11. Hukuk Dairesi 2024/797 E. , 2024/8946 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1694 E., 2023/1836 K.
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/687 E., 2023/465 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı ... Seval vekili dava dilekçesi ile özetle; dava dışı ... Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasındaki perdenin kaldırılmasına, müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin bu davada isteyebileceği alacağının belirlenmesine, her iki şirkete kayyım atanmasına, yapılan hileli ve muvazaalı tüm tasarrufların iptaline, muvazaalı yollarla ele geçirilen demirbaşların şirkete iadesine, yapılan yolsuzluklardan dolayı ve şirket müşterilerinin kaybından doğan zararların belirlenmesi ile şirkete iadesine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL alacağın 02/09/2014 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davacı vekili 27.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin bu davada isteyebileceği alacağının tespitine (HMK’nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak) her iki şirket arasındaki perdenin kaldırılmasına, yapılan hileli ve muvazalı tüm tasarrufların iptaline, muvazalı yollarla ele geçirilen demirbaşların şirkete iadesine, demirbaşların aynen iadesine, mümkün olmaması halinde muvazalı yollarla ele geçirilen demirbaşların bedelinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 300.000,00 TL’nin 02.09.2014 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline, şirketin içinin boşaltılması ve çalıştığı büyük şirketlerin ele geçirilmesinden kaynaklanan zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL’nin 02.09.2014 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline, her iki alacak için reeskont faizi uygulanmasına ve davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, şirketlere kayyım atanmasına, bu dilekçenin dava dilekçesinin ıslahı olarak dikkate alınmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin dava dışı ... Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin hali hazırda % 90 hissesine sahip büyük ortağı ve tek yetkilisi olduğunu, davalılardan ... ve ...'in davalı ... Dan. Kir. ve Taş. Hiz. Oto. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı olduklarını ayrıca davalı ... Ambalaj Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin sahibinin ve tek yetkilisinin davalı ... olduğunu, müvekkilinin yakın zaman önce nakite sıkıştığını ve davalı ...’den alınan borç para karşılığında şirket hissesinin % 80'ni davalı ...’e devretmeyi kabul ettiğini, davalı ...’in toplam % 80 hisseyi ablasının oğlu olan ... adına devraldığını, böylece dava dışı ... Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tüm yetkilerinin 2014 yılı Haziran ayında davalı ...’in yeğeni ...'na geçtiğini, davalıların hep birlikte hareket ederek müvekkilinin temsilcisi olduğu dava dışı şirkete zarar verdiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 260.000,00 TL menfi ve müspet zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili 25.01.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle; HMK’nın 107. maddesi uyarınca dava değerini gerçek tutara yükseltme hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı ... Ambalaj Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye 602.654,12 TL ile piyasanın çok altında bir bedel ile devredilen müvekkiline ait 67 adet matbaa makinesi, büro ofis malzemeleri ve demirbaşların gerçek değerlerinin mahkemece tespiti ile bu bedelden 602.654,12 TL’nin mahsubu ile kalan bedelin müvekkilinin % 90 hissedarı ve yetkilisi olduğu ... Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ödenmesine; müvekkilinin şirketi ... Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ve davalı ... Ambalaj Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin ...’in kontrolü ve yönetiminde olduğu dönemde kasıtlı olarak müvekkilinin vergi borçlarının ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin şirketinin borçlandırılması sebebiyle 901.443,05 TL asıl vergi borcunun Manisa Mesir Vergi Dairesi’nden sorularak tüm gecikme zamlarıyla birlikte asıl alacak tutarı olan 901.443,05 TL ve gecikme zammı toplamının davalılardan ...’den tahsili ile müvekkilinin şirketi ... Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ödenmesine; ...
Ltd. Şti ile ... A.Ş.’nin davalı ...’in yönetiminde olduğu dönemde müvekkilinin şirketi olan ... Ltd. Şti.’nin SGK’ya olan borçlarının ... tarafından kasıtlı olarak ödenmemesi sebebiyle SGK’dan toplam 998.238,27 TL borcun sorularak işlemiş faiziyle birlikte davalılardan ...’den tahsil edilerek müvekkilinin şirketi ... Ltd. Şti.’ye ödenmesine; şirketin marka değeri ve bu marka değerinden dolayı uğradığı zararın tespiti ile davalılardan ... ve ... Ambalaj Sanayi ve Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkilinin şirketi ... Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve Davalı ... Ambalaj Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili asıl davada cevap dilekçesi ile özetle; dava dilekçesindeki isteklerin birbiriyle çelişkili olduğunu, davacı tarafın isteklerinin anlaşılamadığını ve belirsiz olduğunu, bu davanın muhatabının müvekkili olmadığını, davacının bir dönem hissedarı olduğu dava dışı ... Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. ile söz konusu şirketin hissedarı ve aynı zamanda davacının abisi olan ... ile davacının eski eşi olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, keyfiyete dayalı kayyım atanmasına ilişkin bir dava çeşidinin olmadığını, davacının kayyım atanmasını istediği şirketin hissedarı olması gerektiğini, diğer davalı şirkete kayyım atanmasını gerektirir bir durumun bulunmadığını, zarara uğratıldığı ileri sürülen dava dışı şirket ile müvekkili arasında hiçbir organik bağın bulunmadığını belirterek, davanın öncelikle usulden, bu olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl davada davalı ...'na usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davaya cevap vermemiştir.
3.Birleşen davada davalılar cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, asıl davada; davacının, davalı ... hakkında açtığı tazminat davasının esastan reddine, davalılar ... Ambalaj San. ve Tic A.Ş. ve ... aleyhine açılan tazminat davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacının tüm davalılar hakkında açtığı şirketin demirbaşlarının iadesine ilişkin davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davada; davacının, tüm davalılar hakkında açtığı tazminat davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Asıl dava ve birleşen dava; perdenin aralanması, dava dışı şirketin davalılar tarafından zarara uğratıldığı ileri sürülerek zararın tespiti ve tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.