Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2024/9499

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/1304
26.12.2024
4 İlgili Madde
⚖️
AI Analizi

Standart Uygulama Kararı

Yerleşik İçtihat

"Karar, mevcut marka hukukuna ilişkin yerleşik içtihatların ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesindeki karıştırılma ihtimali kriterlerinin somut olaya uygulanmasından ibarettir. Hukukta yeni bir yorum veya boşluk doldurma içermeyen, olağan bir temyiz incelemesi ve onama kararıdır."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Davacı, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) marka başvurularının reddine ilişkin kararlarının iptalini talep etmiştir. Mahkemeler, davacının başvuruya konu markaları ile davalının önceki tarihli markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, '...' ibaresinin her iki taraf markasında da esas unsur olduğunu ve tüketiciler nezdinde marka sahipleri arasında ekonomik veya idari bir bağlantı olduğu yönünde karıştırılma ihtimali (ilişkilendirilme dahil) bulunduğunu tespit etmiştir. Davacının kötüniyet iddiası reddedilmiş, YİDK kararlarının yerinde olduğu kanaatiyle davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/1304 E.  ,  2024/9499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1608 Esas, 2023/1557 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/210 E., 2021/240 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı olduğu özel eğitim kurumunun “... ...” markasını 19.07.2016 tarihinde 2016/59886 sayısı ile tescil ettirdiğini, anılan şirketin yürüttüğü yoğun emek, çalışma ve gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleri sonucunda eğitim pazarında önemli bir pay edindiğini, tanınmış marka mertebesine eriştiğini, müvekkilinin 2019/24649 sayılı “... Okulları” ve 2019/24686 sayılı “... Ankara” ibareli marka başvurularının davalı ...’ın “...” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazları üzerine davalı Kurumca başvuruların reddedildiğini, müvekkilinin bu kararlara itirazlarının ise YİDK’in 2020-M-2445 ve 2020-M-4515 sayılı kararlarıyla kabul görmediğini oysa davalı muterizin kötüniyetle hareket ettiğini, “...” ibareli çok sayıda marka aldığı halde bunlarla eğitim faaliyeti göstermediğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-2445 ve 2020-M-4515 sayılı kararlarının iptalini, dava konusu markaların müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 2016/59886 tescil numaralı, “... ...” ibareli markanın davacı adına tescilli olmadığını, davaya konu marka başvuruları ile müvekkiline ait “...” ibaresini içeren markaların emtia listelerinin tamamıyla aynılık içerdiğini, “... Ankara” ve “... Okulları” ibareli markaların, tüketici nezdinde, müvekkiline ait “...” ibaresini içeren markaların şubesi izlenimi verdiğini, müvekkilinin seri markalarının içerisine girilmek suretiyle davacının müvekkiline ait seri markaların çekici gücünden yararlanma niyetinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işaretler arasında aynılığa varan benzerlik bulunduğunu, başvuruya konu markaların redde mesnet işaretin bir başka biçimi, serisi veya uzantısı olarak algılanabileceğini, başvuruların kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin de aynı/ benzer nitelik taşıdığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki karıştırılma ihtimaline ilişkin koşulların gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuruların kapsamındaki “okulları” ve “Ankara” kelimelerin başvuru kapsamındaki 16 ve 41.
sınıf hizmetlerdeki tanımlayıcılıkları sebebiyle başvuruların esas unsurunun redde mesnet markalardaki gibi "..." ibaresinden oluştuğu, işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, karşılaştırılan markaların aynı/ aynı tür emtiaları kapsadığı, gerek makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, gerekse daha dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu “... Okulları” ve “... Ankara” markalarını aynı, aynı tür mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bu markayı redde mesnet markaların serisi niteliğinde markalar zannedebileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahil marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin gerçekleştiği, önceki tarihli olduğu belirtilen 2016/59886 sayılı markanın dava dışı bir şirket adına tescilli olduğu, davaya konu marka başvuruları bakımından müktesep hak teşkil etmeyeceği, redde mesnet marka sahibinin kötü niyetli olduğundan bahisle 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen nisbi tescil engelinin aşılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, redde mesnet markaların esas unsuru olan ve çekişmeli hizmetlerde ayırt ediciliği bulunan “...” ibaresinin davaya konu marka başvurularında da esas unsur olarak yer aldığı, davacı markalarında ayırt ediciliği sağlayacak başkaca bir unsur bulunmadığı, bu hale göre yüksek ihtimalle dava konusu başvuruların davalının redde mesnet markalarının şubeleri gibi algılanabileceği, markalar arasındaki yüksek benzerlik nedeniyle 41. sınıftaki hizmetlerin tüketicilerin dikkat ve özen seviyelerinin yüksek olmasının da bu tehlikeyi bertaraf etmeyeceği, işaretler arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, redde mesnet markaların kötü niyetle tescil ettirildiği iddiasının benzer marka varken başvurunun tescilini sağlamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

6

SINAİ MÜLKİYET KANUNU - Marka tescilinde nispi ret nedenleri

MADDE 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile ayn...

353

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Duruşma yapılmadan verilecek kararlar

MADDE 353- (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahk...

370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

372

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Yargıtay kararlarının tebliği

MADDE 372- (1) Yargıtayın bozma kararları ile onama kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara te...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

Marka Hukuku YİDK Kararının İptali Karıştırılma İhtimali Sınai Mülkiyet Marka Benzerliği 6769_6 6100_353 6100_370 6100_372