11. Hukuk Dairesi 2024/1349 E. , 2024/9305 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1664 Esas, 2023/1573 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/177 E., 2021/109 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... DÜNYASI" ibareli markasını 1998 yılından beri Gaziantep ilinde tescilli tescilsiz kullandığını, 2006/20847 ve 2010/84510 sayılı "... DÜNYASI" ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin "... DÜNYASI" ibaresi üzerinde önceki tarihli tescilli markalar ve tescilsiz kullanımdan kaynaklanan müktesep hakkının bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin 2019/60438 sayılı "... DÜNYASI+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı gerçek kişinin adına tescilli "... dünyası" ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın kısmen yerinde görülerek bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkili şirketin 2006/20847 başvuru numarası ile 20 ve 24. sınıflarda kullanmakta olduğu “... DÜNYASI + şekil” ibareli markasının tescil tarihini yenilemeyi kaçırdığını, 2010/85410 başvuru numarası ile de söz konusu markayı 24. ve 26. sınıflarda tescil ettirdiğini, tescil öncesinde de müvekkilinin uzun yıllardır “... dünyası + şekil” ibaresini kullandığını, tescil hükümden düşmüş olsa dahi uzun süreli hak sahipliğinden kaynaklı müvekkilinin tescil talebinin haklı olduğunu, davalının markasının önüne “...” ibaresini ekleyerek markayı kullandığını ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-3571 sayılı kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tüm hizmetlerde kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin "... ... DÜNYASI+ şekil” markasının tescilli olduğu 35. sınıfta öncelikli ve inhisari hak sahibi olduğunu, dava konusu markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğini, her iki markada yan unsur olan “dünya görseli” bulunmasının da markalar arasındaki iltibas tehlikesini artırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, redde mesnet alınan 2018/40515 sayılı davalı markasının ... DÜNYASI+şekil, dava konusu marka başvurusunun ise ... DÜNYASI+şekil ibareli olduğu, davalının 2007/34632 sayılı markası hükümden düştüğünden redde mesnet alınmadığı, davacının 2019/60348 sayılı ... DÜNYASI+şekil ibareli marka başvurusunun davalının redde mesnet markası gibi şekil ve kelime kombinasyonundan oluştuğu, taraf markalarında ortak unsur olan ... DÜNYASI ibaresinin ayırt ediciliği zayıf olmakla birlikte asgari korumayı haiz olduğu, ibarenin tekstil ürünlerinin satışı bakımından tanımlayıcılık içeren zayıf bir marka işareti olduğu dikkate alınarak iltibas değerlendirilmesi yapılması gerektiği, davacı başvurusunun kapsadığı 35/5, 20/13, 24/04, 24/05, 27/01-05 vd hizmetleri ile davalı markasının kapsadığı 35/05 hizmetler aynı/aynı tür olduğundan markalar arasında iltibas olduğu, taraf markaları arasında işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik olduğu, davacının “... DÜNYASI” markasını, davalı markası ile aynı/aynı tür ve benzer hizmetler üzerinde gören bir tüketicinin; davacı hizmetinin, davalı markası ya da işletmesi ile ilişkili olduğu intibaına kapılması kuvvetle muhtemel olduğu, “... DÜNYASI şekil” markasını taşıyan 35. sınıftaki bir hizmetin, davalının “ ... DÜNYASI şekil” markalı hizmetlerinin bir versiyonu ya da yenilenmiş hali olduğunun düşünülmesinin iltibas kapsamında olduğu, taraf markalarının 35/01, 02, 03, 04 alt gruplarındaki çekişmeli hizmetler bakımından aynı/aynı tür hizmetleri içerdiği, benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının, önceki tarihli 2010/85410 ve 2006/20847 sayılı “...
DÜNYASI şekil” ibareli markalarından dolayı müktesep hakkı olduğunu ileri sürdüğü, eski tescilin kazanılmış hak teşkil edebilmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda, davacının müktesep hakka dayanak gösterdiği 08.05.2006 tarihli ve 2006/20847 sayılı “... DÜNYASI şekil” ibareli markasının yenilenmediği için hükümden düştüğü, dava konusu başvurunun yapıldığı 26.06.2019 tarihi itibariyle bu marka davacı adına tescilli olmadığından mütesep hak oluşturmadığı, 31.12.2010 tarihli ve 2010/85410 sayılı marka 17.08.2018 tarihinde tescil edildiği, 2019/60384 sayılı dava konusu marka başvurusu 2010/85410 sayılı marka ile aynı görsel işareti içerse de dava konusu marka başvuru kapsamından çıkartılan 35. sınıftaki hizmetlerin davacının önceki markası kapsamında yer almadığı, dolayısıyla davacının 35. sınıftaki çekişmeli hizmetler bakımından önceki tarihli markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı, ayrıca, davacı her ne kadar gerçek hak sahipliğine dayalı müktesep hak iddiasında bulunmuş ise de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında “gerçek hak sahipliği”nin sadece bir tescil engeli olarak düzenlendiği, hak sahibine tescilli benzer markanın varlığına rağmen tescil imkanı tanıyan bir hüküm olmadığı, netice itibariyle 2019/60384 sayılı “... DÜNYASI +şekil” ibareli davacı ... başvurusu ile 2018/40515 sayılı “... ... DÜNYASI şekil” ibareli davalı markası arasında başvurunun kapsadığı tüm mal ve hizmetler bakımından benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının 2019/60384 sayılı “... DÜNYASI şekil” ibareli marka başvurusu yönünden önceki tarihli 2010/85410 sayılı markasından kaynaklı müktesep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, "... DÜNYASI+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet 2018/40515 sayılı "... ... DÜNYASI+şekil" ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının aynı olduğu, her ne kadar "... dünyası" ibaresinin ayırt ediciliği çok yüksek değil ise de asgari bir korumayı haiz olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, tescilsiz marka kullanımının, tescilli bir başka markanın varlığına rağmen tescilsiz kullanıma konu ibareyi tescil hakkı vermeyeceği, yalnızca tescilsiz marka sahibine koşulları varsa 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında itiraz hakkı sağlayacağı, davacının önceki tarihli 2010/84510 sayılı markasının kapsamında dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan hizmetlerin yer almadığı, 2006/20847 sayılı markanın ise hükümden düştüğü ve koruma süresi ile dava konusu başvuru arasında iki yıldan fazla süre bulunduğu, bu nedenlerle davacının başvuru üzerinde müktesep hakkının olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.