11. Hukuk Dairesi 2024/653 E. , 2024/8941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/528 Esas, 2023/1736 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2009/198 E., 2018/291 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının bir dönem yönetim kurulu üyeliğini yaptığı davalı şirketin SGK borçları nedeniyle icra takibine uğradığını, SGK tarafından davacının ... Bank A.Ş. Etiler Şubesinde bulunan döviz hesaplarında tutulan mevduatlarına haciz koydurulup, hesaplarındaki dövizler bozdurularak 241.565,13 TL'nin alacaklı kurumun Manisa Şubesindeki ilgili hesabına EFT yapıldığını, davacının şirketin üst yöneticisi olması sebebiyle şirketin prim borçlarından yasal olarak sorumlu olduğunu, ancak kendisinden icra marifetiyle tahsil edilen bu borcu, asıl borçlu şirketten tahsili talebiyle İstanbul 12.İcra Müdürlüğü 2007/14940 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin şirket merkezinin bulunduğu yer olduğunu, şirketin İstanbul'da şubesi de bulunmadığını, yetkisizlik kararı verilmesini, davacının sadece şirket paydaşı olduğunu, davacının yönetici olduğu dönemden şirkete borcu bulunduğunu, ayrıca davacının sahtecilik olayları ile de şirkete büyük zarar verdiğini, bu eylemlerden cezalar aldığını, davacıya borçları bulunmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli takip başlattığını, bu nedenle % 40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin prim borçlarından dolayı davalı şirket aleyhine SGK tarafından icrai takibine girişildiği, davacının da davalı şirketin hissedarı olduğu ve iş bu borçlardan şahsi sorumluluğu bulunduğundan davacının hesaplarında bulunan toplam 241.565,13 TL'nin 05.05.2005 tarihinde EFT yoluyla SGK'ya ödendi
ği, SGK'ya karşı olan amme alacakları kapsamındaki prim borçlarından asıl borçlu olan davalı şirketin sorumlu olduğu, yapılan ödeme ile ilgili iç ilişkide davacının asıl borçlu davalı şirkete sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak rücu edebileceği, bilirkişi incelemesinde davalı lirketin genel kurul tutanaklarının incelenmesinden davacının davalı şirkete ait görüşülüp karara bağlanan bir borcunun bulunmadığı gibi, davacının, davalı şirkete borcunun olduğuna dair kesinleşmiş bir genel kurul tutanağı olmadığ, açılmış bir takip veya dava da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı tarafın takas talebi kabul edilmeyerek, davanın kabulü ile davalı borçlunun İstanbul 12.İcra Müdürlüğü 2007/14940 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın asıl alacak yönünden reddi ile asıl alacak yönünden takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, yerel mahkeme gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.