11. Hukuk Dairesi 2024/894 E. , 2024/8945 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1178 Esas, 2023/481 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/1948 E., 2020/164 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalı şirkette her biri 1.000,00 TL değerinde olan toplam 100 paya ayrılmış şirket sermayesinin 10 paya karşılık olan 10.000,00 TL'sine sahip ortağı olduğunu, ancak müvekkilinin ortağı olduğu şirketin yönetim ve işeleyişi ile gelir-gider tabloları hakkında davalı şirketten bilgi alamadığını, şirket ortaklarına şirketin işleyişi için ve şirket adına harcamalar yapmak üzere tahsis edilen banka kartının bozulduğunu, yenisi talep edilmesine rağmen yeni bir banka kartı çıkartılmadığını, müvekkilinin adeta dışlandığını, davalı şirketin yönetici ortağının kişisel menfaatlerine göre hareket edip şirketi zarara uğrattığını, müvekkilinin bilgisi dışında çalıştırılan işçilerin sürekli değiştirildiğini, şirket işlerinde karışıklık meydana geldiğini, bu durumun süreklilik arz ettiğini, yönetici ortak ve yaşadıkları sorunlardan dolayı daha öncede bazı ortakların şirketten ayrıldığını, bugüne kadar kâr dağıtımı yapılmadığını, müvekkilline şirket ortağı yerine işçi muamelesi yapıldığını, müvekkilinin şirketteki görevlerini yerine getirmesi sırasında müşterilerle görüşme taleplerinin olumsuz karşılandığını, müvekkilinin ortaklıktan çıkmak için gönderdiği ihtarnameye olumsuz cevap verildiğini, cevabi ihtarnamede ileri sürülen hususların doğru olmadığını, ortaklığın çekilemez hale geldiğini, ortaklar arasındaki uyumsuzluğun ve husumetin sürekli hale geldiğini belirterek müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkmasına ve esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin belirlenerek davalı şirketten alınarak ödenmesine, dava süresince müvekkili davacı ortağın uğrayabileceği olası zararları engellemek amacıyla müvekkili ortağın davalı şirketteki hak ve borçlarının tedbiren tamamen dondurulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının şirketin kuruluşunda herhangi bir sermaye katkısı olmadığını, şirketin diğer ortak ... tarafından tek başına kurulduğunu, davacının şirketin herhangi bir çalışanı iken şirkete olan bağlılığını ve motivasyonunu artırmak için şirkete ortak yapıldığını, davacının koyduğu sermayeyi ispatlaması gerektiğini, davacının ortağı olduğu şirkete karşı doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayacak şekilde haksız rekabet içerisine girdiğini, şirkette çalıştığı dönemde ve halen "....com" isimli bir web sayfası oluşturduğunu, bu sayfa üzerinden davalı şirket ile aynı konuda ticari faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin müşteri çevresini kendisine bağlamaya çalıştığını, davalı şirketin müşterisi olan ...
Tekstil ünvanlı işyerinin yetkililerini arayarak davalı firmayı karaladığını, davalı şirket adına başlanan projeleri yarım bıraktığını, davalı şirkete ait projelerin müşterilerine giderek kendi adına yürütmek için teklifler verdiğini, davacının şirkete ait bilgisayar, telefon ve diğer elektronik eşyalara haksız bir şekilde el koyduğunu, davacının mesai saatlerine uymadığını, iş karşılığı alınan çeklerin karşılıksız çıkmasına sebebiyet verdiğini, yapılan işlere ait yazılım programlar ile yazılım bilgisayarını alıp götürdüğünü, şirkete iade etmediğini, açılan davayı kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının çıkma sebebi olarak gösterdiği vakıalar hakkında her hangi bir delil ve belge göstermediği, bu sebeplerin ispatlanamadığı, diğer taraftan davacının dava tarihinden önce ... ismiyle şahsi bir iş yeri kurduğu, bu iş yerinin faaliyet konusunun davalı firma ile aynı olduğu, davacının şahsi işletmesi için web sayfası oluşturduğu, burada işyerinin tanıtımının yapıldığı, faaliyetler konusunda bilgi verildiği, dava tarihinden önce diğer ortaktan kaynaklanan her hangi bir haklı sebebin ispatlanamadığı, her ne kadar dava tarihinden sonra diğer ortak ...'ında faaliyet konusu benzer başka bir firma kurduğu ve davalı şirketin yargılamanın devamı sırasında gayri faal duruma düştüğü anlaşılmış ise de, dava tarihi itibariyle davacı ortağın şirketle haksız rekabet teşkil edecek iş ve eylemlere girişmesi dışında başka bir sebebin bulunmadığı, davacının kendi eylemleri ile açıklanan sürece sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının dava tarihinden önce ... ismiyle şahsi bir iş yeri kurduğu, bu iş yerinin faaliyet konusunun davalı firma ile aynı olduğu, davacının şahsi işletmesi için web sayfası oluşturduğu, burada işyerinin tanıtımının yapıldığı, faaliyetler konusunda bilgi verildiği anlaşılmakta olup, her ne kadar dava tarihinden sonra diğer ortak ...'ın da faaliyet konusu benzer başka bir firma kurduğu ve davalı şirketin yargılamanın devamı sırasında gayri faal duruma düştüğü anlaşılmış ise de, dava tarihi itibariyle davacı ortağın şirketle haksız rekabet teşkil edecek iş ve eylemlere girişmesi dışında başka bir sebebin bulunmadığı, davacının kendi eylemleri ile açıklanan sürece sebebiyet verdiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TTK'nin 638/2 maddesi gereğince açılan limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 638 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.