11. Hukuk Dairesi 2024/866 E. , 2024/8900 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1601 Esas, 2023/1581 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/115 E., 2021/237 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli ..., X şekil, X ..., KNX, X KNX, KNX ... şekil markalarının tanınmış olduğunu ve tescilinin tüm sınıflarda korunması gerektiğini, davalı şirketin 2017/114353 numaralı " ... +şekil" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı belirtilerek reddedildiğini, davalının başvurusu ile müvekkilinin tanınmış markalarının karıştırılma ihtimalinin olduğunu, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalı tarafça müvekkilinin markalarının logosunun ayniyet derecesinde benzerinin aynı sınıfta tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin tescilli markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, başvurunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... , .... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin başvuru markasının yanı sıra Türkiye’de 9. sınıfta yer alan malları kapsayan 1996/166917, 41. sınıfta yer alan hizmetleri kapsayan 1997/170018 sayılı tescillerin sahibi olduğunu, başvuru markasındaki ve önceki markalarındaki logoların müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkilinin markasının davacıya ait markalar ile benzer olmadığını ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının markalarının kullanımını ispat etmek üzere itiraz aşamasında herhangi bir delil sunulmadığını, YİDK aşamasında dayandığı markalardan başka markalara dayanamayacağını, davacının markalarının kullanımını ispat edemediği gibi tanınmışlıkla ilgili de delil sunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, marka işlem dosyası ve dava dosyasında itiraza mesnet gösterilen davacı markalarının 2016/05501, 2010/04816, 2008/55218, 2008/37571, 2007/00802 ve 92/007370 numaralı markalar olduğu, benzerlik iddiasına dayanak yapılan markalardan 2010/04816, 2008/55218, 2008/37571, 2007/00802 ve 92/007370 numaralı olanlar bakımından hem marka işlem dosyasında hem dava dosyasında kullanmama def’i ileri sürüldüğü; ancak muteriz davacı tarafından her iki aşamada da kullanımının ispatına ilişkin delil ibraz edilmediği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 19/2 ve 25/7 hükümleri uyarınca, bu markaların karıştırılma ihtimali bakımından dikkate alınabilmesinin mümkün olmadığı, hem YİDK kararının iptali hem de markanın hükümsüzlüğü istemi ile ilgili olarak davacının 2016/05501 numaralı "..." ibareli markası ile dava konusu 2017/114353 numaralı " ...
" markanın karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı bakımından değerlendirme yapılabileceği, buna göre dava konusu marka ile davacı markası arasında hem kapsam hem işaret benzerliği bulunmadığı, bu nedenle de birbiriyle ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali olmadığı, davalının müktesep hak iddiasına mesnet önceki tarihli markalarının 96/001301, 96/001268 sayılı markalar olduğu, davalının önceki markalarının hangi mal ve hizmetlerde kullanıldığını ispatlamaya yönelik dosyada yeterli delil bulunmadığı, bu nedenle davacının önceki tarihli markalarının uzun süreden beri kullanılma ve çekişme konusu olmaktan çıkma kriterinin somut olayda bulunmadığı, ayrıca bilirkişi raporunda sicil kayıtlarına yer verilen davalı şirketin önceki tarihli markalarının kapsamı ile dava konusu marka arasında kapsam genişliğinin söz konusu olması da dikkate alındığında somut uyuşmazlık bakımından davalı şirketin müktesep hakkının varlığından söz edilemeyeceği, davacı tarafın tanınmışlık iddiasından kaynaklanan nispi tescil engellerinin mevcut olduğu iddiasının somut olayda gerçekleşmediği, davacı tarafın marka işlem dosyasında ileri sürmese de dava aşamasında davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürdüğü, söz konusu iddianın YİDK kararının iptali istemi bakımından irdelenemeyeceği, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde usul ve esas yönden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6, 19/2, 25/7 maddeleri
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.