11. Hukuk Dairesi 2023/5262 E. , 2024/8615 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1390 Esas, 2023/545 Karar
HÜKÜM : Husumetten red-kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/1077 E., 2022/279 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne davalı şirket yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden kabulüne davalı şirket yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin finans kredisi almak için kredi risk sigortası yaptırabilmek adına davalı ... şirketinin acentesi olan davalı ... Sigorta Acenteliği ile sigorta sözleşmesi imzalandığını, 3.250.000,00 euro maliyet ile 50.000.000,00 euroluk meblağın sigortalandığını, müvekkilinin davalı ... acentesine 3.250.000,00 euro ödeme yaptığını, müvekkilinin geçerli risk poliçeleri olmadığı için kredi alamadığını, yapılan ödemenin iadesinin davalı ... şirketinden istendiğini ancak iade edilmediğini, sigorta acentesinin acentelik ettiği sigorta şirketi adına faaliyet yürütmeye yetkili olduğunu, bu nedenle acente ile yapılmış sözleşmeler ve işlemlerin ana sigorta firmasını bağladığını, bu nedenle davalı ... şirketinin de sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin T.C. Devlet Bankalarının euro cinsi dövize uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki T.C Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığını, müvekkilinin yalnızca aracılık hizmetini sağladığını, ödenmiş olunan sigorta bedelinin geri iadesi şeklinde bir uygulamanın söz konusu olmadığını, ödemelerin sigorta şirketine yapıldığını belirterek davanın reddini ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu poliçenin sahte poliçe olduğunu, müvekkilinin kayıtlarında yer almadığını, müvekkilinin nam ve hesabına düzenlenmediğini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu poliçenin gerçekte var olmayan ... Sigorta isimli bir sigorta şirketi namına düzenlendiğini, davacı şirketin TTK 18/2 maddesi uyarınca basiretli bir tacirin göstermesi gereken özeni göstermediğini, davacının ağır kusuru bulunduğunu, poliçenin şekil olarak geçersiz olduğunu ve müvekkiline ait seri numaralı antetli kağıda basılmadığını, davalı acente hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, davalı acen
te tarafından başka kimselerin de aynı yöntemle dolandırıldığını, acente hakkında bir çok dava olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, düzenlenen poliçelere davalı acentenin davalı ... acentesi sıfatını gösterir şekilde kaşe ve imza attığı, ... Sigorta A.Ş'nin bu poliçelerden ve evraktan bir sorumluluğu ve ilgisinin olmadığı, poliçelerin Gifa Insurance firmasının evrakı olduğu, davacının davalı ... şirketinin acentesi olduğunu gösterir tarzda başka sigorta şirketinin evrakına kaşe ve imza atmasının 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 11.maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın 102.maddesine ve taraflar arasındaki acentelik sözleşmesine aykırı olduğu, davalı ...'ın ... Sigorta Acentesi kaşesi ile imzaladığı poliçeden ötürü ... Sigortanın herhangi bir sorumluluğunun doğmadığı, sigorta prim ödemelerinin bir kısmının davalı acente hesabına geldiği bu paranın bir miktarının dava dışı sigorta şirketine gönderildiği gerekçesi ile davanın davalı ... Sigorta Acenteliği yönünden ıslah edilen hali ile kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ve bakiye 15.055.776,21 TL'nin ıslah tarihi olan 05.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazla talebin reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından ödenen tüm miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... Sigorta Acenteliği yönünden kabulü ile 20.562.500,00 TL'nin 10.000,00 TL'lik kısmı yönünden dava tarihinden itibaren ve bakiye 20.552.500,00 TL'lik kısmı yönünden ıslah tarihi olan 05.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta poliçesinin geçersizliği sebebiyle ödenen primlerin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 11. maddesi
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 102.maddesine
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketine verilmesine,
aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.