11. Hukuk Dairesi 2024/526 E. , 2024/8623 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1373 Esas, 2023/1302 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/166 E., 2021/26 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “... sanat adına her şey 1969’dan günümüze” ibareli markası bulunduğunu, müvekkilinin uzun süredir bu markasını kullanmakta olduğunu ve büyük yatırım, emek ve çaba sarf ederek tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazandırdığını, ''Sanat adına her şey” ibaresinin slogan olarak ayırt edicilik içerdiğini ve müvekkilinin bu slogan ile özdeşleştirildiğini, söz konusu markanın tescil ettirilmeden önce uzun yıllar boyunca müvekkilinin babası ... tarafından kullanıldığını, kendisinin vefatının ardından yasal mirasçı olan müvekkili ... tarafından tescil ettirildiğini, davalının “sanat adına her şey” ibaresini işletmesine ait internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında kullandığını, davalının bu kullanımlarının müvekkilinin markasına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün önlenmesi ve men-ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "... Sanat Adına Her şey” şeklindeki kullanımların davacının markasına tecavüz oluşturmadığını, zira müvekkilinin kullanımındaki asli unsurun "...+şekil", davacının mesnet markasının asli unsurunun ise "..." ibarelerinden oluştuğunu, “sanat adına her şey” ibaresinin tali unsur olduğunu, davacı markasında yer alan tali unsurun müvekkili tarafından kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz etmediğini, davacının anılan ibareyi kullanım sonucu ayırt edici kıldığı iddiasının da yerinde olmadığını savunara davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı yanın tescilli markası ile davalı tarafın fiili kullanımının asli ve tali unsurlar göz önünde bulundurularak bütünsel bir bakış açısı ile karşılaştırıldığında esas unsurlarının farklı olduğu, ortak olan “sanat adına her şey” sloganının markalarda tali unsur konumunda bulunduğu, her iki tarafa ait markaların da özellikle sanatsal malzemelerin ve sanat eserlerin satışa sunulması sektöründe faaliyet gösterdiği nazara alındığında “sanat adına her şey” sloganının ilgili sektör bakımından ayırt edici gücünün, tanımlayıcılığa yakın düzeyde düşük bulunduğu, davacının “sanat adına her şey” ibareli sloganı yoğun kullanım neticesinde kendisi ile özdeşleştirerek ticari bir d
eğer haline getirdiğini ispatlayamadığı gibi bahse konu sloganın özgün de olmadığı, bu nedenlerle salt “sanat adına her şey” ibaresine bağlı benzerliğin markaların aynı iktisadi–idari kaynaktan geldiği algısını doğuramayacağı ve iltibas ihtimaline sebebiyet vermeyeceği, davalı tarafa ait dava konusu kullanımların, davacı yan tescilli markasından doğan hakları ihlal etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının "... sanat adına her şey" ibareli kullanımının, davacının 2018/99953 sayılı ve “... sanat adına her şey 1969’dan günümüze… www.ipekcicemal.com” ibareli tescilli markasına tecavüz oluşturmadığı, dava konusu markasal kullanımda ve davacı markasında ortak olarak yer alan ve taraflar arasında uyuşmazlığa neden olan slogan niteliğindeki "sanat adına her şey" ibaresinin gerek taraf markalarındaki konumu gerekse tüketici nezdinde bıraktığı izlenim dikkate alındığında tali unsur niteliğinde olduğu, "sanat adına her şey" ibaresinin tarafların markalarını kullandıkları sanatsal malzemelerin ve eserlerin satışa sunulması sektörü bakımından ayırt edici gücünün oldukça düşük olduğu, davacının slogan niteliğinde bulunan bahsi geçen ibareye ayırt edicilik kazandırdığını ispatlayamadığı gibi "sanat adına her şey" ibaresinin özgün bir slogan da olmadığı, taraf markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ve "..." ibareleri arasında bir benzerlik bulunmadığı, davalının dava konusu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, men'i, maddi-manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.