Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/8584

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/348
03.12.2024
4 İlgili Madde
⚖️
AI Analizi

Standart Uygulama Kararı

Yerleşik İçtihat

"Karar, haksız rekabetin somut olaydaki unsurlarını değerlendiren yerleşik içtihatlara uygun bir onama kararıdır; yeni bir hukuki boşluğu doldurmamakta veya içtihat değişikliği yaratmamaktadır."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Eski çalışanın, işverenin imkanlarını ve ticari sırlarını kullanarak kendi adına maden ruhsatı alması ve işverenin ihalesini engellemeye çalışması eyleminin 6102 sayılı TTK kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğine ve tazminat sorumluluğuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/348 E.  ,  2024/8584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1123 Esas, 2023/1265 Karar HÜKÜM : Esas hakkında yeniden hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/482 E., 2021/250 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde: müvekkilinin davalı şirketin kuruluşundan daha önce maden, jeotermal ve doğan mineralli sular alanında faaliyetlerde bulunan birisi olduğunu, davalı şirketin ...’e ihtarname keşide ederek müvekkilinin azınlık hissedarı ve SGK kayıtlı çalışanı olduğu dönemde ruhsat sahasıyla ilgili olarak sahtekârlıkla ve bilgi çalmakla suçladığını, bunun üzerine ...’in müvekkilinin ruhsatıyla ilgili işlem yapılması için Bolu İl Özel İdaresine yazı yazdığını, oysa müvekkilinin ruhsatının davalı şirketin faaliyet alanı olan madencilikle ilgili olmadığını, davalı şirket adına alınması gerekirken müvekkili adına alınan bir ruhsat söz konusu olmadığını, müvekkilinin şirket adına başvuru yapması gerekirken kendi adına ruhsat başvuru yapmasının aralarındaki protokole aykırı olduğunu iddia ettiğini, savcılığa güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve haksız rekabetten suç duyurusunda bulunduğunu, oysa protokolün kendi adına yürüttüğü faaliyetlerden vazgeçmesine ilişkin bir hüküm içermediğini, faaliyet alanı itibariyle jeotermal kaynaklarla ilgili faaliyette bulunması mümkün olmayan davalının müvekkilinin jeotermal kaynakla ilgili ruhsatının iptalini sağlamaya yönelik eylemleriyle müvekkilinin ruhsatlı sahasını ele geçirmeye çalıştığını, dürüstlük kurallarına aykırı davranan davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin 4.000.000,00 USD’ye mal olacak yatırımını engelleyen davalının dolar kurunun artması nedeniyle yatırımın maliyetinin artmasına sebebiyet verdiğini, maddi zarar yanında keşide ettiği ihtarlar ve suç duyurusuyla kişilik haklarına da zarar verdiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tespiti ile 500.000,00 TL manevi tazminat ile belirsiz alacak davası olarak 2.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep talep etmiştir. 2.Davalı-karşı davacı dava dilekçesinde; davacının müvekkilinin hissedarı ve grup şirketlerinde personel olarak 2015-2017 yılları arasında yetkili olarak çalıştığını, müvekkiline değerli maden sahaları kazandırma görevi üstlendiğini, bu süreçte masrafı müvekkilince karşılanmak üzere keşif turları yaptığını, ancak bu sahaları müvekkili adına değil kendi adına aldığını, bunu da müvekkili şirketin parasını, itibarını, kaynaklarını kullanarak yaptığını, müvekkilinin ise bu fiilleri tespit ederek yasal yollara başvurduğunu, müvekkili şirketin iştigal konusunun jeotermali de kapsadığını, davacı-karşı davalının sadece arama ruhsatı bulunduğunu, işletme ruhsatı bulunmadığından zararının oluşmadığını, davacı-karşı davalıya hizmeti karşılığında 28.07.2015-12.12.2016 tarihleri arasında toplam 351.236,60 TL ödeme yapıldığını, 02.11.2015 tarihinde bila bedel %10 hisse verildiğini, 05.04.2016 tarihinde sigortalı personel statüsüne geçirildiğini, davacı-karşı davalının yetkilendirmesiyle 29.09.2015 tarihinde dava dışı danışmanlık şirketine dava konusu maden sahasına ilişkin olarak ihale başvurusu için talimat verdiğini, davacı-karşı davalının görevini ihmal edip yerine getirmemesi nedeniyle 31.01.2017 tarihinde SGK ilişkisinin kesildiğini, 05.06.2017 tarihinde ise hisselerin davacı tarafından iade edildiğini, 14.11.2017 tarihinde müvekkilinin düzenlenen ihaleyi aldığını, ruhsatlandırma ile ilgili işlemlere başlandığını, müvekkilinin ihaleden almayı hedeflediği sahada davacı-karşı davalının karbondioksit üretimi yapmak için kendi nam ve hesabına ruhsat aldığını, müvekkilinin yatırımına engel olduğunu, başvurusunun 2016 yılı sonu 2017 yılı başına rastladığını, 06.09.2017 tarihinde ise müvekkili sahasının ihale listesinden çıkartılmasını talep ettiğini, Kasım 2017’de müvekkiline verilen ihalenin iptali için dava açtığını, davacının müvekkiline sunduğu raporda dava konusu sahadan çıkartılacak gazın jeotermal kökenli olmadığını bildirdiğini, müvekkilinin karbondioksit sahasında jeotermal ruhsatı alarak müvekkilinin ruhsatının iptali için İdare Mahkemesine başvurduğunu, davacı-karşı davalının haksız rekabet kurallarını ihlal ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, men’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 150.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabet tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yasal haklarını kullandığını, haksız rekabet şartlarının bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddini istemiştir. 2.Davacı-karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada, tarafların arama ruhsatına sahip olduğu, ruhsata istinaden arama alanlarının bir kısmının çakıştığı, davalı şirketin, arama yapmak istediği sahaya yönelik davacı tarafından açılan dava sebebi ile ruhsat alma hakkı olmasına rağmen ruhsatı alamadığı, davalı şirketin, bu kapsamda Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğüne ve Bolu İl Özel İdaresine yaptığı başvuruların "hak arama" özgürlüğünün sınırları dahilinde olduğu, kendisini ilgilendiren ihaleye karşı yasal hakkının kullanılması kapsamında kaldığı; karşı dava yönünden ise, bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, SGK kayıtlarına göre davacının, davalı/karşı davacı şirkete sigorta girişinin 05.04.2016, çıkışının ise 31.01.2017 olduğu, davacının henüz sigorta girişi yapılmadan önce davalı şirketin ortağı ile protokol yaptığı, davalı şirket kayıtlarına göre bu protokolün düzenlenmesinden önce, 31.08.2015 tarihinde davalı şirket tarafından davacıya "masraf" adı altında bir çok kalemde para gönderilmeye başlandığı, buna göre taraflar arasındaki ilişkinin ruhsat başvuru tarihinden önce olduğu, tanık beyanlarında da belirtildiği üzere, davacının koordinatları gönderip, davalı-karşı davacı ... Madencilik A.Ş. adına ihaleye çıkartılması için talepte bulunduğu, başvurunun davalı şirket adına yapıldığı, taraflar arasında fikir ayrılığı olduktan sonra davacının, ihale yapılıp ... Madencilik A.Ş. üzerine kaldıktan sonra Jeotermal işi için müracaatta bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55/c-1 maddesinde, "başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirme veya başkalarına bildirme" eyleminin haksız rekabet olarak düzenlendiği, buna göre davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacı şirkette çalışırken, onun adına ruhsat alınması çalışmaları sırasında, davalı şirketin maddi imkanlarını da kullanarak elde ettiği bilgi ve birikimi kullanarak, kendi adına ruhsat alması eyleminin haksız rekabet olarak kabul edildiği, davalı şirketin ihaleyi kazanması üzerine, davacının davalı ile haksız rekabete girdiği, açtığı dava ile ihalenin iptaline çabaladığı, davacının açtığı dava sebebi ile davalıya arama ru
hsatının tahsis edilmediği, böylelikle davalı karşı davacının maddi zararının oluştuğu, madenlerden hangisinin aranacağı ve ne miktar cevher çıkacağı belli olmadığından ve davacının haksız rekabeti dolayısı ile davalının zararının hesaplanamadığından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50/2. maddesine göre olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak 80.000,00 TL olduğu kanaati varıldığı, haksız rekabet sebebiyle davalı/karşı davacı manevi zarara da uğradığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davada karşı davalının 6102 sayılı Kanun'un 55/1-c maddesinde düzenlenen "başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak" sureti ile haksız rekabetinin tespitine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın ruhsat tarihi olan 22.05.2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasındaki iş ilişkisinin 31.08.2015 tarihinde başladığı, davacı-karşı davalının 12.11.2015 tarihinde davalı-karşı davacı şirketin hissedarı, 05.04.2016-31.01.2017 tarihleri arasında ise SGK'lı çalışanı olduğu, davacı-karşı davalı ...'ın davalı-karşı davacı ... Madencilik A.Ş.'nin Bolu-Merkez-Yuva Köy'deki karbondiyoksit ruhsat sahası ile ilgili çalışmaları yürüttüğü, bu alanla ilgili etüd çalışmalarını yaptığı ve bir rapor hazırlayarak ... Madencilik A.Ş.'ye sunduğu, hazırlanan raporda alanda sondaj işlemi yapıldığının ve karbondiyoksit gazının tespit edildiğinin bildirildiği, davacı-karşı davalı ...'ın, tanık Cansu Uluocak'ın yeminli beyanına göre bu alanla ilgili ihale evraklarının hazırlanması için koordinatları göndererek aracı ... Madencilik Mühendislik Ltd. Şti.'ye talimat da vermiş olduğu, ... şirketten ayrıldıktan sonra ruhsat için ihalenin yapıldığı ve ... Madencilik A.Ş. üzerinde kaldığı, ancak daha sonraki süreçte ...'ın İdare Mahkemesinde söz konusu ihalenin iptali için dava açması üzerine davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacı şirket adına arama ruhsatı çalışmalarını yürüttüğü alanı kapsar şekilde kendi adına da Bolu İl Özel İdaresinden ruhsat başvurusu yaptığının ortaya çıktığı, davacı-karşı davalının böylece çalıştığı süre içerisinde davalı-karşı davacı şirketin imkanları ile elde ettiği bilgileri kendi menfaatleri doğrultusunda kullanarak kendi adına ruhsat başvurusunda bulunduğu, ... Madencilik A.Ş.'nin ruhsat ihalesini kazanması üzerine de ihaleyi iptal ettirmeye yönelik girişimlerde bulunduğu, davacı-karşı davalının bu şekilde haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğu, karşı davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın taraflar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyette görülmesi nedeniyle verildiği; İdare Mahkemesince karşı davacı şirketin ihalesi iptal edilmiş ise de, Danıştay kararı ile söz konusu karar bozularak ihalenin iptali talebiyle açılan davanın reddedildiği; öte yandan, davalı-karşı davacı ... Madencilik A.Ş. tazminatın düşük takdir edildiğini ileri sürmüş ise de, dosya arasında bulunan Danıştay kararına göre her iki ruhsatın da arama ruhsatı olduğu, bu aşamada bir kaynağın/cevherin varlığından söz edilemeyeceği, ayrıca arama ruhsatının sonucu da belli olmadığından ... Madencilik A.Ş.'nin yaptığı masrafların karşılıksız kalıp kalmayacağının da belirsiz olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi karşı davacı şirketin bu masrafları cevher çıkmama ihtimalini bilerek yaptığı, arama ruhsatı için yapılan masrafların yapılması gereken olağan masraflar olduğu, idari yargı sürecinde de ihalenin iptali talebiyle açılan davanın reddedilmiş olduğu, bu aşamada davalı-karşı davacı şirketin zararının tespiti mümkün olmadığından BK'nın 50. maddesi uyarınca maddi tazminat takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarının da hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddi gerektiği, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, ancak; asıl davada reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/3 üncü maddesi uyarınca isabetli olmadığı, bunun yanında, yukarıda belirtildiği gibi hem asıl, hem de karşı dava haksız rekabetin tespiti, men'i ve maddi ve manevi tazminat istemiyle açıldığı, bu durumda hükmedilecek vekalet ücretleri konusunda Yargıtay uygulaması, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat taleplerinin üç ayrı talep olarak değerlendirilmesi ve her bir talep için kabul ve reddedilen miktarlar gözetilerek ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu itibarla, ilk derece mahkemesince asıl davada reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden maktu vekalet ücretine, ayrıca asıl ve karşı dava yönündeki talepler yönünden de ayrı ayrı üç vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile, Karşı davalı ...'ın 6102 sayılı Kanun'un 55/1-c maddesinde düzenlenen "başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak" sureti ile haksız rekabetinin tespitine ve men'ine, karşı davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL'nin ruhsat tarihi olan 22.05.2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalı ...'dan alınarak karşı davacıya verilmesine, Karşı davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL'nin ruhsat tarihi olan 22.05.2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalı ...'dan alınarak karşı davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat; karşı dava ise haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 55/1-c maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

50

Türk Borçlar Kanunu - II. Zararın ve kusurun ispatı

MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak is...

369

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Temyiz incelemesi ve duruşma

MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gör...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

haksız rekabet ticari sır işçi sadakat borcu maddi ve manevi tazminat maden ruhsatı 6102_55 6098_50 6100_369 6100_370 6100_371