Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/9464

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/3072
26.12.2024
0 İlgili Madde
⚖️
AI Analizi

Standart Uygulama Kararı

Yerleşik İçtihat

"Karar, taraflar arasında dava sürecinde düzenlenen protokollerin hukuki sonuçları ve borç ikrarı niteliği taşıması üzerine kurulu olup, özünde delil değerlendirmesine dayalı bir onama/ret kararından ibarettir. Hukuki bir boşluğu doldurmamakta veya yeni bir içtihat oluşturmamaktadır; yalnızca yerleşik yargı uygulamaları çerçevesinde karar düzeltme talebinin reddini içermektedir."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Davacılar, davalıya verdikleri bonoların ve taşınmaz devrinin teminat amaçlı olduğunu, gerçek borçlarının daha az olduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ve ilgili sözleşmelerin iptalini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında dava tarihinden sonra düzenlenen protokollerin borç miktarını ikrar niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını onamış ve davacıların karar düzeltme talebini, HUMK'un 440. maddesindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle reddederek para cezasına hükmetmiştir.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/3072 E.  ,  2024/9464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/683 Esas, 2022/776 Karar HÜKÜM : Açılmamış sayılma, ret Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı onayan Dairenin kararı aleyhinde davacılar vekilleri tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...’nin 2006 ve 2007 yıllarında tam olarak hatırlayamamakla beraber davalıdan 250.000,00 TL nakit para alarak karşılığında çek verdiğini, verilen çeklerin sürekli olarak yenileri ile değiştirildiğini, en son 2 adet çekin arkasının yazdırıldığını, davalının teminat çeklerini davacıya iade etmesi üzerine davalıya dört adet 400.000,00 TL, bir adet 147.000,00 TL bedelli bono verildiğini, davalının her ay faiz işleterek ana paraya eklediğini, teminat senetlerini iade etmediğini, davalıdan parayı davacı ...'in aldığını, şirketin davalıya hiç borcu olmadığını, ...’nin 250.000,00 TL borcunun faiziyle birlikte toplam 410.000,00 TL olduğunu ayrıca Küçükçekmece Halkalı’da bulunan bir adet bağımsız bölümün davalıya teminat amacıyla 15.09.2006 tarihinde devredildiğini, bu taşınmazın iade olunmadığını ileri sürerek dört adet her biri 400.000,00 TL olan ve bir adet 147.000,00 TL bedelli toplam 1.747.000,00 TL’lik beş adet bonodan dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... yönünden 410.000,00 TL gerçek borcun tenzili ile 1.337.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, satış vaadi sözleşmesinin iptaline, davalıya verilen bağımsız bölümün iadesine, iadesinin mümkün olmaması halinde borçtan mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açıldıktan sonra 1.100,000,00 TL ödeme yaptığını belirterek, 690.000,00 TL’nin istirdadını talep ettiğini, davacının 410.000,00 TL eksik harç yatırdığını, dava dilekçesinde belirtilen bağımsız bölümün ... adına kayıtlı iken 15.09.2006 tarihinde bedeli karşılığı müvekkiline devir ve teslim edildiği, davacının taşınmazın maliki olmadığını, davacı şirketin dört adet bonoda kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, 1.747.000,00 TL bedelli beş adet bononun davacı ...’nin borcuna karşılık olduğunu, dava açıldıktan sonra davanın açıldığı gün tarafların 17.10.2008’de protokol imzaladıklarını, 300.000,00 TL peşin ödeyerek bakiye borcu iki takside yaydıklarını, bu durumda bonolarla sabit olan borcun bir de protokol ile ikrar edildiğini, 23.10.2008’de yapılan ek protokol ile müvekkilinin 300.000,00 TL tahsil etmiş olmasına rağmen 400.000,00 TL'lik bonoyu iade ettiğini, davacıların bakiye borçlarını iki taksit halinde iade etmeyi taahhüt ettiklerini, 07.11.2008 tarihinde davacıların 500.000,00 TL ödeyerek yapılan üçüncü protokolle bakiye 450.000,00 TL borcu 17.12.2008’de ödeyeceklerini taahhüt ettiklerini; ancak borcun halen ödenmediğini, davacıların davadan sonra yaptıkları 3 adet protokolle sulh olduklarını, bu nedenle davanın konusunun da kalmadığını, protokollerin davacıların işyerinde yapılması nedeniyle zorlama veya baskının söz konusu olamayacağını, kambiyo senetlerinin soyut borç ikrarı olduğunu, bonoların teminat amacıyla verildiğinin davacılar tarafından yazılı delille ispat gerektiğini savunarak davanın reddine, müvekkili hakkında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davacıların 5 adet senetten dolayı borçlu olmadığını ifade etmekle beraber, senet suretlerinden dosyaya ibraz edilenler yönünden teminat karşılığında tedbir uygulandığı, dava tarihinde (17.10.2008) tarafların imzalarını içerir bir protokol sunulduğu, bu porotokolde, davacının bu ilişki sebebiyle davalıya toplam 1.550.000,00TL borçlu olduğunu ikrar ederek imzaladığı
, ardından 23.10.2008 tarihinde düzenlenen yine tarafların imzasını içeren ikinci protokolün sunulduğu, bir önceki protokole atıfta bulunularak önceki protokolde kararlaştırılan toplam borç miktarından 300.000,00 TL'lik kısmın peşin ödenmesi sebebiyle bakiye 1.250.000,00 TL'lik borcun 300.000,00 TL'lik kısmının 22.10.2008 tarihinde ödenmesi sebebiyle bakiye borcun 950.000,00 TL olarak kaldığı, bakiye borcun, protokolde belirlenen tarihlerde 500.000,00 TL'nin 05.11.2008 tarihinde, bakiyesinin 10.11.2008 tarihinde davacı tarafça ödendikten sonra borcun biteceği hususunda tarafların anlaştıkları, son olarak sunulan 07.11.2008 tarihli protokolde daire satış bedeli ile 450.000,00 TL'lik bedelin 17.12.2008 tarihinde alacaklıya ödeneceği ve davalı elinde duran toplam 547.000,00 TL'lik senetlerin bu ödemenin ardından davacıya iade edileceği ve tüm borçların böylelikle biteceği, tarafların birbirini ibra edeceğinin yazıldığı, dolayısıyla davacıların, dava dilekçesindeki iddialarına rağmen ilk düzenlenen protokol ve devamında yapılan ödemeler doğrultusunda düzenlenen yeni protokoller çerçevesinde davalıya 1.550.000,00 TL'lik borçlu oldukları hususunu kabul ederek ödemeler yaptıkları, dava tarihinden sonraya ilişkin protokollerin düzenlenmesi sebebiyle taraflar arasındaki ilişkide, borç olarak verilip ödenmediği iddia olunan bedel noktasında 1.550.000,00 TL'lik borçlu bulunduğunun ve kısmi ödemeler yapıldıktan sonra bakiye 450.000,00 TL'lik borç kaldığının kabulü gerektiği, her ne kadar davacı, davalı hakkında tefecilik iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş ve yargılama yapılmış ise de Mahkemedeki hukuki ihtilafta davacının bizzat imzasını inkâr etmediği, protokollerle davalıya olan borcunun 1.550.000,00 TL olduğu hususunu ikrar ettiği, davalı taraça da savunmasıyla örtüşen bu bedeldeki borcun varlığı konusundaki beyanı dikkate alındığında, ceza yargılamasında düşme kararı öncesi yapılan tespitlerin hükme esas alınmadığı gerekçesiyle davacı ... İnşaat A.Ş. yönünden davanın 1.747.000,00 TL üzerinden açılmasına rağmen harçlandırmanın 1.337.000,00 TL üzerinden yapılması ve ihtara rağmen harç ikmalinin sağlanmaması sebebiyle 410.000,00 TL'lik harçlandırılmayan kısma ilişkin bu davacı yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacıların esasa ilişkin diğer taleplerinin reddine, İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2009/3246 E. sayılı icra takibinin tedbiren durdurulmuş olması nedeniyle 450.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %40 kötü niyet tazminatının davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 14.02.2024 tarihli, 2022/6931Esas 2024/1094 K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davacılar vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu senetler ve protokoller nazara alınarak davacıların davalıya borçlu olup olmadıkları, senetlerin ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. V. SONUÇ: Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

menfi tespit davası borç ikrarı protokol kambiyo senedi karar düzeltme 1086_440 1086_442