024/489 E. , 2024/8571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI :2022/1398 Esas, 2023/2390 Karar
HÜKÜM :Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI :2020/412 E., 2022/439 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tarımsal sulama sistemlerinden ihtiyaç duyulan ekipmanların üretimi ve piyasaya arzı konusunda uzun yıllardır faaliyet göstermekte olduğunu, gerek sektörü getirdiği çözüm odaklı yenilikçi anlayış gerekse müşteri kesiminde oluşturduğu kalite ve güven algısı ile rakiplerinden sıyrıldığını, davalı firmanın kendi adına tescilli faydalı modele müvekkilce tecavüz edildiği iddiası ile delil tespiti talep ettiğini, davaya konu olan faydalı modelin sulama sistemlerinde kullanılan vananın bir bütün halinde tek parça üretilmesine ilişkin olduğunu, davaya konu faydalı model tekniğinin bilinen durumuna bir yenilik getirmediğini, davalının 2016/20476 sayılı faydalı modelin sahibi olduğu, anılan faydalı modele dayanarak müvekkili aleyhinde delil tespiti yaptırıldığı, ancak faydalı modelin konusunun yeni olmadığı, bu hususta 2014/11497, 2014/06543, 2013/15125 sayılı faydalı modeller ve 2013/00815 sayılı tasarım tescilinin iddialarını ispatlar nitelikte olduğu ileri sürülerek dava konusu faydalı modelin hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin faydalı modelinin davacı delilleri karşısında yeni olduğunu, davanın kötü niyetle ikame edildiği savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu faydalı modelin yenilik vasfına sahip olmadığı, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu şeklinde görüş bildirildiği, alınan raporların birbiriyle birebir uyumlu oldukları ve denetime açık, gerekçesi ile sonucu itibariyle dosya kapsamına uygun oldukları, dava konusu faydalı modelin yenilik kriterini taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; davalı adına tescilli 2016/20476 başvuru numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğüne sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmalık, davalı faydalı modelinin yeni ve ayırt edici olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları ile142, 144 ve 145 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, davalı adına tescilli TR 2016 20476 Y sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince dava konusu faydalı modelin yenilik kriterini taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararda usul ve esas yönden aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
6769 sayılı Kanun'un 145 inci maddesi yollamasıyla faydalı modellerde uygulanması gereken "Korumanın kapsamı" kenar başlıklı aynı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü ile patentin sağladığı koruma kapsamının istemlerle belirleneceği, istemlerin yorumlanmasında ise tarifname ve resimlerin kullanılacağı, aynı maddenin ikinci fıkrası ile istemlerin, kullanılan kelimelerin verdiği anlamla sınırlı olarak yorumlanamayacağı, aynı maddenin beşinci fıkrası ile de bir unsurun, aynı işlevi görüp bu işlevi aynı şekilde gerçekleştiriyor ve aynı sonucu ortaya çıkarması halinde genel olarak istemlerde talep edilen unsurun eş değeri olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Buna göre bir unsur, istemlerde talep edilen unsur ile aynı işlevi farklı şekilde gerçekleştirip aynı sonuca varması halinde eş değer kabul edilemez. Diğer bir ifade ile aynı teknik sorunu farklı yöntemle çözen unsur ilgili istem karşısında yeni sayılmak durumundadır.
Somut olaya gelindiğinde ise dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları birbirini doğrulamakta ve her iki raporda da davalı adına tescilli dava konusu TR 2016 20476 Y sayılı faydalı modelin, önceki tescilli TR 2014 11497 Y sayılı faydalı model karşısında yeni olmadığı belirtilmiş ise de bilirkişi raporlarında sadece yenilik kırıcı faydalı model ile dava konusu faydalı model istemleri karşılaştırılmış olup istemlerin ne şekilde yorumlanacağı hususunda tarifnameler dikkate alınmamıştır.
Oysa, hükümsüzlük istenen faydalı modelin 1 numaralı isteminde belirtilen tarımsal ürün yetiştiriciliğinde kullanılan sulama sistemlerinde bulunan sulama borularına su akışına izin veren ya da kesen klapeli vana hususu tarifnamede tarımsal ürün yetişticiliğinde, yetiştirilen ürünlerin sulama işlemini gerçekleştiren sulama borularına irtibatlandırılarak, su akışını kumanda kolunun çevrilmesi ile birlikte açıp kapatan buluşa konu yekpare yapıda gövdeye sahip klapeli vana şeklinde tarif edilmiştir. Yenilik kırıcı olarak dikkate alınan faydalı modelin 1 numaralı isteminde belirtilen sulama hatlarında kullanılan klapeli vana hususu ise tarifnamede geliştirilen sulama hat vanasında su akışının aşağı-yukarı yönlü olarak çalışan plastik klape ile sağlandığı belirtilmiş olup yukarıda belirtildiği üzere her iki faydalı modelin karşılaşılan teknik soruna farklı yöntemle çözüm getirdiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bilirkişi raporlarında anılan husus açıklattırılmak üzere ek rapor alınması ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.12.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle sayın çoğunluğun kararına muhalifim.