11. Hukuk Dairesi 2024/690 E. , 2024/9327 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/337 Esas, 2023/1810 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/71 E., 2021/157 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin pek çok buluşları için TÜRKPATENT, ... ve ... ile birlikte tüm dünyanın pek çok ülkesinde patent kurumları nezdinde patent tescilleri aldığını, müvekkilinin ... 222/9475-TR 2016/14526-B numarası ile patent tescilini haiz buluşun müvekkili Lisans Sözleşmesi çerçevesinde ... Makine Sanayi A.Ş. tarafından kullanıldığını, müvekkilinin bu patent tescilini haiz "Yıkama-Sıkma Makinası" (... Machine) başlıklı buluşunun, herhangi bir izin bulunmaksızın davalı tarafından haksız kullanıldığını, özellikleri aynen taklit ederek üretim ve satış faaliyetlerinde bulunduğunun bizzat davalı internet sitesinden alınan fotoğraflar ile sabit olduğunu, bu durumun tespiti açısından Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/36 değişik sayılı dosyası üzerinden tespit yapılarak tedbir taleplerinin kabul edildiğini, 15.02.2018 tarihinde davalıya ait işyerinde tedbir kararının uygulandığını, davalı kullanımının patent hakkına tecavüz ve aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında da haksız rekabet teşkil ettiğini; davalının müvekkiline ait patent hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesini, tecavüz teşkil eden söz konusu parçaların gözetim altında sökülmesi, aksi takdirde masrafları davalıya ait olmak üzere anılan parçaların imhasını, müvekkilinin yoksun kaldığı kazancın belirlenmesinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) madde 151/2-c'de yer alan değerlendirme usulünün dikkate alınmasını, patent hakkı tecavüze uğrayana müvekkili lehine şimdilik 10.000,00 euro tutarında maddi tazminatın, tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren devlet bankalarının euro cinsinden mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden işleyen faizi ile birlikte, fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Karşı davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu patentin başvuru tarihinin 2007 yılı olduğunu, davacının 2007 tarihi itibariyle işbu patenti kullandığını kanıtlaması gerektiğini, bahse konu makinenin internet sitesinde yer almadığını, davacı tarafa ait patentin kullanmama sebebiyle patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu patentin patentlenebilirlik kriterlerine haiz olmadığını, patent konusu buluşun dünyada kullanıldığının bilindiğini, tekniğin bilinen durumu aşmadığını, yenilik kriterlerine haiz olmadığını ileri sürerek karşı davalıya ait patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; patent konusu tamburun Danıs SPR 555 makineleri üzerindeki değerinin yalnızca %10'u kadar olmasına rağmen makinelerin tümü hakkında hiçbir inceleme yapmaksızın karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı ve hatalı olduğunu, patent konusu tambur ile müvekkiline ait makinelerde kullanılan tambur arasındaki farklılıkların oldukça açık olduğunu, tecavüz olmadığı gibi eşdeğerli kabul edilebilmelerinin de mümkün olmadığını, davacı tarafça dilekçelerinde internet sitesinden alındığı belirtilen fotoğrafların gerçek olmayıp, yalnızca makineye ait görsellerin müvekkiline ait olduğunu, müvekkili şirketin 40 yılı aşkın süredir hizmet veren köklü bir firma olduğunu, müvekkilinin haksız ve mesnetsiz iddialarla karşı karşıya kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait patentin patentlenebilirlik koşullarını haiz olmadığı ve kullanmama nedeniyle hükümsüz kılınmasının gerektiği yönündeki talebin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin tescilli patentini bir kısım inhisarı hakları da kapsayan Lisans Sözleşmesi çerçevesinde ... Makine Şirketi tarafından kullanıldığını ve bu şirketin patente konu buluşu kullanmak sureti ile makine üretim ve satış faaliyetlerini gerçekleştirdiğini savunarak karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iki ayrı heyetten alınan iki ana rapor ve iki ek raporda, yukarıda belirtilen ilkeler ışığında taraflarca sunulan tüm deliller ve dökümanların kıyaslanması suretiyle yapılan incelemelerde istikrarlı bir şekilde davacı-karşı davalı yana ait patentin yenilik vasfını haiz olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığının tespit edildiği, ... nezdinde aynı patent için yapılan değerlendirmelerde patentin geçerlilik koşullarına sahip olduğuna karar verildiği ve dosyaya sunulan ve yukarıda özetlenen Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/214 E., 2021/85 K. sayılı kararında da davacıya ait patentin aynı gerekçeler ile hükümsüzlüğünün talep edilmiş olduğu ve mahkemece yapılan yargılama neticesi patentin hükümsüzlük koşullarının oluşmadığından bahisle hükümsüzlük davasının reddine karar verildiği, söz konusu karar henüz kesinleşmemiş olsa da, mahkememizce alınan tüm raporlar, sunulan tüm deliller ve ... kararı ile hep birlikte değerlendirildiğinde mevcut delil durumuna göre davaya konu patentin hükümsüzlük koşullarının oluşmadığından karşı davanın reddi gerektiği, patente tecavüz iddiası yönünden öncelikle patentteki hakkın kapsamının belirlenmesi gerektiği, koruma konusunun kapsamını istem ve istemlerden oluştuğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 89. madde hükmüne göre istemler esas olup, çizim, resim ve tarifnamenin yardımcı unsurlar olduğu, davacıya ait patentin tescil belgeleri celbedilerek koruma kapsamı olan istemlerinin tespit edildiği, bilirkişi raporlarında davacı patent belgesi ve davalı ürünü görünümü ile yapılan kıyaslamalarda benzerlik ve tecavüz olduğu yönünde görüş bildirilmesine rağmen, ek rapor aşamasında mahkemenin verdiği görev çerçevesinde yapılan fonksiyon testi sonucunda davacı patenti ile davalı ürünü arasında farklılık bulunduğu, bu nedenle tecavüz koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı, davacı-karşı davalı vekili fonksiyon testi yönteminin hatalı olduğu ve davalı-karşı davacı tarafın tamburlarda değişiklik yapmak suretiyle tecavüz fiilini gizlemeye çalıştığı iddiaları ile kıyaslamanın yapılma usulüne itiraz ettiği, davaya konu uyuşmazlığın patent belgesine ilişkin olması ve patentte korunan hususun temel olarak görünüm değiş işlev olması, bu işlevin de en somut bir şekilde makine çal�
�şır haldeyken tespitinin mümkün olması karşısında, davalı-karşı davacının bu yöndeki talebinin kabul edildiği, ayrıca bilirkişilerden makinanın çalıştırılmak suretiyle kıyaslamanın teknik bir fayda sağlayıp sağlamayacağı hususlarında da ek rapor alındığı, bilirkişiler 16.03.2020 tarihli ek raporlarında, "davalı-karşı davacının 1G unsurunun üründe olup olmadığının anlaşılması için yani adı geçen çıkıntıların işlem görmekte olan çamaşır malzemesi çıkıntıların arasındaki çukurlara doğru uzandığında deliklerin tamamen tıkanmasına engel olmaya yetecek yükseklik ve yoğunlukta olması unsurunun tespiti için fonksiyon testini talep ettiğini, tarifnamenin 18.sayfasının 32. satırında, 19. sayfasının 1, 2, 3. satırlarında: "çıkıntılar yeterince yüksek ve yoğun olduğunda, çıkıntıların üzerine yerleşen tekstilin yıkama ve sıkma sırasında deliklere ulaşması engellenir. Tekstil delikleri tıkamadığı için tahliye ve sıkmada su deliklere kolayca ulaşır" tarifname istemlerin dayanağı olduğundan bu unsurun söz konusu üründe var olup olmadığının anlaşılması için çalıştırma testinin ihlal analizi için faydalı olacağı sonucuna ulaşıldığını tespit ve beyan ettikleri, fonksiyon testinin tecavüz iddialarında gerekli ve faydalı olacağına ilişkin tespit ve kabul ile SPR 555 model numaralı makina ile davacı patentinin karşılaştırılması neticesinde, bu makinenin -davalı beyan ve iddialarının aksine- bir yıkama sıkma makinesi olduğu; tecavüze konu patentin incelenmesi sırasında Avrupa Patent Ofisinin itirazlar biriminin sözlü görüşme tutanağı tercümesinde İstem 1'in kapsamını çıkıntıların ve çukurların farklı boyut ve şekillerde olması ile sınırlandırıldığı, incelenen tamburdaki tüm çıkıntı ve çukurların aynı olması nedeniyle 1C unsurunun SPR 555 model numaralı makinada bulunmadığının tespit olunduğu, SPR 440 model makineni yine çalıştırılmak suretiyle yapılan incelemesinde ise tambur üzerinde çıkıntı tespit edilemediğinden bağımsız istemde yer alan 1C, 1D, 1E, 1F ve 1G unsurlarının üründe bulunmadığı, bu nedenle tecavüzün koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı, her ne kadar davacı-karşı davalı vekili, davalı-karşı davacının, Mahkemenin 2018/36 değişik iş dosyası üzerinden verilmiş ihtiyati tedbire muhalefet ederek yedieminde bulunan makinelerin tamburlarına müdahale ederek değiştirdiğinden bahisle tecavüzün tespiti yönündeki bilirkişi ek raporlarına itiraz etmiş ise de; söz konusu iddialarını 16.05.2018 tarihli dilekçesinde dile getirdiği, tamburlara, 20.04.2018 tarihinden önce, rapor alınmadan müdahale yapıldığını beyan ettiği, buna karşın yapılan müdahalenin makine ve patent arasındaki benzerliği ortadan kaldıracak mahiyette olmadığını, "davalı-karşı davacı tedbir konusu makinelere müdahale etmesine rağmen, müvekkile ait patente konu istemlere tecavüz teşkil eden unsurların tedbire konu makinelerin tamburlarında halen mevcut olduğu"nu beyan ettiği, buna göre davacının iddia ettiği müdahalenin dava konusu makineyi patentten farklılaştıracak ölçüde olmadığı yine davacının kabulünde olduğu, esasen 1. ve 2. heyet raporlarında tecavüzün davalı makinesi ile davacı patenti ile tecavüzün unsurlarını oluşturacak ölçüde benzerlik tespit edilirken makineler fonksiyon olarak incelenmediği ve çalıştırılmadığı, makinelerin çalıştırılması suretiyle yapılan incelemede ise söz konusu makinelerin davacı patent kapsamında kalmadığının tespit edildiği, dolayısıyla tecavüz yönünde inceleme yapılırken davacının iddia ettiği müdahalenin yine bizzat davacının kabulü ile esasa etkili olmadığı gerekçesiyle asıl davanın ve karşı davanın ayrı ayrı reddine, karar verilmiş, karar davacı-karşı davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece üç ayrı bilirkişi heyetinden alınan kök raporlarda davalı - karşı davacı ürününün davacı - karşı davalının patent haklarına tecavüz ettiği tespitine yer verilmiş; ancak bu raporların dava konusu makinenin çalıştırılmadan aldırıldığı, akabinde makinenin çalıştırılması suretiyle yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda düzenlenen 12.03.2020 ve 31.012021 tarihli ek raporlarda "patent haklarına tecavüz edilmediği" tespitinin yapıldığı, önceki raporların makinenin çalıştırılmadan alınmış olması nedeniyle esasen anılan her iki ek rapor ile kök raporlar arasında giderilmesi gereken bir çelişkinin de bulunmadığı ve mahkemece ek raporlara itibar edilmesinde isabetsizliğin olmadığı, davacı vekili her ne kadar "Dava konusu olan ve tedbir altına alınmış makinelerin davalı tarafından müdahale edilerek değiştirildiği, dolayısıyla 20.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda incelenen makine tamburlarının dava konusu tamburlar olmadığı." ileri sürülmüş ise de; davacının iddia ettiği müdahalenin dava konusu makineyi patentten farklılaştıracak ölçüde olmadığı yine davacının kabulünde olduğu, yukarıda açıklandığı üzere bilirkişi heyet raporları ile ek raporları arasındaki farkın"makinelerin fonksiyon olarak incelenmeden ve çalıştırılmadan" alınmış olmasına dayalı olduğu; sonuç olarak mahkemece, davalı-karşı davacının ürününü davacı-karşı davalının patentinin koruması kapsamında kalmadığı anlaşıldığından asıl davanın reddine karar verilmesi isabetli olduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava yönünden patent haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve tazminat; karşı dava yönünden ise patentin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 89. maddesi ile 141. maddesi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.