11. Hukuk Dairesi 2024/1356 E. , 2024/9285 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/18 Esas, 2023/890 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2018/617 E., 2020/164 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin petrol ve petrol ürünleri ile madeni yağ ticaretine ilişkin alanda faaliyet gösterdiğini, müvekkili tarafından "...+şekil" vurgulu markanın tescili için Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) 25/04/2017 tarih 2017/38105 sayılı başvuru numarası ile yapılan başvurunun 14.06.2018 tarihinde tesciline karar verildiğini, davalının müvekkilinin başvuru tarihinden sonra aynı mal ve hizmet sınıfında olan "..." ibareli markayı 02.05.2017 tarih 2017/39891 sayılı başvuru ile 01.02.2018 tarihinde tescil ettirdiğini, yine davalının "...+şekil" vurgulu markayı 23.01.2018 tarih 2018/06880 başvuru numaralı markayı da tescil ettirmek istediğini ancak müvekkilinin itirazı üzerine tescilinin 19.06.2018 tarihinde reddedildiğini, davalı tarafın davacının marka haklarını ihlal ettiğini, bu sebeple davalı adına tescilli "..." markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin hak sahibi olduğu markanın davacı taraftan önce tescil ettirildiğini, müvekkilinin markası ile davacının markasının NICE kodları, telaffuzunun ve logolarının farklı olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, iki tarafın markalarının farklı olduğunu, kötü niyet iddialarının haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, dava konusu davacı adına TÜRKPATENT'e 2017/38105 sayılı başvuru nosu ile kayıtlı ... markası ile davalı adına TÜRKPATENT'de 2017/39891 sayılı başvuru nosu ile kayıtlı ... ibareli markanın yazım karakteri, yazılış şekli ile markanın tescil edildiği mal ve hizmetler bakımında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi anlamında ayniyet ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğu, davacı ile davalının aynı sektörde faaliyet göstermeleri, dava konusu markaların aynı mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere tescil edilmesi, markada kullanılan yazım karakteri ve markada kullanılan renklerin aynı olduğu birlikte değerlendirildiğinde davalı yanın markasını, davacının markasından haksız yararlanmak amacıyla kötü niyetli tescil ettirdiği belirtilmiş olup, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Kanun madde 6/9 bakımından davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi koşullarının oluştuğu, TÜRKPATENT'de 2017/39891 sayılı numara ile kayıtlı olan ...
markasının 04 ve 35 no.lu sınıflar bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede, taraflara ait markaların kapsadığı emtiaların aynı olduğu, davacıya ait ... markası ile davalıya ait ... markaları arasında, marka ibarelerinin görünümü ve telaffuzu dikkate alındığında, tüketicilerin zihninde karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde benzer olduğu, bir markanın, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler taşımasının hükümsüzlük sebebi oluşturduğu, mahkemece hükme esas alınan 01.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirildiği, 6769 sayılı Kanun'un uyuşmazlıkla ilgili hükümlerinin somut olaya uygulanabilirliğinin irdelendiği, mevcut haliyle raporun davaya konu markaların sicil kayıtlarına ve dosya kapsamına uygun olup, açık ve denetime elverişli bulunduğu, davalıya ait markanın 02.05.2017 tarihinde tescil edildiği ve dava tarihi olan 10.07.2018 tarihinde 5 yıllık hak düşürücü sürenin gerçekleşmediği, davalı şirket vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve bu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava konusu, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci
fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.