11. Hukuk Dairesi 2024/396 E. , 2024/8588 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1608 Esas,2023/1560 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/425 E., 2019/810 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... İnş. Taah. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını ve dava dışı şirkete krediler kullandırıldığını, davalıların söz konusu kredi sözleşmelerini müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredinin ödenmemesi üzerine Beşiktaş 17. Noterliği'nin 04.02.2016 tarihli ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borçların ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13950 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalıların takibe itirazları üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, bu takibin ilamsız olduğunu, anılan takipten önce davacı bankanın aynı borç için Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13150 E. sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başvurulduğunu, bu takibin ilamlı olduğunu, söz konusu ilamlı takibe karşı Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2016/598 E. sayılı menfi tespit davasının açıldığını, her iki takip için de geçerli olacak şekilde tüm iddia ve açıklamaların dosyaya sunulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince dava dışı ... İnşaat ..Ltd. Şti. ile davacı banka arasında 13.11.2012 ve 14.07.2015 tarihli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, her iki sözleşmeyi davalıların müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, 2012 tarihli sözleşmede eş muvafakatlarının alındığı bu nedenle kefaletlerin geçerli olduğu, 2015 tarihli sözleşmede ise ...’in eş muvafakatının bulunmadığı, kefaletin geçersiz olduğu ancak ...’in şirket ortağı olması nedeniyle kefaletinin geçerli olduğu, 2012 tarihli kredi sözleşmesi limitinin 2.500.000,00 TL olduğu, talep edilen alacak miktarının daha az olması nedeniyle ...’in de müteselsi
l kefil sıfatıyla talep edilen alacaktan sorumlu olduğu, dava konusu nakdi alacak yönünden davalıların haksız olarak itiraz ettikleri alacak miktarının; 52.310,20 TL asıl alacak, 32.647,48 TL işlemiş faiz ve 1.632,38 TL BSMV olmak üzere toplam 86.590,06 TL olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2016/13950 E. sayılı dosyasında davalılar tarafından ödeme emrine nakdi alacak yönünden yapılan itirazın 52.310,22 TL asıl alacak, 32.647,48 TL işlemiş faiz, 1.632,38 TL BSMV olmak üzere toplam 86.590,06 TL miktar üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, dava tarihinden sonra Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2016/13150 E. sayılı dosyasında yapılan tahsilatların infazda nazara alınmasına, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan 17.318,01 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.