11. Hukuk Dairesi 2024/1393 E. , 2024/9371 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2210 Esas, 2023/2183 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Vakfıkebir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2020/66 E., 2022/283 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 18.12.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan ve toplantı tutanağının 2, 3, 5, 7 ve 8 inci maddelerine isabet eden kararların kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkilince bu kararlara muhalefet şerhi yazıldığını ileri sürerek bahsi geçen kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, alınan kararlarda iptali gerektiren bir hususun bulunmadığını savunarak reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, genel kurulda alınan ve davacı tarafça iptali istenen 2, 3, 5, 7, 8. maddelerinin alımında Türk Ticaret Kanunu bakımından usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediği, genel kurula davacı adına katılım için verilen vekaletnamenin sahteliği veya zor alımına ilişkin beyan ve belge tespit edilemediği gibi verilen talimata aykırı olarak davranıldığına dair dosyada somut bir delilin görülemediği, 18.12.2019 tarihinde yapılan ve iş bu dava ile iptali talep edilen 2, 3, 5, 7, 8. genel kurul gündem maddelerinin alımında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) bakımından usul ve yasaya aykırı bir yönün tespitinin yapılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, çağrı usulsüzlüğünün başlı başına iptali gerektirmediği gibi davaya konu genel kurul toplantısının tüm ortakların asaleten ve vekaleten katılımıyla yapıldığı, iptali talep edilen kararların kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiğinin dosya kapsamıyla ispat edilemediği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönü
nden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, davanın pay sahibi tarafından açılabilmesi için 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince pay sahibinin toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy vermesi ve muhalefetini tutanağa geçirmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı pay sahibi oylamadan sonra tutanağa muhalefetini geçirmemiş, ayrı bir dilekçe ile muhafeletini sunmamıştır. Mahkemece genel kurulda alınan kararların iptali istemi incelenirken iptal davalarında dava şartı olan muhalefetin tutanağa geçirtilmiş olması koşulunun öncelikle incelenerek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, işin esasına girilerek reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi yukarda açıklanan biçimde düzeltilerek sonucu itibariyle doğru olan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.