Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

T.C. Yargıtay

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/3192 Sayılı Karar

Esas No: 2024/2093 Karar Tarihi: 12.02.2026 İlgili Madde: 3

Önemli Emsal İçtihat

AI Analizi · 4.2/5

Yol gösterici karar

Karar, ceza muhakemesinin temel taşı olan 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin (in dubio pro reo) somut olayda nasıl uygulanması gerektiğine dair detaylı bir hukuksal gerekçelendirme içermektedir. Alt mahkemenin delil değerlendirmesindeki hatasına işaret ederek, mahkumiyetin kesin ve şüpheden uzak delillere dayanması gerektiğini vurgulayan emsal nitelikte bir bozma kararıdır.

Karar Özeti

Önemli noktaların özeti

Yargıtay, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararını, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle bozmuştur. Sanığın suçlamayı reddetmesi, tanık ifadelerindeki çelişkiler ve mahkumiyete yeterli kesin delillerin tartışılmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Karar Metni

Tam metin
4. Ceza Dairesi         2024/2093 E.  ,  2026/3192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2965 E., 2024/342 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; eylemin şikayetçilere yönelik olmadığına, tanık ifadelerinin çelişkili olduğuna, ihtilat ve matufiyetin gerçekleşmediğine ilişkindir. III. GEREKÇE Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir.
Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, tanıkların çelişkili anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu şikayetçilere yönelik işlediğine dair sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan yerinde olmayan ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. fıkrası gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Erzurum 6. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.02.2026 tarihinde karar verildi.

Aynı daire, ortak hukuki konular ve karar tarihleri dikkate alınarak eşleştirildi.

6 karar
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2023/16268, K. 2026/1633

Sosyal medya üzerinden işlendiği iddia edilen hakaret suçunda, sanığın suçu reddetmesi ve açık kaynak araştırma raporunda suça konu paylaşımın tespit edilememesi karşısında, delil yetersizliği nedeniyle mahkumiyet hükmün...

Kararı incele
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2023/12944, K. 2026/1299

Sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına dair yerel mahkeme kararının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek esastan reddedilmesi üzerine temyiz edilen dosyada; sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden...

Kararı incele

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararda uygulanan mevzuat

m.302

Ceza Muhakemesi Kanunu

Temyiz isteminin esastan reddi veya hükmün bozulması

Madde 302 – (1) Bölge adliye mahkemesinin temyiz olunan hükmünün Yargıtayca hukuka uygun bulunması hâlinde temyiz istem...

m.304

Ceza Muhakemesi Kanunu

Yargıtay kararının gönderileceği merci

Madde 304 – (1) (Değişik:20/2/2019-7165/8 md.) Yargıtayca 302 nci maddenin birinci fıkrası veya 303 üncü madde uyarınca...

m.125

Türk Ceza Kanunu

Hakaret

Madde 125 (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden...

İlgili Kanunlar

Kararın dayandığı temel mevzuat

Etiketler

Kararın konu başlıkları

hakaret suçu şüpheden sanık yararlanır ceza muhakemesi delil yetersizliği bozma kararı 5271_302 5271_304 5237_125