11. Hukuk Dairesi 2024/842 E. , 2024/8811 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1532 Esas, 2023/1389 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/165 E., 2021/248 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/43134 sayılı ve "seri" ibareli başvurusunun, davalı Şirketin itirazı üzerine nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile davalı Şirket'e ait 2014/9029, 2016/68641 sayılı "... ,"... deniz taylan deniz doğan" ibareli markalar arasında iltibas bulunmadığını, müvekkilinin "seri" ibareli, 2016/50534 sayılı markası nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, davalının redde mesnet markalarının uyuşmazlık konusu 16 ncı sınıf mallarda kullanmadığını YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak , davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; faaliyetlerinde kullandığı markayı dava dışı ortağından devir aldığını, markalarının Gaziantep ili sınırı içerisinde tanınmış olduğunu, ''seri'' ibaresini kurulduğu yıldan beri ticaret unvanının özü olarak kullandığını, ''seri'' ibaresinin markaların esas unsuru olduğunu, markaların benzer olduğunu, müvekkilinin markalarının tescil tarihinden 2011 den önce de kullandığını, 16 ncı ve 41 inci sınıf hizmetlerin benzer emtialar olduğunu, davacının müktesep hak iddiasında bulunduğu markası için hükümsüzlük davası açtığını, davanın halen derdest olduğunu, ayrıca delil tespiti de yaptırdıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının "Şekil+SERİ" ibareli dava konusu marka başvurusu ile davalının 2014/90297 sayılı ve "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada da asli unsurun "SERİ" ibaresi olduğu, diğer redde mesnet marka yönünden ise bir benzerlik bulunmadığı, ayrıca uyuşmazlık konusu 16 ncı sınıftaki "Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar" mallarının redde mesnet 2014/90297 sayılı marka kapsamında yer alan 41 inci sınıftaki hizmetler ile ilişkili ve bağlantılı oldukları, dava konusu başvuru ile redde mesnet 2014/90297 sayılı marka arasında, uyuşmazlık konusu tüm mallar yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu, açıklanan nedenlerle bilirkişi raporuna kısmen iştirak edilmediği, davacının müktesep hak iddiasına dayanak 2016/50534 sayılı
markasının 2017 yılında tescil edildiği, dava konusu başvuru tarihi itibariyle uzun süreli ihtilafsız kullanım şartı gerçekleşmediğinden, müktesep hak koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Seri" ibareli başvuru ile redde mesnet 2014/90297 sayılı ve "Seri" asıl unsurlu davalı Şirkete ait marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira hem dava konusu başvurunun hem de redde mesnet markanın asli unsurunun "Seri" ibaresinden oluştuğu, başvuruda yer alan şekil unsurunun yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gibi başvurunun tescil edilmek istendiği uyuşmazlık konusu 16 ncı sınıf "Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar" mallarının redde mesnet 2014/90297 sayılı markanın tescilli bulunduğu 41 inci sınıftaki hizmetler ile benzer bulunduğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.12.2019 tarih ve 2019/1775 E., 2019/7822 K. sayılı ilamında da anılan mal ve hizmetlerin benzer olduğunun kabul edildiği, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E. 2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu ve mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle markalar arasında, uyuşmazlık konusu tüm mallar yönünden iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği öte yandan davacı Şirketin müktesep hak iddiasında bulunduğu markasının uzun süreli kullanım şartını sağlamadığından, dava konusu başvuru yönünden müktesep hak oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.