11. Hukuk Dairesi 2024/179 E. , 2024/8608 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1830 Esas, 2023/1229 Karar
HÜKÜM : Esastan ret; davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/525 E., 2019/1186 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 25.02.2014 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, davalının kira bedellerini ödemeyerek sözleşme hükümlerine aykırı davrandığından şirkete ihtarname keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesi, aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 5 gün içerisinde sözleşme konusu malların tesliminin ihtar edildiğini, ihtara rağmen süresi içerisinde şirketin borçlarını ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve finansal kiralama sözleşmesi gereğince mülkiyeti davacı şirkete ait olan finansal kiralama konusu malların davacıya aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve yetki itirazlarının olduğunu belirterek davacı tarafından sözleşmenin feshine ilişkin ihtarın taraflarına usulüne uygun tebliğ edilmediğini, sözleşmenin süresinin dolmadığını ve sözleşmeye aykırı bir durumun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmede yazılı taşınır malların, kiralayan davacı tarafından kiracı davalıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, finansal kiralama konusu malın mülkiyetinin 6361 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi gereğince kiralayan şirkete ait olduğu, kiracının sözleşme süresinde finansal kiralama konusu malın zilyedi olup malı sözleşmede öngörülen şart ve hükümlere göre özenle kullanmak zorunda olduğu, davalı tarafın kendisine tebliğ edilen ödeme planına göre kira borçlarını vadelerinde ödemediği ve temerrüde düştüğü, davacı tarafından ihtarname ile davalı şirkete finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan kiraların ödenmesi ve malların tesliminin ihtar edildiği, ihtara rağmen kira borcunun tamamının ödenmediği ve bu makinaların davacıya yediemin olarak teslimi için mahkemenin kararı ile ihtiyati tedbir kararı verildiği ve dava konusu makinaların aynen iadesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya sözleşme kapsamında teslim edilen belirtilen malların davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, dava konusu makinalar ile ilgili, mahkemece verilen ihtiyati tedbirin kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafça 22.03.2019 tarihinde bir kısım dava konusu malın davacı şirkete teslim edildiği, teslim edilen mallar yönünden davanın konusuz kaldığının istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü, ancak bu malların ihtiyati tedbir kararı gereği fiilen davacıya yargılama aşamasında teslim edilmesinin tedbir kararının infazı niteliğinde olduğu ve malları koruma amaçlı teslim alan davacı yönünden mal üzerinde serbestçe tasarruf olanağı sağlamadığı, tedbiren teslimin taraflar arasındaki dava konusu uyuşmazlığı sonuçlandıran nihai bir karar olmadığı, dolayısıyla davanın kısmen konusuz kaldığından söz etme olanağı bulunmadığı, bu nedenlerle mahkemece teslime dair nihai hüküm kurulmasında hukuka aykırılık söz konusu olmadığı, kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen malların sözleşmenin haklı feshi nedeniyle davacıya aynın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6361 sayılı Kanun'un 23, 31 ve 33 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.İlk derece mahkemesince 22.05.2015 tarihli karar ile dava konusu yapılan malların ihtiyati tedbir yoluyla davalıdan alınarak davacıya teslim edilmesine ve kararın bir örneğinin de İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmiş olduğu, davalı tarafından ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiği, Mahkemece 13.02.2018 tarihli duruşmada verdiği ara kararla itirazın reddine karar verildiği görülmekle birlikte dosya kapsamının incelenmesinden Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının 6100 sayılı Kanun'un 393 üncü maddesi değerlendirilerek uygulanmadığı anlaşılmıştır.
2.Anılan kanun maddesinde; "(1) İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar.(2) Tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir. Mahkeme, kararında belirtmek suretiyle, tedbirin uygulanmasında, yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir.(3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması için, gerekirse zor kullanılabilir. Zor kullanmak hususunda, bütün kolluk kuvvetleri ve köylerde muhtarlar, uygulamayı gerçekleştirecek memurun yazılı başvurusu üzerine, kendisine yardım etmek ve emirlerine uymakla yükümlüdürler.(4) İhtiyati tedbiri uygulayan memur, bir tutanak düzenler. Bu tutanakta, tedbir konusu ve bulunduğu yer gösterilir; tedbir konusu ile ilgili her türlü iddia bu tutanağa geçirilir. Tedbiri uygulayan memur, bu tutanağın bir örneğini tedbir sırasında hazır bulunmayan taraflara ve duruma göre üçüncü kişiye tebliğ eder." hükümleriyle ihtiyati tedbirin uygulanma şekli öngörülmüştür.
3.Yargılama sırasında davalı, 11.03.2019 tarihli dilekçe ekinde listelenen bir kısım malların davacıya iadesine hazır hale getirildiğini, teslim edilen mallar yönünden davanın konusuz kalması söz konusu olacağından teslim işlemleri yapılmak üzere süre verilmesini, teslim işleminden sonra dosyanın itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmak üzere bilirkişiye gönderilmesine karar verilmesini talep ederek bu malların teslim alınmasını istemiş ve yine davanın kabulü kararına yönelik istinaf başvuru dilekçesinde 22.03.2019 tarihinde bir kısım malların davacıya teslim edildiğini savunarak bu mallar yönünden davanın konusuz kaldığını ve buna göre karar verilmesini istemiştir.
4.Mahkemece davalı tarafından davacıya teslim edilen malların ihtiyati tedbir kapsamında teslim edildiğinin kabulüyle hüküm kurulmuşsa da yukarıda belirttiğimiz gibi ihtiyati tedbir kararı uygulanmamış olmakla teslim edilen mallar artık ihtiyati tedbir kapsamında değildir.
5.Davacı taraf ise, davalının istinaf başvurusuna yönelik cevap dilekçesinde sunduğu tutanak ile, bir kısım malları teslim aldığını ancak bu malların eksik ve hurda olduğunu belirtmiştir.
6.Bu durumda Mahkemece davalı tarafından yargılama aşamasında davacıya teslim edilen sözleşmeye konu malların hangileri olduğunun tam olarak tespiti yapılarak teslim edilen mallar yönünden konusu kalmayan davanın reddine, diğer mallar yönünden davacıya aynen iadesine karar verilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın yazılı gerekçeyle tüm mallar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.