11. Hukuk Dairesi 2024/384 E. , 2024/8583 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1771 Esas, 2023/1179 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/16 E., 2019/298 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Dijital Baskılı Strafor Paneli" adlı genellikle duvar ürünü olarak kullanılan buluşun sahibi olduğunu, müvekkilinin 30.09.2013-01.04.2014 tarihlerinde ortağı olduğu ... Otomotiv İnş. Kimyevi Maddeler San ve Tic. Ltd. Şti. adına "Dijital Baskılı Strafor Paneli" adlı buluşuna patent alabilmek amacıyla Türk Patent Enstitüsü-Patent Dairesi Başkanlığı'na 06.12.2013 tarihinde, 2013/14358 başvuru numarası ve 2013-G-421927 evrak numarasıyla başvuru yaptığını, başvuru yaptığı tarihlerde davalı şirketin hissedarı olan müvekkilinin, buluşunun patentini davalı şirket adına kaydettirdiğini, müvekkilinin "Dijital Baskılı Strafor Paneli" adlı buluşuna Türk Patent Enstitüsü'nden patent alabilmek için gerekli başvuruyu yaptığını ve davalı şirkete hissedar olması hasebiyle buluşun patentini davalı şirket üzerine aldığını, yapılan patent başvurusundan takribi 4 ay sonra davalı şirket hisselerini devretmesi için müvekkiline çeşitli baskılar yaptığını ve bu baskılara dayanamayan müvekkilinin 80.000,00 TL değerindeki şirket hissesini, davalı şirket sahibi ...'a 01.04.2014 tarihinde devrettiğini, müvekkilinin davalı şirket şirkete hisselerini devrettikten sonra söz konusu şirketle herhangi bir hukuki bağı kalmamasına rağmen patentin hak sahipliğinin geri alınması adına taraflar arasında hiçbir anlaşma veya sözleşme tanzim edilmediğini, Türk Patent Enstitüsü'ne dava konusu buluşun patenti için başvuru yapıldıktan sonra "Dijital Baskılı Strafor Paneli" nin tescilinin 23.06.2016 tarihinde yapıldığını, dava konusu buluşun patenti alındıktan sonra davalı şirketin müvekkiline ait icadı kullandığını ve halen de kullanmaya devam ettiğini, dolayısıyla davalının patenti gasp ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu buluşun kullanımının durdurulmasına ve önlenmesine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 111/1 inci maddesi uyarınca patentin davacı müvekkiline devrine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kuruluş aşamasında %60 ..., %40 ... ortaklığı şeklinde kurulduğunu, müvekkili şirketin kurucu ortağı olan davacının aynı zamanda sorumlu müdür tayin edildiğini, davacının o esnada müvekkili şirket ortağı olduğundan ürünlerle alakalı olarak tüm patent başvuru ve belgelendirme harcamalarını şirket bünyesinde, müvekkili şirket imkanlarıyla yaptığını, tüm ücretleri müvekkili şirketin yatırdığını, yine patent başvurusunu da müvekkili şirket adına yaptığını, zira buluşun müvekkili şirkete ait olduğunu, davacının, müvekkili şirket sorumlu müdürü olarak işlemleri gerçekleştirirken müvekkili şirketten habersiz buluş sahibi olarak kendi adını yazdırdığını, davacının icadı nasıl bulduğunu ve ürettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının ilerleyen süreçte şirket ortaklığından ayrıldığını ve tüm hak ve alacaklarını alarak müvekkili şirketi ibra ettiğini, bu noktada davacıya tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, davacı tarafından açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı, davaya konu olan patentin buluş sahibi olarak kayıtlıysa da, patentin davalı şirket adına tescil edilmesine muvafakat ettiği, kendisinin aldatıldığı, hataya düşürüldüğü veya hile yoluyla iradesinin sakatlandığına dair bir iddiasının bulunmadığı, aksine davacı taraf patentin davalı şirket adına tescili için kendisinin başvuru yaptığını beyan ettiği, bu nedenle patentin gaspından söz edilemeyeceği, şirket ortaklığından ayrılmasının ve patent tescil belgesinde buluş sahibi olarak yer almasının patentin davacıya iade edilmesini gerektirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davalı şirketin 30.09.2013 tarihinde kurulduğu, kurucu ortaklarının ... ve ... olduğu, şirket hissedarlarından ...'ın şirkette mevcut hissesinin Kadıköy 22. Noterliğinin 01.04.2014 tarihinde tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile şirket ortaklarından ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, TR2013 14358 B nolu patentin 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (551 sayılı KHK) uyarınca 06.12.2013 tarihinden itibaren 7 yıl süre ile incelemesiz olarak verildiği, patent sahibinin ... Otomotiv İnş. İz. Kim. San. ve Tic. Ltd. Şti., buluşu yapanın ..., buluş başlığının Dijital Baskılı Strafor Paneli olduğu, TÜRKPATENT kayıtlarına göre buluş sahibi davacı ise de patentin davalı şirket adına tescil edildiği, davacı tarafından tescil işlemi yapılırken kendisinin hataya düşürüldüğü, iradesinin sakatlandığına dair bir beyanın bulunmadığı, şirket ortaklığından ayrılmasının patent tescil belgesinde buluş sahibi olarak yer almasının patentin davacıya iadesi sonucunu doğurmayacağından dava subut bulmadığından mahkemece davanın reddine dair verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu buluşun kullanımının durdurulmasını, önlenmesini ve patentin davacı müvekkile devrine karar verilmesini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 111/1 inci maddesi ile 148/4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.