Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/9382

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/1411
25.12.2024
6 İlgili Madde
⚖️
AI Analizi

Standart Uygulama Kararı

Yerleşik İçtihat

"Karar, anonim şirket yönetim kurulu iç yönergesinin tesciline karşı açılan davalarda 'ilgililer' kavramının dar yorumlanması ve aktif husumet ehliyeti üzerine yerleşik içtihadı uygulayan, matbu bir onama kararı niteliğindedir. Hukuki bir boşluğu doldurmamakta veya yeni bir içtihat getirmemektedir."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından, şirket yönetim iç yönergesinin tescilinin iptali ve sicilden terkini talebiyle açılan davada; mahkeme, davacıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 34. maddesi kapsamında sicil işlemine itiraz edebilecek 'ilgililer' sıfatını taşımadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar vermiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu yöndeki esastan ret kararını, benzer bir iç yönerge değişikliği davasının daha önce reddedilip kesinleşmiş olması ve davacıların hukuki durumu dikkate alarak onamıştır.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/1411 E.  ,  2024/9382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/935 Esas, 2023/1982 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/779 E., 2023/206 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 90282-0 sicil no.su ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı ... Fabrikası A.Ş.’nin (... A.Ş.) yönetim kurulu üyeleri olduğunu, şirketin 06.09.2022 tarihli 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararı ile 06.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı şirket yönetim iç yönergesinin emredici düzenlemelere açıkça aykırı olarak davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından 21.09.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi’nde tescil ve ilan edildiğini, bu işleminin iptal edilerek sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini, zira 18.08.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında belirlenen ... A.Ş.’nin “yönetimi kurulu üyeleri” 21.09.2022 tarihinde tescil ve ilan edildiğinden, 06.09.2022 tarihinde tescil ve ilan edilmiş bir “yönetim” bulunmadığını ve 06.09.2022 tarihinde bir kısım yönetim kurulu üyelerinin aldığı karar ile kabul edilen yönetim iç yönergesinin davalı Müdürlükçe tescilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) emredici hükümlerine aykırı olduğunu, olağan genel kurul kararının 6102 sayılı Kanun’un 30 ve 422.maddesinde belirtilen 15 günlük süre içerisinde tescil ve ilan ettirilmediğinden geçerlilik kazanmadığını, İstanbul 7. Ticaret Mahkemesinde benzer davalar açtıklarını ve davalarının kabul edildiğini, örnek mahkeme kararına rağmen yeni bir yönetim iç yönergesi yapılmasını gerektiren bir durum da yokken, aynı konuda İstanbul 7. Ticaret Mahkemesi kararlarını etkisiz hale getirmeyi amaçlayan yönetim kurulu kararlarını ve yeni yönetim iç yönergesinin tescil edilmesinin ve müvekkillerinin sicilden terkin talebinin reddedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ... A.Ş.’nin 06.09.2022 tarihli 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararı ile 06.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı şirket yönetim iç yönergesinin emredici hükümlere aykırı olarak davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından tescil edilerek 21.09.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmesi nedeniyle, söz konusu yönetim kurulu kararı ve yönetim iç yönergesine ilişkin davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün tescil işleminin iptal edilerek sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davada müvekkili müdürlükçe verilmiş bir red kararı bulunmadığı hâlde davacıların 29.09.2022 tarihli başvurusuna anayasal bilgi edinme hakkı kapsamında müvekkili müdürlük tarafından verilen cevabın hatalı bir biçimde red kararı gibi değerlendirilerek dava açıldığını, huzurdaki davanın mahiyeti gereği müvekkili müdürlüğe karşı 6102 sayılı Kanun’un 34. maddesi kapsamında açılabilecek bir dava olmadığını, husumetin ilgili şirkete yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, tescil edilmiş hususlarla ilgili müvekkilinin değerlendirme yaparak tescil edilmiş olguları re'sen değiştiremeyeceğini, davacıların hukuki yararının da bulunmadığını, müvekkili müdürlüğün tescil işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davacılar vekilinin seçime ilişkin genel kurul toplantı tutanağı tescil edilmeden yönetim kurulunun göreve başlamasının mümkün olmadığı iddiasının doğru olmadığını, çünkü yönetim kurulunun seçimle beraber göreve başladığını, ticaret siciline tescil ve ilanın kurucu nitelik taşımadığını, üye sıfatının kazanılmasında tescilin etkisinin bildirici nitelikte olduğunu, dava konusu edilen ve uygulanması istenen kararlar hâlihazırda kesinleşmediğinden, herhangi bir sonuç doğurmasının mevzuat gereğince mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davaya konu şirket iç yönergesinin 18.08.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında yapılan yönetim kurulu seçimiyle iş başına getirilen yönetim kurulunun 06.09.2022 tarih ve 2022/3 sayılı kararı ile kabul edildiği,
davacıların dava dışı şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğu, alınan kararlara muhalif oldukları, davalı kurumda yapılan tescil ve ilan işleminin kaldırılmasını istedikleri, 6102 sayılı Kanun’un 36.maddesinde sicil müdürlüğü kararlarına itiraz edebilecek kişilerin "ilgililer" olduğunun belirtildiğini, davacıların silinmesini istedikleri 06.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı şirket yönetim iç yönergesinin dayanağı olan yönetim kurulu kararları ve genel kurul toplantı tutanaklarının iptali için dava açma haklarının her zaman bulunduğu, bu nedenle anılan "ilgililer" kavramı ile davacılar dışındaki üçüncü kişilerin kastedildiği, bu bakımdan davacıların yasada belirtilen "ilgililer" kapsamına girmediklerinden aktif husumetlerinin bulunmadığını, 6102 sayılı Kanun’un 34/2. maddesi gereğince dosya üzerinden karar verilmesi gerekirken sehven duruşma günü verildiği gözlendiğinden, dosya re'sen ele alınarak karar verildiği gerekçesiyle, davanın dava şartı olan aktif husumet ehliyeti bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilgililer kapsamına ise şirket ortaklarının ve organ olarak hareket etmeyen yönetim kurulu üyelerinin girmediği, bu kişilerin tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicile başvuru hakları olmadığından, sicil işlemine itiraz davası açma haklarının da bulunmadığı, Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere, davacıların dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olup, terkini istenen kararlara muhalif oy kullandıkları, tescilin iptali istemini de organ sıfatıyla değil, ortak sıfatıyla ileri sürdükleri, 6102 sayılı Kanun’un 34 ve Yönetmeliğin 22. maddesi uyarınca sicil işlemine itiraz davası açabilecek 'ilgililer' kapsamında bulunmadıkları, bu nedenle Mahkemece istemin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı Müdürlük tescil işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve iç yönerge değişikliğine dair yönetim kurulu kararının, karar tarihinde mevcut iç yönergede öngörülen karar nisabı sağlanmaksızın alındığından yok hükmünde olduğu iddiasıyla, ticaret sicilinden terkinini karara katılmayan üyeler 6102 sayılı Kanun'un 34 ncü maddesinde belirtilen ilgili kişilerden olmaları nedeniyle talep edebileceklerse de, eldeki davaya konu şirketin nitelikli nisap öngören 23.02.2017 tarihli yönetim kurulu iç yönergesini değiştiren 30.11.2021 tarihli iç yönergenin sicilden terkini isteminin reddine dair ticaret sicil müdürlüğü kararının iptali istemli davanın reddine ilişkin kararın Dairemizin 20.05.2024 tarih ve 2023/387 E., 2024/4088 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiş olduğunun ve iş bu davaya konu iç yönergenin tescilinin bu minvalde 30.11.2021 tarihli iç yönergeyi değiştirmiş olduğunun anlaşılmasına göre, yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davacılardan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

114

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Dava şartları

MADDE 114- (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması...

353

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Duruşma yapılmadan verilecek kararlar

MADDE 353- (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahk...

369

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Temyiz incelemesi ve duruşma

MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gör...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

372

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Yargıtay kararlarının tebliği

MADDE 372- (1) Yargıtayın bozma kararları ile onama kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara te...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

Ticaret Sicili Anonim Şirket Yönetim Kurulu Aktif Husumet Ehliyeti Tescil İşlemi 6102_34 6102_36 6102_30 6102_422 6100_114 6100_353 6100_369 6100_370 6100_371 6100_372