Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/9437

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2023/6034
26.12.2024
6 İlgili Madde
🌟
AI Analizi

Önemli Emsal İçtihat

Yol Gösterici Karar

"Karar, doktrinde ve uygulamada tartışmalı olan 'tüzel kişilik perdesinin aralanması' kurumuna ilişkin önemli bir açıklık getirmektedir. Yargıtay, bu kurumun uygulanması için asıl borçluya karşı önceden takip yapılması gibi bir 'ön şart' bulunmadığını açıkça vurgulayarak, alt mahkemenin bu yöndeki hatalı gerekçesini bozmuştur. Bu durum, tüzel kişilik perdesinin aralanması davalarında ispat yükü ve dava şartlarına dair önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Dava, tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle, borçlu şirket ile organik bağı bulunan diğer şirketlerin borçtan sorumlu tutulması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, asıl borçlu şirketin borca batıklıktan çıktığı ve öncelikle ona başvurulması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, tüzel kişilik perdesinin aralanması için borçlu şirkete karşı önceden icra takibi yapılması veya bu takipten sonuç alınamaması gibi bir ön şart bulunmadığını, organik bağın varlığı ile birlikte kötü niyetli işlemlerin (alacaklıdan mal kaçırma kastı) somut verilerle ispatlanması gerektiğini belirterek, mahkemenin 'önce asıl borçluya başvurulmalı' gerekçesini hatalı bulmuş ve kararı bozmuştur.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/6034 E.  ,  2024/9437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2042 Esas, 2023/1368 Karar ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/504 E., 2021/202 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... A.Ş vekili Avukat ... ve ... A.Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dilekçesinde; davacı şirketin dava dışı ... Grup Turizm İşletmeleri A.Ş.'den Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/3 E., 2017/103 K. sayılı ilamına dayalı olarak 398.106,63 TL alacaklı olduğunu, borçlu şirket hakkında iflas erteleme tedbir kararı bulunduğundan icra takibine geçilemediğini, borçlu şirketin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/30 E. sayılı dosyasında iflas erteleme talebinde bulunduğunu ve talep üzerine mahkemece tedbir kararı verildiğini, bu şirket ile davalı şirketler arasında organik bağ olduğunu, alacaktan davalı şirketlerin de sorumlu olduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiğini ileri sürerek tüm davalı şirketlerin borçtan ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile 398.106,63 TL'nin 11.02.2007 tarihinden itibaren aylık %10 faizi ve bu miktarın %5'i oranında tahsil masrafı ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirketler vekilleri cevap dilekçelerinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması şartları oluşmadığını, ticaret sicil kayıtlarının tetkikinde ... A.Ş.'nin 90.000.000,00 TL tutarında kayıtlı sermayesinin bulunduğunu, dava dışı ... A.Ş.' nin iflas erteleme sürecinde sermaye artırımına gittiğini, şirketler arasında organik bağ bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketlerden bazıları ile dava dışı ... A.Ş. arasında organik bağ bulunduğu tespit edilmişse de dava sırasında Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/30 E., 2019/948 K. sayılı 10.10.2019 tarihli ilamı ile ... A.Ş.' nin borca batıklıktan çıktığının tespit ile iflas erteleme davasının reddine karar verildiği, bu itibarla borca batıklıktan çıktığı anlaşılan asıl borçlu şirket hakkında takip yapılabileceği, alacağın borçlu şirketten tahsil edilememesi, öz kaynak yetersizliği gibi durumlar sonucunda ancak davalı şirketlere başvurulabileceği, öncelikle asıl borçlu şirketten alacağın tahsili yönünde herhangi bir işlem yapılmadan davalı şirketler ile arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi gereği alacağın tahsili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla alacağın tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Dava, dava dışı ... Grup Turizm İşletmeleri A.Ş.
ile davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu ve alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla bu şirketlerin iş birliği yaptığı gerekçesiyle tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davacı alacağının davalı şirketlerden tahsili talebine ilişkindir. Tüzel kişilik perdesinin aralanması için şirketler arasında organik bağ bulunması ve bununla birlikte bu şirketlerin alacaklıları zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli bir takım iş ve işlemler içinde bulunmuş olmaları gerekmektedir. Bu şartların birlikte varlığı halinde tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmesi mümkündür. Tüzel kişilik perdesinin aralanması, tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı ilkesinin, özellikle şirketlerin sadece sermayeleri ile sorumlu olacakları ve tüzel kişilerin borçlarından dolayı ortakların sorumlu tutulamayacağı kuralının istisnası olduğundan bu teoriye ihtiyatlı yaklaşılmalı ve yukarıda belirtilen şartların mevcut olup olmadığı titizlikle değerlendirilmelidir. Tüzel kişilik perdesinin aralanması kavramı herhangi bir kanuni düzenlemede yer almamakla birlikte doktrin ve Yargıtay kararları ile ortaya çıkmış bir kavram olup temel dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağıdır. Şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Günümüzde bir çok gerçek veya tüzel kişi değişik ticari amaçlarla ortak hareket edebilmekte ve aynı ortaklar ile veya birkaç ortak değişikliği ile farklı şirketler kurularak iş birliği yapılmakta ve bazı şirketler de "Holding", "Grup" v.s. gibi bir çatı altında ortak hareket edebilmektedir. Bu itibarla salt şirketler arasında organik bağ bulunması yani şirketlerin tüm veya bazı ortaklarının aynı olması, ortakların akraba olması ve benzeri durumlar tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Şirketler arasında organik bağın varlığı ile birlikte tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın aslında hukuki ilişkinin tarafı olmayan başka bir şirketten talep edilebilmesi için alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. Öte yandan gerek mevzuatımızda gerekse Yargıtay kararlarında ve doktrinde tüzel kişilik perdesinin aralanması için öncelikle hukuki ilişkinin tarafı olan borçlu şirkete karşı icra takibi yapılması, icra takibinden sonuç alınamaması üzerine tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluna başvurulması gibi bir ön şart yer almamaktadır. Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce yukarıdaki açıklamalar kapsamında davalı şirketler hakkında tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarının mevcut olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı bazı şirketler yönünden tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarının mevcut olduğu belirtilmekle birlikte dava dışı ... Grup Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin borca batıklıktan çıktığı, bu nedenle davacının öncelikle bu şirkete karşı icra takibi yaparak alacağını tahsil etmeye çalışması, bunun mümkün olmaması halinde tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluna gidilebileceği şeklindeki hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

2

Türk Medeni Kanunu - B. Hukukî ilişkilerin kapsamı

Madde 2 - Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakk...

353

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Duruşma yapılmadan verilecek kararlar

MADDE 353- (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahk...

369

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Temyiz incelemesi ve duruşma

MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gör...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

373

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozmaya uyma veya direnme

MADDE 373- (1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafında...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

tüzel kişilik perdesinin aralanması organik bağ kötü niyet şirketler hukuku tazminat sorumluluğu 4721_2 6100_353 6100_369 6100_370 6100_371 6100_373