Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/8579

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/836
03.12.2024
5 İlgili Madde
🌟
AI Analizi

Önemli Emsal İçtihat

Yol Gösterici Karar

"Karar, marka hukukunda 'kötü niyet' kavramının ve önceki hükümsüzlük kararlarının sonuçlarından kaçınma çabalarının nasıl değerlendirileceğine dair somut ve yol gösterici bir içtihat oluşturmaktadır."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Davalının, daha önce hükümsüzlüğüne karar verilen markasının başına davacıya ait tanınmış markanın ayırt edici unsurunu ekleyerek yaptığı yeni marka başvurusunun, kötü niyetli olduğu ve iltibas yarattığı gerekçesiyle iptaline ve sicilden terkinine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/836 E.  ,  2024/8579 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1638 Esas,2023/1481Karar HÜKÜM :Esas hakkında yeniden hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/104 E.,2021/7 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;davalı tarafın 25. sınıf için yapılan 2019/1357 numaralı, "..." ibareli marka başvurusuna; müvekkiline ait "X" "..." ve "..." ibareli markalarına dayanarak itiraz edildiğini, davalı TÜRKPATENT'in Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 04.03.2020 tarihli 2020-M-1608 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davalının bundan önceki 2015/11627 sayılı "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazın kabul edildiğini ve YİDK tarafından kısmen reddedilmiş olduğunu, akabinde açılan davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemesinin 2016/230 E. 2017/517 K. sayılı kararı ile söz konusu markanın hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verildiğini, davalının belirtilmiş olan “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi ile birlikte bu markasını, müvekkilinin markası olan "..." markasında belirleyici bir unsur/sembol olan “X” ibaresi ile de iltibas oluşturacak şekilde, başına müvekkilinin markasını da ekleyerek “...” olarak almaya çalıştığını, bunun kötü niyetin açık göstergesi olduğunu, “...” markasının TÜRKPATENT nezdinde 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 35. sınıflarda tescilli olup, aynı zamanda TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka olarak tespit edildiğini, tanınmış markaların sadece tescilli olduğu sınıflarda değil, tüm sınıflar bakımından kanun koyucu tarafından koruma altına alınmış olduğunu, “...” kelimesinin gerek Türkçe gerek yabancı dillerde herhangi bir anlam ifade etmemekte olup, müvekkilinin “...”, “floshop”, “... shoe store” ibareli markaları ile de aynilik derecesinde büyük bir benzerlik taşıdığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 04/03/2020 tarih ve 2020/M-1608 sayılı kararının iptaline, 2019/13570 sayılı "..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından tescil ettirilen "..." markası ile davacı tarafça tescil ettirilen markaların aralarında benzerlik ve iltibas olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili davalıya ait markanın "iç ve dış giyim, eşarp vb. giyim ürünleri"ni kapsadığını, davacının ise ayakkabı markası olarak tanınmış bir marka olduğunu, davacı ile aynı alanda faaliyet göstermeyen müvekkili davalının, davacının tanınırlığından yararlanmak istemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/230 E.- 2017/517 K. sayılı kararının istinaf incelemesinde olup kesinleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu marka ile davacı markaları arasındaki farklılığın, dava konusu emtia bakımından tüketici tarafından kolaylıkla algılanabilecek durumda olması nedeniyle dava konusu markanın davacıya ait bilinirliği olan markanın itibarından haksız yarar sağlayabileceğinin düşünülemeyeceği, davalının davacı markasının bilinirliğinden istifade etmek suretiyle markanın itibarına zarar verme, ayırt edici karakterini zedeleme gibi hususların mümkün olmadığı, davacıya ait ticaret unvanının kılavuz unsurunun “...” ibaresi olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6/1 bendi kapsamında, dava konusu “...” markası ile davacıya ait “...” ibarelerini içeren markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığından ve davacının “...” kılavuz unsurlu ticaret unvanı ile dava konusu marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığından, davacının 6769 sayılı Kanun'un
6/6 maddesi kapsamında yapmış olduğu itirazın da yerinde olmadığı, dosya kapsamından davacının kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ...'ın marka tescil başvurusu “...” ibareli olup, bu başvuruya karşı davacı tarafından hem "X" hem de "..." asıl unsurlu markaları gerekçe gösterilmek suretiyle itiraz edildiği, davalının marka tescil başvurusu 25. sınıf iç-dış giysiler, ayak giysileri, baş giysileri mallarında yapılmış olup, bu malların davacının gerek "X" gerekse de "..." asıl unsurlu markalarının kapsamındaki mallar ile aynı olduğu, dolayısıyla iltibas ihtimalinin ilk koşulu olan emtia benzerliği koşulu somut uyuşmazlıkta sağlandığı, ibareler yönünden yapılan incelemede ise her ne kadar kural olarak ibarelerin parçalara bölünerek değil, bir bütün halinde incelenmesi gerekli ise de somut olayın özellikleri bu kurala bir istisna teşkil ettiği, zira davalı ...'ın marka tescil başvurusu “...” ibareli olup, davalının daha önce 11.02.2015 tarihinde aynı sınıf mallar için yaptığı 2015/11627 numaralı “...” ibareli marka tescil başvurusu da, davacının "..." asıl unsurlu markaları ile benzer görüldüğü ve Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.12.2017 tarih ve 2016/230 E., 2017/517 K. sayılı kararı ile hükümsüz kılındığı, bu karar derecattan da geçmek suretiyle kesinleştiği, davalı bu kez önceki başvurusunun başına, davacıya ait olduğunu bildiği "X", "..." ibareli tanınmış markalarının baskın unsuru olan "X" harfini ekleyerek, anılan mahkeme kararının istinaf incelemesine ilişkin Dairenin 26.12.2019 tarih ve 2018/1807 E., 2019/1356 K. sayılı kararından önce, 12.02.2019 tarihinde “...” ibareli işbu dava konusu marka tescil başvurusunu yaptığı, dolayısıyla davalının anılan marka tescil başvurusu, Dairece davacının gerek "..." gerekse de "X" asıl unsurlu itiraza dayanak markaları ile benzer görüldüğü, ayrıca davalının daha önce davacının "..." asıl unsurlu markaları ile benzer olduğuna dair mahkeme kararı bulunan “...” ibaresinin başına, yine davacıya ait olduğunu bildiği "X" ibaresini ekleyerek “...” ibareli marka tescil başvurusunda bulunmak suretiyle tescil ile sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde, başkasının markasından haksız olarak yararlanmak ve önceki hükümsüzlük kararının sonuçlarından kurtulmak amacıyla kötü niyetle hareket ettiği sonucuna varıldığı, bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile TÜRKPATENT'in 04.03.2020 tarih ve 2020/M-1608 sayılı YİDK kararının iptaline, davalının 2019/13570 sayılı "..." ibareli markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, karar davalı vekili ile davalı Kurum vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6/1 ve 6/6. maddeleri 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

6

SINAİ MÜLKİYET KANUNU - Marka tescilinde nispi ret nedenleri

MADDE 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile ayn...

369

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Temyiz incelemesi ve duruşma

MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gör...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

372

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Yargıtay kararlarının tebliği

MADDE 372- (1) Yargıtayın bozma kararları ile onama kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara te...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

Marka Hükümsüzlüğü Kötü Niyet İltibas Tanınmış Marka YİDK Kararının İptali 6769_6 6100_369 6100_370 6100_371 6100_372