Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

T.C. Yargıtay

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/1172 Sayılı Karar

Esas No: 2023/16596 Karar Tarihi: 13.01.2026 İlgili Madde: 5

Önemli Emsal İçtihat

AI Analizi · 4.5/5

Yol gösterici karar

Karar, iddia ve savunma dokunulmazlığı ile hakaret suçunun unsurları arasındaki ilişkiyi detaylı bir şekilde açıklayarak, yerleşik içtihatlara atıfta bulunmadan da olsa hukuki bir boşluğu doldurma potansiyeli taşımaktadır. Özellikle, iddia ve savunma hakkının sınırlarını belirlemesi ve somut olayda bu hakkın nasıl yorumlanması gerektiğini ortaya koyması emsal niteliği taşımaktadır.

Karar Özeti

Önemli noktaların özeti

Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine, Yargıtay, iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gereken sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığına ve mahkeme salonunda işlenen hakaret suçunda TCK m. 125/4'ün uygulanmadığına dair gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.

Karar Metni

Tam metin
4. Ceza Dairesi         2023/16596 E.  ,  2026/1172 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/319 E. 2023/1960 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi;, suça konu sözlerin iddia ve savunma kapsamında olduğuna, yargılama ile alakalı olarak söylendiğine ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının bozma sebebi dışındaki diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen ve Anayasa'nın 36. maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür.
Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçunu oluşturur. İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır. Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez. Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir. Maddi olayda; hukuk davasında itiraz eden katılana yönelik duruşma sırasında sanık tarafından söylenen sözler bir bütün olarak ele alındığında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi, 2. Kabule göre de; hakaret eyleminin aleni sayılan mahkeme salonu içerisinde gerçekleştirilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesi uygulanmaması, Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.

Aynı daire, ortak hukuki konular ve karar tarihleri dikkate alınarak eşleştirildi.

6 karar
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2021/43778, K. 2024/14558

Sanığın hakaret suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararda; suçun işlendiği yerin (cezaevi bahçesi/sevk aracı önü) aleniyet unsurunu oluşturup oluşturmadığının yeterince tartışılmaması ve bu nedenle TCK 125/4 maddesinin uygu...

Kararı incele
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2024/2103, K. 2026/3193

Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi yapılmıştır.

Kararı incele
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2024/314, K. 2026/3020

Sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçedeki ifadelerinin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin temyiz incelemesinde; söz konusu ifadelerin, uyuşmazlıkla bağlantılı olduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Ka...

Kararı incele

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararda uygulanan mevzuat

m.128

Türk Ceza Kanunu

İddia ve savunma dokunulmazlığı

Madde 128 (1) Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsa...

m.125

Türk Ceza Kanunu

Hakaret

Madde 125 (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden...

m.302

Ceza Muhakemesi Kanunu

Temyiz isteminin esastan reddi veya hükmün bozulması

Madde 302 – (1) Bölge adliye mahkemesinin temyiz olunan hükmünün Yargıtayca hukuka uygun bulunması hâlinde temyiz istem...

m.307

Ceza Muhakemesi Kanunu

Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri

Madde 307 – (1) Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi,...

m.304

Ceza Muhakemesi Kanunu

Yargıtay kararının gönderileceği merci

Madde 304 – (1) (Değişik:20/2/2019-7165/8 md.) Yargıtayca 302 nci maddenin birinci fıkrası veya 303 üncü madde uyarınca...

İlgili Kanunlar

Kararın dayandığı temel mevzuat

Etiketler

Kararın konu başlıkları

Hakaret İddia ve Savunma Dokunulmazlığı Yargıtay Kararı Bozma Kararı Ceza Hukuku 5237_128 5237_125 5271_302 5271_307 5271_304 Anayasa_36