11. Hukuk Dairesi 2023/5699 E. , 2024/8993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/261 Esas, 2023/1106 Karar
HÜKÜM : Ret
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.12.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankadan 09.12.2011 tarihinde vadeli yatırım kredisi kullandığını, 07.06.2013 tarihinde kredi ilişkisini sonlandırmak ve mevcut kredileri defaten kapatmak istediğini, davalı tarafından erken kapatma komisyonu adı altında 241.169,25 euro talep edildiğini, müvekkilinin itirazlarına rağmen ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia ederek müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen şimdilik 20.000,00 euro erken kapama komisyon tutarının faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile davayı 227.777,25 euro olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından alınan bedelin taraflar arasında akdedilen sözleşme ve mevzuata uygun olup davacıya iadesi gereken bir miktar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince Hukuk Genel Kurulunca verilen bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama neticesinde, dava konusu kredi sözleşmesine emsal olarak bankalara yazı yazılarak 07.06.2013 tarihinde verilen euro kredilerine fiilen uygulanan faiz oranları ile erken kapama komisyon oranlarının dosya arasına alındığı, sonrasında dosyanın daha önce rapor tanzim eden bilirkişiye tevdii edildiği, davalı bankanın ticari defter ve kayıtları üzerinde fiilen inceleme yapılarak erken kapama tarihinde aynı mahiyetteki kredilere fiilen uygulanan faiz oranları ve erken kapama komisyon oranları tespit edilerek bu oranlara göre sözleşmenin 34.9 maddesinde kararlaştırılan yöntemle erken kapama ücretinin hesaplanmasının istendiği, 09.06.2023 havale tarihli ek raporun alındığı, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin ticari nitelikli, opsiyonlu faiz saptayan kredi sözleşmesi olduğu, sözleşmenin 34.9 maddesinde davacıya kullandırılan kredinin erken kapanması hâlinde erken kapama ücretinin ne şekilde hesaplanacağının düzenlendiği, hükmün, erken kapama komisyonu alınabileceğine dair soyut ve genel ifadeler içermediği, aksine davacıya kullandırılan kredinin erken kapatılması hâlinde talep edilecek erken kapama ücretinin hesaplama yöntemini ve bu hesaplamada hangi verilerin esas alınacağını somut ve açık şekilde düzenlediği, tacir olan davacının, bağlı olduğu sözleşme hükmündeki bu açık hesaplama yöntemine göre kendisinden talep edilen erken kapama ücretini, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı ilkeleri ile sınırlı olmak kaydıyla ödemekle yükümlü olduğu, bilirkişi ek raporunda, dava konusu erken kapatılan kredinin erken kapama tarihi olan 07.06.2013 tarihi itibariyle davalı bankanın benzer türdeki euro cinsinden ticari kredilere fiilen uyguladığı akdi faiz oranları ortalamasının %3,58 olduğu, bu oranın sözleşmenin 34.9 maddesinde erken kapama ücreti hesabında esas alınması gereken faiz oranı olduğu, bu orana göre davalı bankanın, erken kapama tarihi itibariyle davacıdan 280.846,14 euro erken kapama ücreti talep hakkı bulunmasına rağmen bu tutardan daha azını tahsil ettiği, tahsil edilen 241.170,12 euro erken kapama ücretinin sözleşmeye uygun olduğu, talep edebileceğinden daha azını tahsil eden davalı bankanın, dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık teşkil edecek şekilde ve fahiş tutarda erken kapama ücreti aldığı
ndan bahsedilemeyeceği, davacının sözleşmeye uygun şekilde tahsil edilen tutarın iadesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari kredi borcunun erken kapatılması nedeniyle erken kapama komisyonu adı altında tahsil edilen kesintinin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2022 tarihli, 2020/11-656 E. ve 2022/1350 K. sayılı kararında; "...O hâlde, kredinin erken kapatılmasının her iki tarafın da menfaatine olduğu, tarafların serbestçe erken kapama ücretini belirleyebilecekleri, ancak bunun sınırının dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı olduğu, tüketici kredisi niteliğindeki konut finansmanı kredilerinin erken kapatılması hâlinde dahi erken kapama ücreti (%1 ve %2) alınmasının mümkün olduğu gözetilerek diğer bankaların dava konusu krediler ile aynı özellikteki (kullanım tarihi, vade tarihi, taksit ödeme aralığı, miktarı, erken kapama tarihi) kredilerin erken kapatılması hâlinde alacakları erken kapama ücreti tespit edilerek, her iki tarafın menfaatleri de dikkate alınıp TMK’nın 2. maddesi çerçevesinde yukarıda bahsedilen hususlarda gözetilerek erken kapama ücretinin belirlenmesi gerekmektedir.
48. Bu itibarla, davalı bankanın genel kredi sözleşmesinde açıklanan biçimde hesaplanacak erken kapama ücreti alabileceğinin kabulü ile davacı tarafça alınan ücretin fahiş olduğu ileri sürüldüğünden, davacıdan tahsil edilen erken kapama ücretinin dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına uygun olarak tespit edilmesi için diğer bankaların aynı veya yakın miktar, aynı tür ve aynı vadeli kredilerin erken kapatılması hâlinde uyguladıkları erken kapama oranları da gözetilerek ve tarafların kredinin erken kapatılması ile elde ettikleri menfaatler de dikkate alınarak davalı bankanın aldığı erken kapama ücretinin bankacılık uygulamalarına ve özellikle TMK’nın 2. maddesine uygun olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
49...
50. O hâlde direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekmektedir..." gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiş olup Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamından sonra Bölge Adliye Mahkemesince diğer bankalardan erken kapama ücretine ilişkin oranlar sorulmuş, akabinde bilirkişiden 09.06.2023 tarihli ek rapor alınmış, 06.07.2023 tarihli celsede, alınan bilirkişi ek raporunun, bozma kararı ve dosya kapsamına ve denetime uygun görüldüğünden davacının ek rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince de dosya kapsamına ve denetime uygun görülen 09.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporunun 1.C) bendinde, emsal banka uygulamalarına göre davalı kredi alacaklısı bankanın, davacı borçludan kapama tarihi 07.06.2013 tarihinden vade sonu 09.12.2016 tarihine kadar olan dönemde %4,50 faiz oranı (mukayeseli bankalar ortalama erken kapama komisyon oranı üzerinden) yapılan hesaplamada 192.341,28 euro alternatif zararı oluşacağı, davalı bankanın hesaplama üzerinde tahsil ettiği 241.170,12 euronun yerinde olmadığı bildirilmiş olup bu çerçevede aradaki fark üzerinden davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tümden reddi yerinde görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 12.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.