11. Hukuk Dairesi 2024/1529 E. , 2024/9410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1700 Esas, 2023/1614 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/108 E., 2021/104 K.
Taraflar arasındaki ... (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Equipment Corporation firmasının, Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulmuş olan, özellikle forklift, traktör, taşıma, kaldırma makine ve araçları ile taşımacılık platformları ürünlerinin üretim ve satışı ajanında dünyanın liderler kuruluşlarından olduğunu, müvekkili şirkete ait "V ..." ibareli akü ve batarya sistemlerinde kullanılan marka ile davalıya ait "X ... battery" ibareli markanın ilişkilendirilecek, karışıklığa sebep olacak derecede benzediğini, markalara ait hitap edilen tüketici kitlesinin, sınıfların ve faaliyet alanlarının bire bir aynı olduğunu, zayıf bir ibare olsa dahi “...” ibaresinin markalardaki genel görünümü etkilediğini, hal böyleyken, "w, x,v, y, z" gibi ardışık harfleri içeren "x ..." ve "y ..." ya da "v ..." ibareli markaların, "genel görünüm" olarak değerlendirildiğinde aynı alanda ve aynı sektör bakımından aynı şirkete ait birbirinin devamı olan markalar olarak değerlendirilmesi ve ilişkilendirilmesi riskinin sabit olduğunu, “...” ibaresinin ilgili alanda çokça kullanılıyor olması ve zayıf ibare olmasının iş bu ibarenin jenerik ibare olarak değerlendirilmesi dolayısıyla da değerlendirme dışı bırakılması sonucunu doğurmadığını, kararda 2011/30199 sayılı "x-..." ibareli markanın kazanılmış hak oluşturduğu konusunda hiçbir beyanda bulunulmadığını ileri sürerek TürkPatent YİDK'nın 2019-M-11547 karar sayılı kararının iptaline, 2019/33885 sayılı "x ..." ibareli marka tescil talebinin reddine, tescil edildi ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 2019/33885 kod numaralı markanın, Türkçe karşılığı “güç” olan ihtilaf konusu “...” ibaresinin, özellikle 9. sınıfta bulunan “piller, aküler, güç kaynakları” ve tescili talep edilen 9. sınıfta bulunan malların bulunduğu birçok sektörde yaygın olarak kullanımı olan ve yine çok sayıda farklı firmanın markalarında bir bileşen olarak kullandığı bir ibare olduğunu, “...” ibaresinin, dava konusu YİDK kararında da ifade olunduğu üzere herkesin kullanabileceği türden, tüketicilerin her sektörde maruz kaldıkları, fantezi-orijinal olmayan, ayrım gücü zayıf, basit bir ibare olduğunu, markalarda ortak kelime unsuru bulunmasının tek başına karıştırılma ihtimali yaratacak bir sebep olmadığını, başvuru sahibinin ihtilaflı mallar üzerinde tescilli “...” asli unsurlu 2011/30199 sayılı önceki markası ve başvurunun ret gerekçesi markalardan farklı olarak ihtiva ettiği diğer unsurlarla birlikte dikkate alındığında markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Abdulkadir ... A.Ş.’nin (... Grup) lastik kaplama, jant ve akü alanlarındaki yatırımlarıyla, Çankırı ve Kırşehir hattında Türkiye’nin lastik ve otomotiv yan sanayi sektöründe dünya ile yarışan, %100 yerli sermayeli en büyük sanayi ve ticaret gruplarından birisi olduğunu, “...” markasını bünyesinde bulunduran ... Grubun, “...”ın dışında, “Sumitomo grubu” ile de ortaklığı bulunduğunu, müvekkilinin “X-...” markasının 12/04/2011 tarih 2011/30199 numaralı başvuru ile 09. sınıfta zaten tescilli olduğunu, müvekkilinin, yeni başvuruda bulunduğu 2019/33885 no.lu “... BATTERY” markasını, logolu müracaat ederek, “X” ibaresini ön plana çıkardığını, “X ...” tanımında “X”in “extra” anlamına geldiğini ve davacının markası olan “V ...” ibaresinden ayrıştığını, müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde 2011/30199 no.lu markası gereği tescil tarihinden 5 yıl geçmesi neticesinde müktesep hak sahibi olduğunu, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak genel izlenimde ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığını, Türkçe karşılığı "güç” olan ihtilaf konusu "..." ibaresinin, özellikle 9. sınıfta bulunan piller, aküler, güç kaynakları ve tescili talep edilen 9. sınıfta bulunan malların bulunduğu birçok sektörde yaygın olarak kullanımı olan ve yine çok sayıda farklı firmanın, markalarında bir bileşen olarak kullandığı bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "..." ibaresinin markalarda müşterek olarak bulunan unsur olduğu, "..." ibaresinin Türkçe karşılığının güç, kuvvet, zorlamak, baskı yapmak vb. şeklinde olduğu, davacıya ait redde mesnet marka kapsamında yer alan emtialar ile benzer olduğu tespit edilen dava konusu marka kapsamında yer alan "Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastl
ar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri" emtiaları bakımından "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük zayıf bir ibare olduğu, dava konusu markanın ise yukarıda izah edildiği üzere şekil ve kelime unsurlarını birlikte içeren "... Battery" ibaresinden oluştuğu, "Battery" ibaresinin "Pil" anlamına geldiği ve davaya konu emtialar bakımından ayırt edici etkinliği bulunmayan tali bir unsur olduğu, dava konusu markanın yazım şekli ve oluşturulma biçimi itibariyle itiraza mesnet marka ile yakınlaşmadığı da nazara alındığında salt markalarda yer alan zayıf karakterli müşterek bileşenlerden kaynaklı olarak markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğunun söylenemeyeceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu(6769 sayılı Kanun)'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü koşullarının oluşmadığı, davalı şirkete ait 2011/30199 sayılı "X-..." markasının 25.07.2012 tarihinde tescil edildiği, tescil tarihi ile dava konusu marka başvuru tarihi arasında 5 yılı aşkın süre bulunduğu, dosya kapsamında, davalı şirketin, marka işlem aşamasında sunmuş olduğu dilekçelerinde, bu markasını “akü” olarak kullandığına dair, çeşitli görsellere yer vermiş olmakla, dava konusu markanın davalı şirkete ait önceki tarihli 2011/30199 sayılı "X-..." markasının asli unsuru korunarak oluşturulmuş ve yenileştirilmiş versiyonu olduğu, önceki tarihli markanın 5 yılı aşkın süredir tescilli olduğu ve artık olası hükümsüzlük tehdidi altında olmadığı, yine akü emtiaları üzerinde bu markanın kullanıldığı anlaşıldığından dava konusu marka kapsamında yer alan "Aküler" emtiaları bakımından davalı şirketin önceki tescilli markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğu, davalı şirketin başka emtialar üzerinde önceki tarihli markasını kullandığını ispatlayamadığından "Akü" emtiası haricinde kalan diğer emtialara müktesep hakkın sirayet etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... Battery" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "VFORCE" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı madddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraf markalarında ortak olarak bulunan İngilizce "..." ibaresinin Türkçe karşılığının "güç, kuvvet, zorlamak, baskı yapmak vb. şeklinde olduğu, fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki
yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor, sınırsız, mutlak nitelik, bir
cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği, bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik,
endüstriyel ve askerî potansiyeli vb" anlamlara geldiği, mühendislik ve fizik alanlarında
kullanılan bir terim olduğu ve zayıf düzeyde ayırt ediciliğe sahip
bulunduğu, taraf
marklarında diğer (ayırt edici) unsur olan “x” / “v” harflerinin birbirlerinden bağımsız olduğu,
İngilizce sıralama içinde de “v” ile “x” harflerinin ardışık olduklarının söylenemeyeceği, markalar arasında ilk
bakışta iltibasa meydan verecek düzeyde yazı, şekil ve renk kullanımın bulunmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, müktesep hak iddiasının tartışılmasının sonuca etkili olmadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının 2019/33885 sayılı "x ..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının "VFORCE" asıl unsurlu markaları mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TürkPatent YİDK'nın 2019-M-11547 karar sayılı kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.