11. Hukuk Dairesi 2023/6055 E. , 2024/9456 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1238 Esas, 2023/132 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/457 E., 2020/309 K.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat Muhammed Yasir Ayaz dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... tarafından Ticari Risk Ürün Adı ile İşyeri Paket Sigortası ile sigortalandığını, müvekkilinin faaliyet gösterdiği yerde 23.12.2016 tarihinde gerçekleşen yoğun kar yağışı nedeniyle, müvekkilinin kullanmış olduğu işletmedeki yapı, makine ve teknik ekipmanların kullanılmaz hale geldiğini, müvekkilinin kar yağışı ve kar ağırlığından doğan zararın tespiti için davalı ... şirketine ihbarda bulunduğunu, ... Risk ve Değerleme Sigorta Eksperlik Hizmetleri Ltd. Şti. eksperlerinden bir eksper gönderilerek rapor tanzim edildiğini, sunulan eksper raporunda teminat dışı gösterilen zararların teminat kapsamında olduğunu, teminat dahili olarak belirlenen zararların gerçek değerinin altında hesaplandığını, eksper raporunda teminat kapsamındaki hasarların dahi tam olarak tazmin edilemediğini, eksperin teminat harici olarak gösterdiği hususların poliçedeki özel şartlara dayandırıldığını, poliçe özel şartlarının müvekkili tarafından okunmadığını, müvekkiline poliçe suretinin gönderilmediğini, poliçenin imzalanmadığını, sigorta şirketi tarafından gerekli bilgilendirmenin yapılmadığını, bilgilendirme formunun müvekkiline gönderilmediğini, rizikonun gerçekleşmesi sonucunda gerçek zararın Erdemli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/12 değişik iş sayılı dosyasında tespit yapıldığını, yapılan tespit sonucunda müvekkilinin uğramış olduğu zararın 1.055.825,64 TL olarak tespit edildiğini, davalının müvekkiline sadece 140.000,00 TL ödeme yaptığını, bakiye kalan kısım için davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, davalının başvuruya cevap vermediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'nin hasar tarihi olan 23.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalıya yaptığı ödeme ile herhangi bir sorumluğunun kalmadığını, davaya konu talep bakımından müvekkilinin ibra edildiğini, davacının talep ettiği hasar kalemlerinin açıkça teminat dışı olduğunu, teminat dışında olan ekipmanın eklenti olması nedeniyle teminat dahilinde olduğu iddialarının kabul edilemeyeceğini, poliçede yer alan özel şart ile eklentilerin teminat dışında bırakıldığını, poliçe ve özel şartların davacı tarafından imzalandığını, müvekkili şirketin bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davranmadığını, davacının TTK 1448 maddesi gereğince koruma önlemleri yükümlülüğüne aykırı
davrandığını, değişik iş dosyasında yapılan tespitin işletmedeki tüm hasara ilişkin olduğunu, işletmedik hasarın tamamının teminata dahil olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında sigorta sözleşmesi yapıldığı, sigorta sözleşmesi gereğince kar ağırlığı nedeniyle oluşacak hasarların genel şartlar içerisinde teminat kapsamında kalacağı, ancak dışarda bulunan ürünlerin kar kalınlığı nedeniyle uğranılan hasarın teminat kapsamı dışında olduğunun kararlaştırıldığı, davacının bildirim yapılmaması ve müzakere edilmemeye yönelik itirazların sigorta poliçesine süresinde itiraz edilmemesi ve sigorta poliçesinden kaynaklı teminat kapsamında kalan hasar bedelinin alınması nedeniyle bu itirazların hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, sigorta sözleşmesi gereğince kar ağırlığı nedeniyle oluşacak hasarların genel şartlar içerisinde teminat kapsamında olduğu, ancak, taraflar arasındaki sigorta poliçesi özel şartlarında yer alan hüküm gereğince " tesis dışında açıkta, tente, sundurma, çadır vb. kagir olmayan yapılar altında bulunan muhteviyatın" teminat harici bırakıldığı, davacı tarafından, sigorta poliçesine süresinde itiraz edilmediği, teminat kapsamında kalan hasarın gerçek bedelinin ise alındığı, davacı tarafından talep edilen tazminata esas olan hasarın ise teminat kapsamında bulunmadığı, tüm bu nedenlerle, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.