11. Hukuk Dairesi 2024/1322 E. , 2024/9300 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1707 Esas, 2023/1621 Karar
KARAR : Yeniden hüküm kurulmak suretiyle dava kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/208 E., 2021/138 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekilince, duruşma istemsiz olarak da davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Hayat Holding’in ev bakım ürünleri kategorisinde "..." ve ... lokomotif markasının müvekkili şirket tarafından yoğun emek, yapılan reklam ve tanıtım kampanyaları neticesinde toplum nezdinde tanınmış bir marka haline geldiğini, TÜRKPATENT nezdinde tanınmış markalar kapsamına alındığını, tanınmışlığın mahkeme kararlarıyla da tespit edildiğini, davalı şirketin tescil başvusurunda bulunduğu "..." ibareli marka ile müvekkili şirket adına tescilli markalar arasında gerek şekil ve görünüş gerekse fonetik ve işitsel olarak benzerlik ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ... ibareli marka tanınmış olduğundan bu marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer "..." markasının farklı sınıflarda da olsa tescil edilemeyeceğin, müvekkili şirket markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanmasına yol açacağını, markanın itibarına zarar verebileceğini, ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğini ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) 2020-M-3841 sayılı kararının iptaline ve 2019/40022 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekeçesinde, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya aynı türden mal ve hizmetler bulunuyor olması koşulunun sağlanmadığını ve “tam isabet” anlamına gelen “...” sözcüğünün ayırt edici vasfının düşük olduğunu, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markalar arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasın ortaya çıkmayacağını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, "..." markasının 32. sınıfta yer alan içecek grubuna dahil bir marka olduğunu, davacının 32. sınıfta marka tescilinin bulunmadığını, davacı tarafın tüketici tarafından tanınırlığının yalnız deterjan sektöründe olduğunu, markaların karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, markaların görsel olarak benzemediklerini, davacı markasının ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu markanın davacı tarafça tescili alınmış olsaydı dahi 5 yıl içerisinde kullanılması gerektiğini, davacı tarafın içecek sektöründe, markayı kullanımı ve faaliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu markanın başvuru tarihinin 19.04.2019 olup, davacının ibraz ettiği tanımışlığa ilişkin idari ve adli merci değerlendirmelerin en son 2007 yılına ait olduğu, davacı markasının 2007 yılında tanınmışlık statüsüne ulaşmış olmasının, bu olguyu doğrudan 2019 yılına taşımadığı, tanınmışlığın yıllar içinde değişkenlik gösterebilen dinamik bir olgu olduğu, 1996 yılında verilmiş TÜRKPATENT tanınmışlık kararı ve en son 2007 yılında verilmiş olan mahkeme kararlarının yıllar sonra yapılan incelemede tanınmışlığın tespiti bakımından tek başına yeterli delil olamayacağı, davacı şirket tarafından, ... markasının geçmiş yıllarda kabul edilen tanınmışlığının dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle halen devam ettiğini destekler güncel herhangi bir delil sunulmadığı, bu sebeple ... markasının tanınmışlığının devam ettiği, devam ediyorsa bu tanınmışlık seviyesinin tespiti ve bu doğrultuda davalının başvuruya konu markasının davacının tescilli markasından haksız yararlanma sağladığı, davacı markasının itibarına zarar verdiği ya da ayırt ediciliğini zedelediği iddialarının davacı tarafından dava konusu marka başvurusunun yapıldığı 19.04.2019 tarihi itibariyle ispatlanamadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dört ve beşinci fıkraları koşullarının somut olayda oluştuğu iddialarının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 32.sınıftaki mallarla, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında bir benzerlik bulunmadığı, taraf markalarındaki esas unsurun "..." ibaresi olduğu, davacı şirketin ilk kez hükümsüzlük davasında öne sürülen birebir "..." ibareli
marka tescilinin de bulunduğu, taraf markalarının ortalama düzeyde tüketici nezdinde bir bütün olarak
yaratacağı algı ve izlenim itibariyle görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/12/2007 tarihli ve 2007/19 E., 2007/301 K. sayılı kararında, "... MOUSE" ibaresinin 29, 30, 32.
sınıflarda tescili için yapılan marka başvurusunda "..." ibaresinin esas unsur olduğu, "MOUSE" ibaresinin benzerliği kaldırmaya yetmediği, davacı markasının tanınmış marka olduğu, farklı sınıflarda da olsa davalının tescilinin, davacı markasının itibarını zedeleyeceği, ondan haksız yararlanma sağlayacağı, zira taraf ürünlerinin aynı markette birbirine yakın konumlarda tüketicilere sunulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, başvurunun davalı adına yapılan tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.09.2009 tarihli ve 2008/5130 E., 2009/9635 K. sayılı ilamı ile onandığı, karar düzeltme talebinin de reddedilerek kesinleştiği, somut olay bakımından dava konusu "..." ibareli başvurunun, davacının itirazına mesnet tanınmış markalarının esas unsuru olan "..." ibaresini aynen barındırdığı, markada yer alan "FRESH" ibaresinin Türkçe'de “taze, serin” gibi anlamlara geldiği,
başvuru kapsamında yer alan içecek malları için tanımlayıcı ve ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu, bu haliyle taraf markaları arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, davacı markasının tanınmışlığı da gözetildiğinde, dava konusu marka kapsamında yer alan 32. sınıf mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi beşinci fıkrasındaki koşulların davacı yararına oluştuğu, zira, davacı markalarının yüksek tanınmışlığı dikkate alındığında, dava konusu başvurunun belirtilen mal ve hizmetlerde kullanılması halinde, davacının tanınmış markalarını bilen tüketicinin, bildiği ve güvendiği markanın davacı tarafından farklı alanlarda da kullanıldığını düşünerek, dava konusu markayı taşıyan mal ve hizmetleri satın alabileceği, davacı markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanılmasına, sonradan tescil olunan dava konusu marka sahibinin, davacı markası ile aynı kalite ve güveni tesis eden malı ve hizmeti sunamaması durumunda ise davacının tanınmış markalarının itibarının sarsılmasına neden olabileceği, öte yandan dava konusu markanın fazla sayıda farklı mal ve hizmetlerde kullanılmasının davacının tanınmış markasının ayırt ediciliğine de zarar verebileceği nazara alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'in 05.05.2020 tarihli ve 2020-M-3841 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2019/40022 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 23.12.2024 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, YİDK Kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Sayın çoğunluk ile görüş ayrılığının temeli davacıya ait olan itiraza mesnet BINGO esas unsurlu markası ile tescili istenen davalıya ait ... ibareli markanın kapsadığı mal ve hizmetler yönünden benzer olup olmadığına ilişkindir.
Bir markanın kapsadığı mal ve hizmetler yönünden diğer marka ile karıştırma ihtimalinin oluşabilmesi için gerekli olan emtia benzerliğinin somut olayda gerçekleşmesi gerekir. Dairemizin, davacının daha önce ... esas unsurlu markasına dayalı olarak açtığı davada 2023/5667 esas 2024/7484 karar ve 23.10.2024 yeni tarihli kararında davalının BİN600 ibareli markası ile karıştırma ihtimali olmadığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin kararı onanmıştır.
Davalının dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 32. sınıftaki mallar ile, davacının itirazına mesnet markaların kapsamında yer alan mal ve hizmetler arasında bir benzerlik oluşmadığı, davalının başvurusu davacı markaları açısından tanımışlık düzeyi nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği ve markanın itibarına zarar verebileceği mümkün görünmediği, 6769 sayılı Kanun'un 6/5'inci maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi dairemizin istikrar kazanan benzer emsal Kararlarında da işaret edildiği üzere markayı oluşturan ibareye bitişik bir ibare ya ekleme yapıldığında marka itiraza mesnet markayla farklılaştığı kabul edilmektedir. Ayrıca davalının kötü niyetli bulunmadığı da dikkate alınarak davanın reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan, Bölge Adliye Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararını onayan sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.