Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/9447

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/1278
26.12.2024
6 İlgili Madde
⚖️
AI Analizi

Standart Uygulama Kararı

Yerleşik İçtihat

"Bu karar, somut olayın özelliklerine dayalı, mevcut içtihatların uygulanması neticesinde verilmiş rutin bir onama kararıdır. Hukukta yeni bir kural getirmemekte, kanun yararına bozma içermemekte veya yerleşik bir tartışmayı çözüme kavuşturmamaktadır. Bu nedenle emsal puanı düşük tutulmuştur."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Davacı, kendisine ait tanınmış marka ile davalıya ait marka arasında iltibas (karıştırılma ihtimali) bulunduğunu ve davalının kötü niyetli tescil yaptığını iddia ederek markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davalının markasını tescilli halinden farklı ve davacının tanınmış markasını çağrıştıracak şekilde kullandığını, bu kullanımın iltibasa yol açtığını ve kötü niyetli olduğunu tespit ederek davanın kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay ise Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görmeyerek onanmasına karar vermiştir.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/1278 E.  ,  2024/9447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2224 Esas, 2024/66 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2021/6 E., 2022/108 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli 1985/89365 sayılı "... ÇAYI" ibareli marka olduğunu, davalı adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2018/47307 sayılı "... ÇAY+Şekil" ibareli markanın, ortalama tüketiciler nezdinde iltibasa mahal verir şekilde müvekkilinin markasına benzediğini, öte yandan dava konusu markanın müvekkilinin markalarının şöhret ve tanınmışlığından faydalanmak amacıyla ve kötü niyetle tescil ettirildiğini ileri sürerek davalıya ait 2018/47307 sayılı "... ÇAY+Şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında iltibasa mahal verir nitelikte benzerliğin bulunmadığını, davacının davaya dayanak markasını kullanmadığını, müvekkilinin adına tescilli 2009/9409 sayılı markasının serisi olarak dava konusu markayı tescil ettirdiğini, ... ibaresi üzerinde davacının tekel hakkının bulunmadığını, marka tescilinin kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı markası ile davalı adına tescilli marka incelendiğinde; görsel açıdan; davalının marka tescilinin "... çay" olarak tescil edildiği ancak fiili kullanımında "..." , "yeni" ve "çayı" kelimelerinin ikinci derecede kullanıldığı, "..." kelimesinin ise büyütülerek kullanılması nedeniyle ön plana çıkartılarak baskın unsur olarak kullanıldığı, bu kapsamda davalının markasının tescil edilmiş şekli ile fiili kullanımın aynı olmadığı, anlamsal açılan; davacının tescilli markası ile davalının markasal kullanımındaki ... kelimesinin aynı anlamda kullanıldıkları, fonetik açıdan; "... çayı" kelime grubu ile "... çay" kelime grubunun benzer olduğu, tüm bu unsurlar bir arada değerlendirildiğinde davalının fiili kullanımının ortalama tüketiciler nezdinde davacının tescilli ve tanınmış markası ile karıştırılma ihtimali veyahut birbiri ile ilişkili olduğu yönünde algı yaratabileceği, bu nedenle davalının bu kullanımının davacının "... çayı" markasına iltibas eder nitelikte olduğu, karıştırılma ihtimallerinin mevcut olduğu, davacı markasının tanınmış marka olması nedeniyle tüketicilerin zihninde otomatik olarak çağrışım gerçekleştireceğinden bu tanınırlığın iltibas ihtimalini artırdığı, ayrıca davacı markasının tanımış marka olara
k tescilli olması nedeniyle sınıf sınırlamasından bağımsız olarak korunması gerektiği sabit olduğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan (6. maddeye göre tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali içeren işaretler) koşulların gerçekleştiği, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve davacı markasının tanınmış marka olması nedeniyle davalının habersiz olarak tescil talebinde bulunduğundan söz edilmeyeceğinden kötüniyetli olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; taraf markaları arasında sicilde kayıtlı oldukları hal itibariyle ortalama tüketiciler nezdinde iltibasa mahal verir ve markalar arasında ilişki olduğu izlenimini doğuracak düzeyde benzerlik bulunmasına, davacı markasının tanınmış marka olarak tescil edilmesi ve dosya kapsamına ibraz edilen çay poşetli üzerinde de kullanıldığının görülmesi karşısında davalının kullanmama def'ine ilişkin savunmalarına itibar edilememesine, her ne kadar davalı yanca TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2009/9409 sayılı markanın serisi olarak davaya konu markanın tescil ettirdiği savunulmuş ise de dava konusu markanın daha öncesinde tescil edilen markadan ayrılmış ve bağımsız marka tescili niteliğinde olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü ve terkin istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

353

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Duruşma yapılmadan verilecek kararlar

MADDE 353- (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahk...

369

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Temyiz incelemesi ve duruşma

MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gör...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

372

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Yargıtay kararlarının tebliği

MADDE 372- (1) Yargıtayın bozma kararları ile onama kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara te...

6

SINAİ MÜLKİYET KANUNU - Marka tescilinde nispi ret nedenleri

MADDE 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile ayn...

25

SINAİ MÜLKİYET KANUNU - Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi

Madde 25- (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hük...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

marka hükümsüzlüğü iltibas tanınmış marka kötü niyetli tescil marka benzerliği 6100_353 6100_369 6100_370 6100_372 6769_6 6769_25