Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/9481

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/1494
26.12.2024
8 İlgili Madde
⚖️
AI Analizi

Standart Uygulama Kararı

Yerleşik İçtihat

"Karar, yerleşik usul hukuku kurallarının ve 6098 sayılı TBK'nın 39. maddesindeki hak düşürücü süreye ilişkin düzenlemenin somut olaya uygulanmasından ibaret, standart bir onama kararıdır. Hukuki bir boşluğu doldurmamakta veya yeni bir içtihat oluşturmamaktadır."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Davacı, kardeşi olan davalının, okuma yazma bilmemesinden faydalanarak zorla imzalattığı 250.000 TL'lik senedin borç doğurmadığının tespiti ve iptali talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, yakın hısımlar arasındaki hukuki işlemin senetle ispatı gerektiğini belirterek davanın reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise, davacının iddialarının irade sakatlığına (aldatma/yanılma) dayandığını, ancak 6098 sayılı TBK'nın 39. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini belirterek davanın usulden reddine hükmetmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin bu gerekçesini usul ve yasaya uygun bularak kararı onamıştır.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/1494 E.  ,  2024/9481 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/974 Esas, 2023/1193 Karar HÜKÜM :Davanın usulden reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :Göksun Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/402 E., 2022/77 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1992 yılında kendi adına ... Ekmek Fabrikası adına işletme kurduğunu, 2012 yılının üçüncü ayında işletmesinin davalı ortaklığı ile ... Unlu Mamulleri Tem. Gıda Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adıyla şirketleştiğini, şirkette müvekkilinin hissesinin %50, davalının hissesinin %50 olarak belirlendiğini, şirketin imza yetkisinin 10 yıllık süre boyunca davalı adına olduğunu, müvekkilinin okuma yazma bilmemesi nedeniyle davalının müvekkilinden habersiz imza yetkisini usulsüzce kullanmak suretiyle müvekkili adına olan %50'lik hissenin %45'ini kendi adına geçirdiğini, davalının daha sonra bununla da yetinmeyip müvekkili adına kayıtlı %5'lik hisseyi de kendi nezdine geçirerek şirketin tüm paylarına sahip olduğunu, davalının şirketin kurulmasından itibaren müvekkiline karşı dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini, davalının, müvekkilinin okuma yazması olmamasından yararlanarak herhangi bir karşılık veya gerekçe öne sürmeksizin müvekkiline 250.000,00 TL'lik senet imzalattığını, müvekkili tarafından kardeşi davalı hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan Göksun Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, davalı tarafından müvekkilinden alınan tanzim ve vade tarihi olmayan 250.000,00 TL'lik senedin herhangi bir alacağı ihtiva etmediğini, müvekkiline 2012 yılı içerisinde imzalattırılarak alındığını, müvekkilinin o sırada ameliyat olduğunu, ameliyat masraflarının çok yüksek tutabileceği ifade edilerek kardeşi olan davalı tarafından karşı karşıya kaldığı zor durum içerisinde icbar kullanılmak suretiyle imzalattırıldığını, müvekkilinin normalde parmak izi kullanıp imza kullanmadığını, senedin 8 yıldan beri davalıda emaneten bulunduğunu ileri sürerek söz konusu senet nedeniyle müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı def'inde ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının dava konusu ettiği senetteki imzayı kabul ve ikrar ettiğini, senede karşı ileri sürülecek her türlü iddianın senetle ispat edilmesinin zorunlu olduğunu, davacının şirketteki hisselerini hisse satış sözleşmeleri ile müvekkiline sattığını, davacının imza kullanmayıp parmak izi kullandığı iddiasının ise gerçekle hiçbir ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir. III.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, yakın hısımlar arasındaki bir hukuki işlem senede bağlanmış ise, bu senede karşı ileri sürülecek savunmaların tanıkla ispat edilemeyeceği, ancak senetle ispat edilebileceği, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça senede karşı senetle ispat yükümlülüğü yerine getirilmediğinden ispatlanamayan davanın reddine, davada verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu tanzim ve vade tarihi olmayan bononun tanzim tarihinin 2012 yılı olduğunu davacının dava dilekçesinde kabul ettiği, davacının bononun ameliyat masraflarının çok tutacağı bahanesiyle kendisinden 2012 yılında alındığını beyan ettiği, davacının dava dilekçesinde belirttiği vakıalarla bağlı olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 39 uncu maddesi gereğince aldatma sonucunda sözleşme yapan davacı tarafın yanılma ve aldatılmayı öğrendiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını davalıya usulüne uygun olarak bildirmediği, davacının Göksun Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuru tarihinin de 2020 yılı olması karşısında sürenin kesildiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hak düşürücü süre dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 200 üncü, 201 inci, 203 üncü, 369 uncu, 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

200

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Senetle ispat zorunluluğu

MADDE 200- (1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıy...

201

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Senede karşı tanıkla ispat yasağı

MADDE 201- (1) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya...

203

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları

MADDE 203- (1) Aşağıdaki hâllerde tanık dinlenebilir: a) Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile ge...

369

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Temyiz incelemesi ve duruşma

MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gör...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

72

İCRA VE İFLAS KANUNU - Menfi tesbit ve istirdat davaları:

Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat...

39

Türk Borçlar Kanunu - IV. İrade bozukluğunun giderilmesi

MADDE 39- Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendi...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

menfi tespit hak düşürücü süre irade sakatlığı bono usulden ret 6100_200 6100_201 6100_203 6100_369 6100_370 6100_371 2004_72 6098_39