Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/9307

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/1358
23.12.2024
8 İlgili Madde
⚖️
AI Analizi

Standart Uygulama Kararı

Yerleşik İçtihat

"Karar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki temyiz kesinlik sınırının (parasal sınır) uygulanmasına ve dosyanın esastan incelenerek onanmasına ilişkin rutin, matbu bir yargısal süreçtir. Hukuki bir boşluğu dolduran, yeni bir ilke getiren veya yerleşik içtihatları değiştiren nitelikte değildir."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve tazminat davasında; asıl davadaki temyiz miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz dilekçesinin miktardan reddine, birleşen davada ise İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle onama kararı vermiştir.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/1358 E.  ,  2024/9307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/37 Esas, 2023/1614 Karar KARAR : Esastan ret HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/350 E., 2018/1177 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali ve birleşen tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı/birleşen davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Asıl ve birleşen davalar bağımsızlıklarını koruduğundan, dosya içeriğine göre asıl davada kabulüne karar verilen ve davalı tarafça temyize konu edilen miktar toplam 127.647,68 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığından davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddi gerekmiştir. Birleşen davada davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 01.12.2000 tarihli bayi satış ve servis sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının davalıya gönderilen ihtarnamelere rağmen ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, alacaklarının tahsili için yapılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı-birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkiline “..., ...” markalı araçların satış ve servis yetkisi verilmemesinden kaynaklanan gelir kaybının, münhasır bölgenin ihlalinden dolayı kaynaklanan zararlarının, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle müvekkili tarafından yapılan reklam ve tanıtım giderlerinden kaynaklanan zararların olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250.000,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; feshin haksız olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği gereği karşılıklı alacaklı ve borçlu olduklarını, hesap-mahsup şeklinde hesaplaşmanın söz konusu olduğunu, temerrüt şartlarının oluşmadığını, faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Şirketi’ne Maslak bölgesinde dağıtmak ve teşhir edilmek üzere araç ve yedek parça temin etmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.3 ve 2.4.1.6. hükümlerinin, karşı tarafa ... ve ... markalarının yetkili bayi ve servisi olma hakkını tanımadığını, sözleşmenin feshine davacının sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında toplam bedeli 130.853,83 TL olan 27 adet fatura düzenlendiği, asıl davada davacı vekilinin bu faturalardan 25 adetinin yedek parça faturasının faktoring limitini aşmış olması nedeniyle ... Faktoring A.Ş. tarafından müvekkiline geri temlik edildiğini belirttiği, ... Faktoring A.Ş.’nin müzekkere cevabında 46.213,72 TL + 52.422,35 TL bedelli faturaların kendilerine temlik edilmediğini, diğer 25 adet faturanın ise, müşterilerinin kredi limiti iptal edildikten sonra kendilerine temlik edildiğinden ve garanti kapsamı dışında kaldığından geri devir işleminin yapıldığının belirtildiği, her ne kadar dava konusu faturaların üzerinde "... Faktoring A.Ş.'ye temlik edildiği" hususu yazılı ise de gerek ... Faktoring A.Ş.’den gelen yazı cevabı gerek asıl davada davacı vekilinin beyanı gerekse bilirkişi raporları içeriği dikkate alındığında, davacı ile dava dışı ... Faktoring A.Ş. arasında imzalanan faktoring sözleşmesinde faktoring işleminin iki tip olarak belirlendiği, bunların birinin onaylanmış alacak, diğerinin ise onaylanmamış alacak olduğu, onaylanmış alacağın ... Faktoring A.Ş. tarafından şartsız ve kesin olarak üstlenildiği, onaylanmamış alacakların ise limit onay formundaki limitin üzerinde olmaları nedeniyle, ... Faktoring A.Ş.'nin söz konusu limitin üzerindeki borcun ödenmemesi riskini üstlenmediği, dolayısıyla ... Faktoring A.Ş.
tarafından davacıya geri devir yapılmasına herhangi bir engel olmadığından davacının bu faturalara ve temlike konu alacağını isteyebileceği, davacının, davalıya gönderdiği üç adet ihtarnameden ilkinde, davalının davacıya olan borcunun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, ikinci ve üçüncü ihtarnamelerde borcun ödenmesinin istendiği, yine son ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği, taraflar arasındaki sözleşmede, vadesinde ödenmeyen fatura borcu, önelsiz fesih sebebi sayıldığından temerrüde düşen davalının davacıya fatura borcunu ödememesinden dolayı davacı tarafça sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, davalının, davacının ikinci ihtarnamesine cevabında ödeme planı ile borcu kabul ettiği anlaşıldığından, dava açılırken feragat edilen miktar da dikkate alındığında dava dilekçesinde talep edilen asıl alacak ve buna göre hesaplanan işlemiş faiz tutarı alacağa yönelik davalının itirazının haksız olduğu, karşı davanın harcı yatırılmayıp açılmamış sayıldığından, bu dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığı, birleşen dava ile ilgili olarak; taraflar arasındaki sözleşmede Saab dışında diğer markalı araçların satışına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, davalının sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde diğer marka araçların bayiliğini davacıya verme gibi bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu marka araçların satış ve servisi işinin verilmesi için sözleşmede aranan şartların davacı tarafından yerine getirildiğine, başvuru veya talepte bulunulduğuna ve bu hakkın kazanıldığına ilişkin delil sunulmadığı, asıl davada davacı tarafından sözleşmenin haklı feshedildiği kabul edildiğinden birleşen davada sözleşmeye bağlı reklam ve tanıtım giderleri istenemeyeceği, davacının sorumluluk alanının taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul İli Şişli, Beşiktaş, Kağıthane, Sarıyer ve Beyoğlu ilçeleri olarak gösterildiği, davalı şirketin satış yaptığı ileri sürülen dava dışı şirketlerin bayilik ve servis hizmetlerini Kadıköy ve Üsküdar ilçelerinde yürüttükleri, davalı ile dava dışı ... Oto. Tic. Servis Ltd. Şti. arasında düzenlenen 01.06.2001 başlangıç tarihli sözleşme ile bu şirketin Kadıköy bölgesi için yetkili bayi olarak atandığı, dolayısıyla davacı ile sorumluluk alanlarının farklı olduğu, davacının kendi sorumluluk alanı dışında kalan alanlarda yapılan satış ve servis işlemlerine müdahale haklı olmadığı gibi münhasır bölge ihlalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, harcı yatırılmayan karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar davalı/birleşen davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı/birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı/birleşen davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi sebebi ile tanzim edilen faturalara dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine; birleşen dava ise taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshi ile sözleşmeden kaynaklanan diğer sebeplerle uğranıldığı ileri sürülen zararın tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 352, 362, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Asıl davada, temyize konu edilen miktar kesinlik sınırı altında kaldığından, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddi gerekmiştir. 2. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından birleşen davaya yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalının temyiz dilekçesinin MİKTARDAN REDDİNE; birleşen davada davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde birleşen dava yönünden davacıya iadesine, 23.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

352

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Ön inceleme

MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.) (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inc...

353

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Duruşma yapılmadan verilecek kararlar

MADDE 353- (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahk...

362

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Temyiz edilemeyen kararlar

MADDE 362- (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: a) Miktar veya değ...

366

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Kıyas yoluyla uygulanacak hükümler

MADDE 366- (1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

372

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Yargıtay kararlarının tebliği

MADDE 372- (1) Yargıtayın bozma kararları ile onama kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara te...

67

İCRA VE İFLAS KANUNU - 6 – İtirazın hükümden düşürülmesi: a) İtirazın iptali:

Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen a...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

bayilik sözleşmesi itirazın iptali temyiz kesinlik sınırı sözleşmenin feshi tazminat davası 6100_352 6100_353 6100_362 6100_366 6100_370 6100_371 6100_372 2004_67