11. Hukuk Dairesi 2024/1473 E. , 2024/8989 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1812 Esas, 2023/1654 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/165 E., 2020/175 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 2005 yılından beri deterjan üretimi yaptığını ve Türkiye’de ilk beş deterjan üreticisi arasında yer aldığını, davacı tarafa ait 2005/52505 numaralı “CELL” ibareli markanın 03, 05 ve 16. sınıfta, 2010/04227 numaralı “CELL-...” ibareli markanın 05. sınıfta tescilli olduğunu, 2018/116786 numaralı “...” ibareli başvuru markasının ise 03. ve 05. sınıflarda tescilli olduğunu, bu bakımdan taraf markaları kapsamlarının çakıştığını, davacı yana ait CELL ibareli markalar ile ... ibareli başvuru markasının görünüş, renk, okunuş, sınıf ve telaffuz açısından aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu markanın ayırt edici, asli unsurunun CELL ibaresi olduğunu, “ANO” ibaresinin doğrudan CELL ibaresine dikkati çektiğini, davalı tarafın, davacıya ait “CELL” ibareli markaların bilinirliğinden yararlanma amacı güttüğünü, taraf markalarının görsel bakımından ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, çekişme konusu markaların aynı satış noktalarında, yan yana ve aynı ürünler üzerinde kullanılacak olmasının iltibasa neden olacağını, davacı tarafa ait “CELL” ibareli markaların uzun süreli kullanımla ayırt edici niteliğinin yüksek olduğunu, bu nedenle “...” ibareli markanın davacı şirket aleyhine haksız bir yarar sağlayacağını, davacı markalarının itibarına zarar vereceğini, markaların ayırt edici karakterini zedeleyebileceğini, davalı marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden Değerlendirme ve İnceleme Kurumu tarafından verilen 16.08.2019 tarihli ve 2019-M-6420 sayılı itirazın reddine dair kararın iptaline ve davalı adına başvurusu yapılan 2018/116786 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının “cell” ibaresini ortak olarak içerdiğini, bu ibarenin “hücre” anlamına geldiğini ve bu anlam itibariyle çekişme konusu mallar bakımından tek başına ayırt edici niteliğinin çok düşük olduğunu, davacı tarafa ait “cell-...” ibareli markanın “cell” ibaresine farklı eklentiler yapılmak suretiyle oluşturulduğunu, yapılan bu eklentiler arasındaki belirgin farklılığın, markaları görsel, işitsel ve kavramsal yönden birbirinden ayrıştırdığını, markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek ölçüde benzer olmadıklarını, çekişme konusu malların niteliği ve bu malların hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat düzeyi de göz önüne alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Kimya Tıbbi Malz. San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davacı markalarında yer alan "CELL" ibaresinin "Hücre" anlamı ile bilinen ve özellikle biyoloji bilimi ile ilgili sektörlerde ayırt ediciliği düşük z
ayıf bir ibare olduğu, "CELL-..." ibaresinde bulunan "..." ibaresinin ise "..." teriminin kısaltması niteliğinde bulunan ve ilaç sektöründe ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu, davalı şirkete ait markanın esas unsurunun bir bütün olarak "..." ibaresinden oluştuğu, bu hale göre Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) m.6/1 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmeyeceği, davacı yanın sunduğu deliller neticesinde tanınmışlığının ispatlanamadığı, söz konusu markaların tanınmışlığı varsayılsa bile karşılaştırılan işaretler arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle SMK m.6/5 hükmü koşullarının somut olayda oluşmayacağı, kötüniyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf markalarında "CELL" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de, başvuru markasının esas unsurunun bir bütün olarak "..." ibaresi olduğu, zira başvuruda "CELL" ibaresinin öne çıkması ve algıyı üzerinde toplaması halinin söz konusu olmadığı, "..." markasının bir bütün olarak algılandığı, davaya konu markanın görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktığı izlenim itibariyle davacının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacı şirketin "CELL" esas unsurlu itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden algılayabileceği, bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, mahkemece bu yönden dosyadaki bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde bir isabetsizlik olmadığı, markalar benzer bulunmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin görülmediği, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.