Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/8592

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/782
03.12.2024
5 İlgili Madde
⚖️
AI Analizi

Standart Uygulama Kararı

Yerleşik İçtihat

"Karar, somut olayın özelliklerine göre yapılan bir değerlendirme sonucunda verilmiş olup, yerleşik içtihatlara aykırı bir yön barındırmamakta veya hukuki bir boşluğu doldurmamaktadır. Temyiz incelemesi sonucunda ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının yerinde görülerek onandığı, standart bir onama kararı niteliğindedir."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Davacı, 'FİT' ibareli markasının tanınmışlığına ve benzerliğine dayanarak davalının '... FİT ...' ibareli marka başvurusunun hükümsüzlüğünü ve YİDK kararının iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak iltibas (karıştırılma) tehlikesi bulunmadığı, 'Fit' ibaresinin gıda sektöründe ayırt ediciliğinin düşük olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin kararlarını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/782 E.  ,  2024/8592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1516 Esas, 2023/1517 Karar HÜKÜM : Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/330 E., 2019/25 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan redddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin ''FİT" ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını da arttırdığını, davacı markasının 29., 30., 32.sınıfta yer alan malları ile itiraz edilen markanın sınıf listesinde yer alan malların birebir aynı olduğunu, davalı tarafından başvurusu yapılan "... FİT ..." markasının davacının "FİT" ibareli markalan ile ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, markada yer alan ... ibaresinin ezilmiş fesleğen, sarımsak ile tuz, çam fıstığı, peynir ve zeytinyağ karışımından elde edilen bir sos olduğunu bu nedenle bu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davalı adına altı adet "..." ibareli marka bulunduğunu, bu nedenle ... ve ... ibarelerinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, itiraz edilen markanın esas unsurunun da davacıya ait markada olduğu gibi FİT kelimesi olduğunu, davaya konu olan markanın 30 ve 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde başvurusunun yapıldığını, 30.sınıfta yer alan malların birebir aynı olduğunu, 43. sınıfta yer alan hizmetlerin müvekkilinin tescilli diğer mal ve hizmetler yerine ikame edebilecek nitelikte olduğunu, davalı yanın tescil başvurusunun başından beri kötüniyetli olduğunu, TTK haksız rekabet hükümlerinde de aykırılık teşkil ettiğini, davalının, davacının tanınmışlığından haksız kazanç sağlayacağını ileri sürerek, davalı TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 19.07.2017 tarih ve 2017-M-5888 sayılı kararının iptaline, 2016/61828 sayı ile tescil başvurusu yapılan “... FİT ..." ibareli markanın tescili halinde başvuruda bulunulan 30. sınıfın tamamı ile 43.sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" bakımından hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin gıda sektörüne yönelik birçok tescilinin olduğunu, 1958 yılında faaliyete başladığını, davalı şirket markasında FİT ibaresinin esaslı unsur konumunda olmadığını, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, FİT ibaresinin kelime ve anlam olarak bir kişinin tekeline bırakılabilecek bir ibare olmadığını, markaların aynı sınıfta olmasına rağmen iştigal alanının farklı olduğunu, işletmeler arasında bağlantının kurulamayacağını, davalı şirketin Amerikan Little Ceasars Enterprises Inc. ile akdedilen franchise sözleşmesine istinaden ... ibaresini kullandığını, ... ibaresinin 1999 yılından beri kullanıldığını beyanla davanın reddini istemiştir. III.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davalının "... FİT ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "FİT" ibareli tescilli markalı mal/hizmeti satın almak/yararlamak isterken davalının "... FİT ..." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı KHK'nın 8/1.maddesi anlamında iltibasın bulunmadığı, YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu, iptal ve hükümsüzlük istemi yönünden ise taraf markaları arasında yukarıda belirtilen şekilde iltibas oluşmadığı gibi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesindeki tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretleri benzemediği gibi davalının marka başvurusunda davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin ve başvurunun davalı tarafça kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; “... FİT ...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Fit" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunun "Fit" ibaresi olmadığı, bu ibarenin öne çıkarılmadığı, "Fit" ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, buna göre taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği uyuşmazlık konusu gıda malları ve hizmetleri yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

353

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Duruşma yapılmadan verilecek kararlar

MADDE 353- (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahk...

369

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Temyiz incelemesi ve duruşma

MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gör...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

372

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Yargıtay kararlarının tebliği

MADDE 372- (1) Yargıtayın bozma kararları ile onama kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara te...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

marka hükümsüzlüğü iltibas YİDK kararı iptali marka benzerliği ayırt edicilik 6100_353 6100_369 6100_370 6100_371 6100_372 556_8