Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/9438

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2023/6001
26.12.2024
6 İlgili Madde
📘
AI Analizi

Nitelikli Emsal Karar

Referans Karar Değeri

"Karar, dijital delillerin (Whatsapp yazışmaları) ve isticvap tutanaklarının ispat gücünü belirlemesi açısından önemlidir. Özellikle 'borcun varlığının ikrarı' ile 'borcun miktarının ikrarı' arasındaki hukuki farka dikkat çekmesi ve ispat yükünün (HMK 190) doğru uygulanması konusunda yerel mahkemelere yol gösterici nitelikte bir bozma kararıdır."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Davacı, kendisine teslim edilmek üzere davalıya gönderilen paranın ödenmediği iddiasıyla alacak davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, Whatsapp yazışmaları ve isticvap sonucuna dayanarak borcun ikrar edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı onamıştır. Yargıtay ise, sunulan Whatsapp yazışmalarında ve isticvapta borcun varlığına dair kabul olsa dahi, 84.525,00 USD'lik spesifik miktar konusunda bir ikrar bulunmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek, miktar yönünden yeterli inceleme yapılmadan verilen kararı bozmuştur.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/6001 E.  ,  2024/9438 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/856 Esas, 2023/1358 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/132 E., 2021/103 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili ... Burak Damga dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dilekçesinde; davacının Irak Devleti vatandaşı olup uluslararası geçici hukuki koruma nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yaşadığını, davacıya ait 86.525,00 USD paranın ... tarafından 13.10.2018 tarihinde davalıya Irak devletinde teslim edildiğini, davacının bu parayla Türkiye'de ev almak istediğini, paranın Türkiye'de davacıya verilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, davalının 09.05.2019 tarihinde davacıya 2.000,00 USD parayı teslim ettiğini, bakiye 84.525,00 USD'yi ödemediğini, paranın ödenmesi için davalıya gönderilen ihtarın 24.06.2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, 5 günlük süre verildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını, arabulucuya yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını, paranın transferinin nasıl yapıldığını bilmediklerini, bu konuda yasal başvuruları yapacaklarını, davacının ekonomik durumu itibarıyla zorda olduğunu beyanla adli yardım talebinin kabulü ile dava konusu 84.525,00 USD'nin 29.06.2019 tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, böyle bir para teslim almadıklarını, başka bir şirket ile karıştırıldıklarını, davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının sunduğu hesap özetlerinde ödendiği iddia edilen miktarda bir paranın belirtilen tarihte davacıya ödendiğinin davalının kabulünde olduğu, davalı şirket yetkilisinin isticvabında, davacı ile yapılan Whatssapp mesajlarını ikrar ettiği ve doğruladığı, ikrar edilen mesaj içeriklerinde, davalının davacıya olan borcunu kabul ettiği, ödeyeceğini beyan ettiği ancak miktar belirtilmediği, mesajlarda paranın geldiği davacıya bildirilerek hesap özetine ilişkin linkin ekran görüntüsünün gönderildiği, Türk Medeni Kanunu 2. maddesinde belirtildiği gibi herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olup bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı, bu hüküm ve deliller ışığında bakıldığında, davacı ile davalı arasında bir alacak verecek ilişkisi olduğu, davalının dilekçesinde inkar ettiği borcun isticvap ve mesajlar ile ikrar edilmiş olduğu bu nedenle davalının isim benzerliği veya ticari ilişki olmadığı savunmasına itibar edilmediği, davalının imzalı belge veya senet olmadığı savunmasının kötü niyetini ortaya koyduğu, hesap özetinde devir eden kısmın Türkçe dilinde yazılmasının da bu savunmanın haksız olduğunu ortaya koyduğu, Irak devletinden davacıya ödenmek üzere paraların davalıya teslim edildiği konusund
a kuşku bulunmadığı, her ne kadar davalının para transfer yetkisi yok ise de, davacının yaptığı şikayet üzerine soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam etmekte olup davanın konusu dışında bulunduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğu, imza içermese de isticvap ve mesajların hesap özetini doğruladığı, hesap özeti içeriğine itibar etmek gerektiği, bu durumda davacının davalıdan bakiye 84.525,00 USD alacağının olduğu hususunda kesin vicdani kanaate varıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacak talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Davacı vekili 3. şahıs tarafından kendisine teslim edilmek üzere gönderilen paranın davalı tarafından davacıya ödenmediğini ileri sürerek bu miktarın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili delil olarak bir takım Whatsapp yazışmalarına dayanmış olup davalı şirket yetkilisi tarafından açıkça reddedilmeyen bu yazışmaların incelenmesinde davalı şirketin davacıya bir miktar para borcunun bulunduğu anlaşılmakla birlikte yazışmaların içeriğinde para borcunun miktarına ilişkin bir ibare bulunmamaktadır. Davalı şirket yetkilisi isticvabında da bu yazışmaları dolaylı olarak kabul etmekle birlikte borcun miktarına ilişkin bir ikrarda bulunmamıştır. 6100 sayılı Kanun'un 190. maddesinde düzenlediği üzere ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa yani eldeki davada davacıya aittir. Borcun miktarı hususunda davalı şirket yetkilisinin bir ikrarı bulunmadığı için davacı, davalı şirketin kendisine 84.525,00 USD miktarında bir borcu olduğunu ispatlamalıdır. Bu itibarla mahkemece tarafların borcun miktarı hususundaki tüm delilleri değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken Whatsapp yazışmalarında ve isticvapta davalı şirket yetkilisinin 84.525,00 USD borcu ikrar ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

190

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - İspat yükü

MADDE 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi...

353

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Duruşma yapılmadan verilecek kararlar

MADDE 353- (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahk...

369

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Temyiz incelemesi ve duruşma

MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gör...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

373

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozmaya uyma veya direnme

MADDE 373- (1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafında...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

alacak davası ispat yükü ikrar whatsapp yazışmaları ticari dava 6100_190 6100_353 6100_369 6100_370 6100_371 6100_373