Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

T.C. Yargıtay

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/1318 Sayılı Karar

Esas No: 2025/9293 Karar Tarihi: 13.01.2026 İlgili Madde: 4

Önemli Emsal İçtihat

AI Analizi · 4.0/5

Yol gösterici karar

Bu karar, yargılamanın yenilenmesi kurumunun kapsamı ve yeni delil niteliği taşıması gereken hususlar konusunda Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına atıfta bulunarak, kesinleşmiş bir karara karşı yapılan itirazın reddi kararını hukuka uygun bulmuştur. Bu durum, benzer durumlarda yargılamanın yenilenmesi taleplerinin değerlendirilmesinde emsal teşkil edebilir.

Karar Özeti

Önemli noktaların özeti

Göçmen kaçakçılığı suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesinin ardından sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddedilmesi üzerine, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemi Yargıtay tarafından reddedilmiştir. Yargıtay, sanık müdafinin sunduğu delillerin, yargılamanın yenilenmesi için gereken ciddiyette yeni delil niteliği taşımadığına ve kesin hükümden dönülmesini gerektirecek nitelikte olmadığına karar vermiştir.

Karar Metni

Tam metin
4. Ceza Dairesi         2025/9293 E.  ,  2026/1318 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/371 Değişik iş SUÇ : Göçmen kaçakçılığı İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Göçmen kaçakçılığı suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 79/1-b, 62... . maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2017/279 esas, 2021/234 sayılı kararının, Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/1062 esas, 2021/1184 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2024 tarihli ve 2017/279 esas, 2021/234 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Yüksekova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli ve 2024/371 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 gün ve 2025/112105 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 25.05.2016 tarihinde ... Jandarma Karakol Komutanlığı nizamiyesi önünde icra edilen yol kontrol faaliyeti esnasında Şemdinli İlçesinden ... Beldesi istikametine doğru ilerlemekte olan diğer sanık ...'un sevk ve idaresindeki araçta yapılan kontrollerde 29 Suriyeli şahsın olduğunun tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında bazı mağdurların alınan ifadesinde, Şemdinli İlçesinde tanımadıkları bir şahsa kendilerini Irak'a götürmesi için 100 ABD doları verdiklerini, bu şahsın kendilerini sanık ...'a teslim ettiğini, sanık ...'un da kendilerinden 20'şer Türk lirası para aldığını beyan etmeleri ve sanık ...'ın da alınan beyanında söz konusu mağdurların kendisine sanık ... tarafından teslim edildiğini beyan etmesi sebebiyle göçmen kaçakçılığı suçundan açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonunda verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesi neticesinde kesinleşmesini takiben, sanık ... müdafii tarafından yeni delil bulunduğundan bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, ancak Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2024 tarihli ek kararı ile bu talebin reddine karar verilmesi üzerine anılan ek karara karşı yapılan itirazın da mercii kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; Somut olayda, sanığın mahkemesinde vermiş olduğu " Olay tarihinde bir akrabam bana Irak'taki akrabalarının akrabaları Şemdinli'de bulunduğunu, bunların hastası olduğu ve Irak'a geçmeleri gerektiğini söyledi. Ben de yardımcı olması için alay komutanına durumu bildirdim. Kendisi de emir subayına talimat verdi. Durumu ... karakoluna bildirdiler. Daha sonra ...'a mültecileri götürmesini ben söyledim. Hatta kendisine onlardan mağdur oldukları için para almamasını söyledim. Daha sonra ... beni arayarak ... daki bir komutanın izin vermediğini, işlem yapacağını söyledi. Ben de işlem yapacaksa yapsın dedim. ... da görevli askerin ifadelerini almadan kendilerine ve mültecilere zorla ifadeyi imzalattırdığını söyledi. Uzman çavuşun sonradan FETÖ'den yakalandığını duydum. Ben kesinlikle göçmen kaçakçılığı yapmadım. Para karşılığında göçmen kaçakçılığı yapmadım." şeklindeki beyanı, Yine mahkemesince tanık olarak ifadesine başvurulan ...'un, "2016 yılının ortalarında 6 ay kadar dönemin il jandarma komutanı ...'nin yanında sekreter olarak çalıştım. İlk ziyarete gelenlerle muhatap olan kişi benim. ...'ı ...'nin yanına gidip gelmesinden tanıyorum. Yine bir kere geldiğinde ya da telefon açtığında tam olarak hatırlamıyorum. Yine görüşme talebinde bulundu. Ne için görüşeceksiniz diye sordum. Kendisi de Kuzey Irak'tan Van'a gelen olduklarını söyledi. Tekrar Kuzey Irak'a gideceklermiş, o yerde bulunan jandarmanın kontrol noktası var geçiş için görüşme talep ettiğini söyledi. Bende o şekilde il jandarma komutanına ilettim..." şeklindeki beyanı, bazı mağdurların Şemdinli'deki bir şahsa 100'er dolar para verdiğini iddia etmelerine rağmen buna ilişkin yaptırılan bir teşhis işleminin bulunmaması ve, İnceleme konusu mahkumiyet kararının 11.11.2021 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanık müdafii tarafından sunulan yargılamanın yenilenmesi talebini içerir dilekçe ve ekinde özetle, olay tarihinde İlçe Jandarma Komutanı olarak görev yaptığı belirtilen ...'ın mahkemeye hitaben düzenlenen 22.08.2024 tarihli yazılı beyanında özetle, sanık ...'ı tanıdığını, kendisinin Şemdinli'nin ileri gelenlerinden olduğunu, adı geçen sanığın mahkeme savunmasında belirttiği hususların doğru olduğunu, olay tarihinde İl jandarma komutanı ya da sekreteri/korumasının kendisine ulaşarak cenazesi veya düğünü olan bir grup Suriye uyruklu şahsın Irak'a geçmek için ...'e gideceklerini, bu konuda gerekli kolaylığın sağlanmasını, ayrıca ...'ın da bu konuyla ilgili olarak araç ayarladığını belirtmesi üzerine, kendisinin de ... J. Krk. K. J. Kd.
Bçvş ...'i arayarak gereken hususları söylediğini, o dönemde ilçede yaşanan yoğun terör olayları nedeniyle güzergahtaki tüm kontrol noktalarını ikaz etmemiş olabileceğini, söz konusu hadisenin koordinasyon eksikliğinden kaynaklandığını düşündüğünü ifade etmesi karşısında, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı CMK'nın "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311. maddesinin (e) bendinde; “ Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yargılamanın yenilenmesi konusunun ele alındığı 11/03/2014 tarih ve 2012/3-909 esas ve 2014/121 sayılı kararında; “Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda "önemli" de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp, ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılacak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur. Buna göre, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen ve hüküm verilirken gözönüne alınan, temyiz aşamasında da Özel Dairece incelenip değerlendirilen bir delile ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak mümkün olmadığı gibi, bu tür nedenlere dayalı olarak yapılan taleplerin de kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nun 318/3. maddesi uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.” görüşlerine yer verilmiştir. Yargılamanın yenilenmesi kurumu kesin hükme karşı öngörülen olağanüstü yasayolları arasında yer aldığından, bu yola başvurulabilmesi için ortaya konulan gerekçelerin, yeniden yargılamaya başlanmasını gerektirecek nitelik, önem ve ciddiyete sahip olması gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda, sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verilerek kesinleştiği, sanık müdafisinin yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunurken belirttiği tanık Yücel A.'nın 08.07.2020 tarihli duruşmada tanık Demiray D. tarafından bahsedildiği, mahkemece hüküm kurulurken dinlenen tanık beyanlarının değerlendirilerek mahkumiyete hükmedildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararındaki açıklamalar ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde sanık müdafisinin dilekçesinde belirttiği hususlar yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılacak ciddiyette yeni delil niteliğinde değildir. Buna göre, söz konusu itirazın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 13.01.2026 tarihinde karar verildi.

Aynı daire, ortak hukuki konular ve karar tarihleri dikkate alınarak eşleştirildi.

6 karar
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2025/13222, K. 2026/3718

Göçmen kaçakçılığı suçunda adli para cezasının alt sınırının yanlış belirlenmesi ve hüküm fıkrasında ceza miktarı konusunda çelişki yaratılması nedeniyle yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmişt...

Kararı incele
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2026/989, K. 2026/2393

Göçmen kaçakçılığı suçunda, hapis cezasının artırım oranının (2/3) hatalı hesaplanması ve netice cezanın yanlış belirlenmesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilerek, hükmün hatalı ceza mikta...

Kararı incele
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2026/363, K. 2026/3642

Göçmen kaçakçılığı suçundan kurulan hükmün, maddi menfaat unsuru oluşmadığı ve eylemin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğu gerekçesiyle suç vasfında yanılgıya düşüldüğü belirtilerek bozulmasına karar ve...

Kararı incele

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararda uygulanan mevzuat

m.79

Türk Ceza Kanunu

Göçmen kaçakçılığı

Madde 79 (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan; a) Bir...

m.311

Ceza Muhakemesi Kanunu

Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri

Madde 311 – (1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın...

m.309

Ceza Muhakemesi Kanunu

Kanun yararına bozma

Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kara...

m.318

Ceza Muhakemesi Kanunu

Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii

Madde 318 – (1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup o...

İlgili Kanunlar

Kararın dayandığı temel mevzuat

Etiketler

Kararın konu başlıkları

Göçmen Kaçakçılığı Yargılamanın Yenilenmesi Kanun Yararına Bozma Kesin Hüküm Yeni Delil 5237_79 5271_311 5271_309 5271_318