11. Hukuk Dairesi 2024/703 E. , 2024/8959 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1340 Esas, 2023/1264 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/217 E. - 2020/138 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin "kolay gelsin" esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2018/91245 sayılı ve “hızlıgelsin.com” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun tanımlayıcı olduğunu, ayırtedici vasfının ise bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, müvekkili şirketin adına tescilli olan markalar için 2018 yılından beri ciddi anlamda yatırım yaptığını, gerek yurt içinde gerek yurt dışında tüketiciler nezdinde bilinirlik kazandırdığını, uyuşmazlık konusu markanın davalı adına tescil edilmesi halinde, müvekkili şirketin markasının bilinirliği için yaptığı yatırımdan yararlanılarak tüketici nezdinde karışıklığa mahal verileceğini, müvekkiline ait tescilli “kolay gelsin” markalarına bu denli benzer bir markanın tescil edilmesinin davaya konu marka sahibinin haksız çıkar sağlamasına neden olacağını, uyuşmazlığa konu markanın tüketici nezdinde müvekkili şirketin alt markası olarak algılanmasına sebebiyet vereceğini, itiraza konu marka başvurusunun, müvekkili şirket markası ile aynı/benzer sınıf ve emtialar üzerinde gerçekleştirildiğini, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK'nın 22.08.2019 tarih ve 2019-M-7021 sayılı kararının iptaline ve davaya konu 2018/91245 sayılı “hızlıgelsin.com” ibareli markanın yargılama sonuna kadar tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şahıs cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu markanın şekil, kelime, renk ve slogan içeren kompozit bir marka niteliğinde olduğu, bütünsel açıdan ortalama tüketici nezdinde tescil olunmak istenen sınıflarda markasal algı doğuracağı, tescil edilmek istendiği mal ve hizmetleri doğrudan tanımlayıcı bir imajının bulunmadığı, bu nedenle somut olayda mutlak tescil engeli koşullarının mevcut olmadığı, davaya konu markanın soyut-somut ayırtedici niteliği haiz olduğu, taraf markalarının 39. sınıfa ait "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri." bakımından benzer oldukları, başvurusu kapsamında bulunan 35 ve 37.
sınıf hizmetler bakımından benzerlik şartının sağlanmadığı, davalı şahsa ait marka ile davacıya ait itiraza mesnet markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturacak şekilde benzer olmadıkları, markalara umumi intiba olarak bakıldığında kavramsal olarak farklılaştıkları, makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketicinin, davalı şahsa ait marka ile karşılaştığında, davaya konu emtialardan yararlanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markanın davacıya ait markalardan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, zira ortalama tüketicinin markaları bir bütün olarak değerlendireceği, bu hale göre görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı nitelikteki markalar arasında idari veya ekonomik bir bağ da kurmayacağı, dolayısıyla markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış marka seviyesine ulaştığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu markanın içerdiği şekil unsuruyla da birlikte bütünsel olarak markasal algı oluşturduğu, bir işaretin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesinin ve akla getirmesinin gerektiği, bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesinin mümkün olmadığı, davalı şahıs başvurusunun görsel, işitsel ve bıraktığı bütünsel algı bakımından davacının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, davalı başvurusunu gören tüketicilerin bunun davalının itiraza mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden algılayabilecekleri, başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin somut delil bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.