11. Hukuk Dairesi 2024/1386 E. , 2024/9491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2179 Esas, 2023/1328 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/233 E., 2019/612 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2012/4237 E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, bilahare evinin satışını talep ettiğini, 350.000,00 TL değerinde olan gayrimenkulünün davalı tarafın usulsüz işlemlerle 135,000,00 TL'ye satın alındığını, sonra üçüncü şahıslara devredildiğini, uğranılan bu zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu, başlatılan takipte müvekkilinin asıl alacak olarak 122.316.07 TL borcunun bulunduğunu, bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, asıl borçlu ... Tekstil Şirketinin, davalı bankadan aldığı birtakım çekleri iade etmediğini, davalı bankanın ise bu çeklerden dolayı üçüncü şahıslara yasal yükümlülüğü uyarınca ödeme yapmak zorunda kalabileceği gerekçesiyle 16.259,81 TL'lık gayri nakdi alacak takibi başlattığını, davalı bankanın bu bedel için takip başlatmaya hakkı bulunmadığını, ipotek teminatı bulunduğunu, bankanın ancak sorumlu olduğu miktar kadar teminat talep edebileceğini ve bu miktar için faiz talep edilemeyeceğini, buna rağmen davalı tarafın teminat için dahi faiz talep ettiğini ve tahsil ettiğini, bu bedellerin de müvekkiline iadesi gerektiğini, davalı bankanın fahiş bir oranda faiz işlettiğini, alacağa ancak ticari faiz işletilebileceğini, davalı bankaya olan gerçek borç miktarının tespiti ve taşınmazın gerçek değerinin tespiti ve de müvekkilinin uğradığı zarar ve ziyanın miktarı ancak bilirkişi incelemesi ile mümkün olacağından, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, müvekkilinin uğradığı zarar ve ziyan ile davalı tarafça fazladan yapılan tahsilatın şimdilik 10.000,00 TL'nın davalı bankadan tahsili ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesi, Bağlarbaşı Mevkii, 119 Pafta, 1342 Ada, 3 Parsel, 2. Kat, B Giriş, 9 nolü davacı adına kayıtlı bağımsız bölüme ipotek tesis edildiğini, anılan taşınmazın paraya çevrilmesi için İstanbul 10. icra Müdürlüğünün 2012/5829 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, 03.06.2013 tarihinde 135.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben ihale edildiğini, ihalenin feshine sebep olan hususun satış ilanının usulsüz tebliği olup tebligat memuru işlemi olduğundan ve taraflarına izafe edilecek bir kusur bulunmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı/borçlu şirketin her ne kadar taşınmazın gerçek değerinde satılmadığı, faiz, icra takibine dair iddialarda bulunmuşsa da; icra emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, talimat icrasınca ipotekli taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığını ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen mahkeme ilamı ile de sabit olduğu üzere borçlu/davacı şirkete icra emri ve kıymet takdiri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davacının kıymet takdirinin gerçeği yansıtmadığı iddiasının ise kıymet takdir raporunun ve icra emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde şikayet yoluna başvurmamakla kıymet takdiri ve icra takibindeki ve ihtarnamedeki tutarların kesinleştiğini, bu sebeple bu yöndeki itirazlarının hukuki dayanağı bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın husumet yönünden, esasa geçildiği takdirde ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu davacı ... Gayrimenkul Proje Mühendislik Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı asıl borçlu ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin davalı bankadan kullanmış olduğu ve kullanacağı kredilerinin teminatı olarak, 1.
derecede ve sırada olmak üzere banka lehine 29.03.2010 tarihinde 250.000,00 TL'lık limit ile verilen ipoteğin 08.03.2019 keşif tarihi itibariyle güncel rayiç bedelinin 350.000,00 TL, 03.06.2013 ihale tarihindeki rayiç bedelinin 192.678,00 TL, 31.10.2014 satış tarihindeki rayiç bedelinin 215.808,00 TL olduğunun tespit edilmiş, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2012/5289 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte 22.01.2013 tarihli Ekspertiz Raporunda da davaya konu gayrimenkulun değerinin 220.000,00 TL olarak takdir edildiği, Gaziosmanpaşa 4. İcra Dairesinin 2012/2769 Tal. sayılı dosyasından davaya konu işbu taşınmazın, 03.06.2013 tarihinde yapılan ihalede malın tahmin edilen (220.000,00 TL'lık) bedelinin %50 ni bulması gerektiği ve gayrimenkulün davalı ...Ş.'ne 135.000,00 TL bedel ile ihale olunduğu, davacının gayrimenkulün satış tarihinde bedelinin 350.000,00 TL olduğu ve banka tarafından usulsüz işlemler ile gerçek değerinden çok daha düşük bir bedelle alındığı iddialarının yerinde olmadığı, davacının bankanın alacak miktarının Takip Talebinde gösterilenden çok daha az ve düşük olduğu bankanın asıl alacağının asıl borçlu tarafından bankaya iade edilmeyen çeklerin yasal karşılıklarının depo edilmesi talebinden kaynaklandığı iddialarının bankanın asıl alacağının gayri nakit depo talebinden değil, nakit kredi alacaklarından kaynaklandığı bilirkişi heyetince tespit edilmiş olup davacının bu talebinin yerinde olmadığı, davacının bankanın deposu talep edilen çek bedelleri için faiz talep ettiği ve %41,25 nispetindeki talep edilen faizin fahiş olduğu iddialarının da depo talebine faiz talep edilmemiş ve temerrüt faizi olarak sözleşmede ve resmi senette belirtilen %75 yerine %41,25 faiz talep edilmiş olduğu bilirkişi heyetince tespit edilmiş olup davacının tüm taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi raporu ile davalı bankanın icra takibindeki taleplerin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu, nakdi alacak yönünden bilirkişice belirlenen alacak miktarından daha az talepte bulunulduğu, çek depo bedeli için faiz talep edilmediği, bankanın asıl alacağının gayri nakdi çek depo bedelinden değil nakdi kredi alacağından kaynaklandığı, temerrüt faizi de sözleşmede ve ipotek belgesinde belirtilen %75 oranından daha düşük %41,25 olarak talep edildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, davacının usulsüz işlem yapıldığı, borç miktarının fazla gösterildiği, fahiş faiz alındığı ve taşınmazın değerinin çok altında satıldığı ve bu nedenlerle zarar gördüğü iddialarının ispatlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı bankanın davacı hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı, davacı taşınmazının düşük bedelle satıldığı gerekçeleri ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Somut olayda; ihalenin feshedilmiş olması sebebiyle davacının henüz ortaya çıkmış somut zararının bulunmadığından erken açılmış davanın esastan reddedilmiş olması temyiz edenin sıfatı da gözetilerek bozma sebebi yapılmamıştır.
2.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.