11. Hukuk Dairesi 2024/839 E. , 2024/8995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1531 Esas, 2023/1448 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/343 E., 2021/218 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibaresinin 36. ve 37. sınıflara giren hizmetlerde tescili için davalı Kurum'a başvurduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığınca başvurunun kısmen reddedildiğini, bu karara yapılan itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu edilen markada “...” ibaresinin birleşik yazıldığını ve herhangi bir coğrafi kaynak adını çağrıştırma amacını gütmediğini, zaten TÜRKPATENT marka kayıtlarında tescilli, dava konusu markaya çok benzer nitelikteki “...”, “...”, “...”, “...” ibareli markaların tescilli olduğunu, bu markalarda geçen yer adlarının tamamının tanınmış bir yerleşik yer adı olmasına rağmen bu işaretlerin ayırt edici niteliği haiz görülerek dava konusu edilen 36. sınıfa giren emtialarda tescil edilmiş olmasının somut olaydaki TÜRKPATENT kararı ile çeliştiğini, ibarenin kısmen reddedildiği hizmetler açısından marka olarak ayırt ediciliği haiz olmadığı kabul edilse dahi, markanın siyah zemin üzerine sarı renklerle yazılmış “...” ibaresini ihtiva eden özgün kompozisyonunun işarete yeterli seviyede ayırt edicilik kazandırdığını, Alanya ilçesi, mimari yapıları ile belirli bir üne sahip bir ilçe de olmadığından bu işaretin kısmi redde konu hizmetler açısından tesciline bir engelin bulunmadığını iddia ederek YİDK’nın 2020-M-7700 sayılı kararının iptali ile 2020/27590 numaralı markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "..." ibareli başvuru markasının kapsamında yer alıp da Kurumca reddedilen "Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri " açısından hedef kitle, yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işaretin marka olarak, yani bir ticari işletmenin hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür hizmetlerinden ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde soyut ve somut ayırt ediciliği bulunmadığı, hedef tüketicilerde bu hizmetler açısından marka işaretinin Alanya yöresindeki gayrimenkuller/evler algısı yaratacağı, aynı zamanda bu ibarenin tanımlayıcı, cins, vasıf bildiren bir ibare olarak algılanabileceği, bu hizmetler açısından herkesin kullanabileceği ibare olduğundan bir kişinin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinc
i fıkrasının (b) ve (c) bendleri uyarınca mutlak ret engeli oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı şirket redde konu hizmetler bakımından tanımlayıcı olan "HOMES" ibaresinin önüne meşhur bir coğrafi yer adı olan "ALANYA" ibaresini eklemek suretiyle marka başvurusunda bulunmuş olup Antalya İli'nin Alanya İlçesi evleri yönünden maruf ve meşhur bir bölge de olmadığına göre başvuru markasının bu haliyle 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, (c) bendi anlamında tanımlayıcı da olmadığı ve YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı, her ne kadar davacı tarafça dava konusu başvurunun uyuşmazlık konusu hizmetler bakımından tescil edilmesi de talep edilmiş ise de, mahkemelere tescil isteminin kabulü ya da reddi yönünde tanınmış bir yetki bulunmadığından ve tescil işlemi idari nitelikte bir işlem olup Kurul kararının iptalinin kabulüne bağlı doğal bir sonuç olduğundan davacının bu talebinin yerinde görülmediği, anılan talep ayrı bir dava olarak nitelendirilemeyeceğinden bu talebin reddi nedeniyle davalı yararına vekâlet ücretine de hükmedilmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK'nın 2020-M-7700 sayılı kararının iptaline, davacı vekilinin markanın tescili isteminin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.