Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/8915

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/711
11.12.2024
5 İlgili Madde
⚖️
AI Analizi

Standart Uygulama Kararı

Yerleşik İçtihat

"Karar, marka hukuku açısından 'karıştırılma ihtimali' (iltibas) değerlendirmesinde, markaların sadece tescilli oldukları sınıfların değil, fiili kullanımlarının ve birbirini tamamlayan hizmetlerin de dikkate alınması gerektiğine dair yerleşik içtihadı yinelemektedir. Dosya özelindeki somut delillerin (mağazacılık hizmetleri ile gıda emtiası arasındaki ilişki) değerlendirilmesine dayalı bir onama kararı olup, yeni bir hukuki ilke getirmekten ziyade mevcut içtihatların somut olaya uygulanmasını içermektedir."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Dava, davacının '...' ibareli tanınmış markaları ile davalı şirketin '... Toys' ibareli marka başvurusu arasındaki benzerlik nedeniyle, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında markaların karıştırılma ihtimali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, markaların farklı olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların mal ve hizmetlerinin benzer olduğunu, davacının markalarının fiili kullanımının da dikkate alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmış ve davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek kararı onamıştır.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/711 E.  ,  2024/8915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1454 Esas, 2023/1364 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/251 E. - 2021/196 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1992 yılından bu yana süpermarket ve hipermarketlerde yapılan perakende ticaret faaliyeti ile iştigal ettiğini, hâlihazırda 5 ilde toplam 144 şubesi olduğunu, “...” markasını önce tescilsiz, 1999 tarihinden itibaren de tescilli olarak 35 inci sınıfa giren hizmetlerde yoğun olarak kullandığını, “...” ibaresini de ihtiva eden 18 kadar tescilli seri markalarının olduğunu, “...” markalı ürünlerin önde gelen online alışveriş sitelerinden verilen sipariş rakamlarının da yüksek bulunduğunu, davalı firmanın “... Toys” ibareli marka başvurusunun, başta müvekkinin “... Toys” markası olmak üzere, bu tescilli-tanınmış “...” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markanın davacının tescilli markaları ile benzer mal/hizmetler yönünden tescil başvurusunun yapıldığını, ayrıca müvekkilinin, davalının başvurusu kapsamına giren emtiada tescilli markalarını kullandığını, bu yüzden de markaların karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, davalı firmanın bu markasının davacının tescilli tanınmış markalarının serisi içinde algılanacağını ve davalının bu durumda müvekkilinin markalarının tanınmışlığından kaynaklı olarak ekstra bir avantaj sağlayacağını, ayrıca davacının tanınmış markalarının itibarını düşürebileceğini, karşılaştırılan markaların fonetik açıdan da birbirlerine çok yakın benzer olduğunu, Kurum kararlarının çelişkili bulunduğunu ileri sürerek 2020-M-5988 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptalini ve 2019/13345 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen işlemde bahsi geçen markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzemediğini, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden son derece farklı olduğunu, Türkçe’de “mutlu” anlamına gelen ortak ibarenin ayırt edici niteliğinin düşük bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının “...” markalarının tanınmışlığından faydalanma gibi bir amacının bulunmadığını, Türkçe’de “mutlu” anlamına gelen “...” markasının tek kişinin tekeline bırakılabilir bir marka olmadığını, davacının iddialarına mesnet aldığı 2006 41398, 2007 54014, 2009 26471, 2009 30731, 2009 30737, 99/010604, 2018 56986, 2017 05183, 2014 75161, 2014 71536, 2019 11844 ve 2013 98005 sayılı markalarının 30. sınıfa giren emtia için tescilli olmadığını, ayrıca davacının “...”li markalarını 30 uncu sınıfa giren emtia için kullanmadığını, davacının 2012 99242 ve 2013 98024 sayılı markalarının da hükümden düşmüş olduğunu, davacının dava dilekçesinde bahsi geçen 2012 05935, 2010 65436 ve 2010 68694 sayılı markalarının da davacının itirazlarına mesnet alınmamış bulunduğunu, davacının sadece 2011 93850, 2010 70138, 2010 46486 ve 2018 99521 sayılı markalarının davalının markasını tescil ettirmek istediği 30 uncu sınıfa giren emtia ile aynı/benzer emtialar için tescilli olduğunu, bu markaların da davalının tescil ettirmek istediği marka ile hiç benzer olmadığını, genel görünüşlerinin de benzemediğini, her ne kadar davacının 2007 54014 sayılı markası da “... toys” ibarelerinden oluşmakta ise de, bu markanın tescilli olduğu emtia ile davalının markasının tescil edilmek istendiği emtiaların benzer olmadığını, söz konusu markaların bütünsel görünümlerinin de benzemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu marka kapsamındaki emtia ile davacıya ait, 2018/99521, 2010/46486, 2011/93850, 2012/05935, 2014/71536, 2014/75161 ve 2006/41398 sayılı markalar kapsamındaki mal ve hizmetler arasında emtia benzerliği bulunduğu, davaya konu markanın esas unsurunun bir bütün halinde "... Toys" kelimesinin oluşturduğu, davacıya ait itiraza mesnet markalardan dava konusu marka ile emtia benzerliği bulunduğu tespit edilen markalar incelendiğinde, "... Center", "...", "... SWEET", "... VİEWS", "...", "Şekil+... Snack", "Şekil+H" markalarından oluştuğu, sırasıyla; "Mutlu Merkez", "Mutlu", "Mutlu Şeker/Tatlı", "Mutlu Görünümler/İzlenimler", "...", "Mutlu Atıştırmalık", "Şekil+H" anlamlarına geldikleri, "..." ve "Şekil+H" markalarının anlamsal bir karşılıklarının bulunmadığı, davacının itiraza mesnet markalarının "..." ibaresi çevresinde farklı kelime ve figürlerle oluşturulduğu, bu markaların asli unsuru olan "..." ibaresinin Türkçe'de yaygın olarak bilinen ingilizce bir kelime olup "Mutlu" anlamına gelen, ayırt ediciliği düşük, orijinal olmayan zayıf bir ibare olduğu, davacının özellikle; "...
Center", "..." markalarını 35 inci sınıfta yer alan mağazacılık hizmetinde kullanarak bu markaların bilinirliğini arttırdığı tespit edilmişse de, dava konusu markanın bir bütün halinde "... Toys" tamlamasından oluştuğu, bu tamlamada "..." ibaresinin sıfat fonksiyonu gördüğü ve "Toys" kelimesini nitelediği, markaların genel görünümü dikkate alındığında, davacının başlangıçtaki ayırt ediciliği düşük "..." kelimesini özellikle "... Center" ve "..." markaları üzerinde 35 inci sınıfta yer alan mağazacılık hizmeti üzerinde kullanarak somut ayırt ediciliğini arttırdığı kabul edilse bile bu markaların bir bütün halinde dava konusu marka ile iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davacı taraf, her ne kadar "..." ibareli markalarının tanınmışlığını ileri sürmüşse de, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal bir benzerlik bulunmadığından, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmü şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu 2019/13345 sayılı marka başvurusu kapsamındaki emtia ile davacıya ait itiraza mesnet 2018/99521 sayılı marka kapsamında 30 uncu sınıfta yer alan emtianın aynı olduğu, davacıya ait itiraza mesnet 2010/46486 sayılı marka kapsamında yer alan 29 uncu sınıftaki gıda emtiası, 32 nci sınıftaki içecek emtiası ve 43/1 alt sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" ile dava konusu marka kapsamındaki 30 uncu sınıf emtia arasında benzerlik bulunduğu, yine 43/1 alt sınıf kapsamında verilen hizmetler kapsamında; 30 uncu sınıfta yer alan bir kısım emtianın tüketiciye servisinin de mümkün olduğu, davacının itirazına mesnet 2011/93850, 2012/05935, 2014/71536 ve 2014/75161 sayılı markalarının 35 inci sınıfta açıkça 30 uncu sınıf emtianın mağazacılığı hizmetleri bakımından da tescilli olduğu, dava konusu marka kapsamındaki 30 uncu sınıf emtia ile bu emtianın mağazacılığı hizmetleri bakımından tescilli davacıya ait 2011/93850, 2012/05935, 2014/71536 ve 2014/75161 sayılı markalar arasında emtia benzerliği bulunduğu, davacı tarafından ibraz edilen markasal kullanımlarına ilişkin delil evrakı incelendiğinde; 2006/41398 sayılı "... Center" ibareli markasını, asli unsurunu koruyarak, içinde 30 uncu sınıfta yer alan gıda emtiasının da bulunduğu mağazacılık hizmetlerinde fiili olarak kullandığına ilişkin broşürlerin bulunduğu, bu hale göre davacıya ait 2006/41398 sayılı "... Center" markasının fiili olarak 30 uncu sınıfta yer alan emtianın mağazacılığı hizmetlerinde kullanıldığı ispatlandığından, bu marka kapsamındaki 35 inci sınıf mağazacılık hizmetleri ile dava konusu marka kapsamındaki 30 uncu sınıf emtia arasında benzerlik bulunduğunun belirlendiği, sonuç olarak dava konusu marka kapsamındaki emtia ile davacıya ait; 2018/99521, 2010/46486, 2011/93850, 2012/05935, 2014/71536, 2014/75161 ve 2006/41398 sayılı markalar kapsamındaki mal ve hizmetler arasında emtia benzerliği bulunduğu, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Kanun' un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının somut olaya uygulanabilme şartları bulunduğu için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığı ve her ne kadar davacı vekili, marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun' un 6 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkrasında ki koşulların somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

6

SINAİ MÜLKİYET KANUNU - Marka tescilinde nispi ret nedenleri

MADDE 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile ayn...

369

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Temyiz incelemesi ve duruşma

MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gör...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

372

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Yargıtay kararlarının tebliği

MADDE 372- (1) Yargıtayın bozma kararları ile onama kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara te...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

marka hükümsüzlüğü karıştırılma ihtimali iltibas sınai mülkiyet marka tescili 6769_6 6100_369 6100_370 6100_371 6100_372