11. Hukuk Dairesi 2024/1354 E. , 2024/9449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/940 Esas, 2023/115 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/378 E.-2023/111 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı ... İnşaat Ltd.Şti. arasında 05.07.2014 tarihinde Konya İli Selçuklu İlçesi ... Mahallesi 18194 ada 3 parsel sırasında kayıtlı 2 nolu bağımsız bölüme ilişkin satım sözleşmesi yapıldığını, davacının satım bedellerinin bir kısmını peşin bir kısmını ise taksitle ödediğini, dava konusu bağımsız bölümün davacıya teslim edildiğini ve buna ilişkin 11.04.2015 tarihinde daire teslim tutanağının imzalandığını, davacının taksit ödemelerinin devam ettiği aşamada davalı yüklenici şirket tarafından davalı Banka lehine taşınmaz üzerine 16.05.2015 tarihinde ipotek tesis ettirildiğinin öğrenildiğini, davalı Bankanın üzerinde inşaat yapıldığı belli olan taşınmazda basit bir araştırmayla dava konusu taşınmazın davacıya satılmış olduğunu belirleyebileceğini, hiç bir araştırma yapmadan ipotek tesis eden bankanın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu bağımsız bölüm üzerine ipotek tesisi aşamasında müvekkili banka tarafından taşınmaz maliki olan diğer davalı şirketin bilgisi dahilinde ipotek tesis edildiğini, ipotek tesis edilmesi aşamasında taşınmazın kaydında davacı lehine bir şerh bulunmadığını, müvekkili banka dışında yapılan işlemlerin müvekkil banka tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, arsa sahibi tarafından avans olarak yükleniciye devredilmiş bir taşınmaz üzerinde kredi sözleşmesi gereği ipotek hakkı sahibi olan davalı bankalar, söz konusu haklarının inşaatın usulüne uygun biçimde gerçekleşmesi halinde geçerlilik kazanacağını bilmeleri gerektiğinden iyiniyetli olduklarını ileri süremeyeceklerinden bu davalıların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1023 üncü maddesinin korumasından yararlanmalarının söz konusu olamayacağı, tamamlanmamış inşaat nedeniyle kredi veren bir bankanın, tapudaki gerçek malikin kim olduğu ve yüklenicinin edimini yerine getirmemesi durumunda sözleşmede kararlaştırılan bedele hak kazanamayacağını, bu nedenle taşınmaz üzerine kurulan ipotek hakkının geçerli olamayacağını bilmemesinin mümkün olmadığı, öte yandan bankaların tacir olup, kredi veren kuruluşlar olarak basiretli bir tacir gibi tapunun devir sebebini araştırarak, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği devredildiğini öğrenebilebilecek durumda olması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 1023 üncü maddesinin korumasından yararlanamayacakları gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan ipotek şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı bankanın ekspertiz incelemesi yaptığı tarihte dairenin boş olduğu ve davacıya teslim edilmediği, ayrıca davacının daireyi teslim aldığı tarihte satış bedelinin 59.000,00 TL'sini davalı şirket yetkilisine ödediği, kalan bedelin ise dairenin teslim edildiği tarihte ödenmediği ve senede bağlandığı ve ipotekten sonra ödendiği, bankanın araştırma yükümlülüğü kapsamında, sadece ekpertiz incelemesi sırasında dairenin boş olması yeterli olmadığı, ayrıca inşaat işiyle uğraşan bir firmaya kredi veren bankanın inşaatta bulunan bağımsız bölümlerin yükleniciye bırakılan bağımsız bölümler olup olmadığını, yükleniciye bırakılmakla birlikte üçüncü kişilere satılıp satılmadığını kredi vereceği yüklenicilerin tüm defter ve belgelerini inceleyerek tespit etmesi gerektiği, aksi halde davalı bankanın iyiniyetinden söz edilemeyeceği, bu kapsamda ilk derece mahkemesince dava dışı şirketin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de, şirketin adresinde bulunmadığı, şirketin faaliyetini fiilen terk ettiği ve kayıtlarına ulaşılmadığı, böylelikle de davacıya yapılan satışın defterlerde kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği, ipotek tarihinde satış bedelinin sadece 59.000,00 TL'sinin ödendiği, ödemenin şirket hesabına yapılmadığı ve davacı tarafında da şirket adına düzenlenmiş fatura yada başkaca bir belge de sunulmadığı dikkate alındığında, dairenin davacıya satıldığından davalı bankanın haberdar olduğu ve davalı bankanın 4721 sayılı Kanun'un 1023 üncü maddesi kapsamında iyiniyetli kabul edilemeyeceğinin davacı tarafça ispatlanamadığı, iyiniyetin varlığının asıl olması nedeniyle davalı bankanın 4721 sayılı Kanun'un 1023 üncü maddesi kapsamında iyiniyetli olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yüklenici ... İnşaat Gıda Nakliyat Tekstil Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile davacı arasındaki bağımsız bölüm satım sözleşmesine konu taşınmaza tesis edilen ipoteğin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 1023 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına. 26.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.